26 Eylül 2017 Salı6 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:23Güneş 06:48Öğle 13:03İkindi 16:22Akşam 19:04Yatsı 20:23
    • 30°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 23°C Afyon
    • 24°C Ağrı
    • 23°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 26°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 103.443 1.15
  • Altın: 148,433 -0.76
  • Dolar: 3,5455 -0.08
  • Euro: 4,1774 -0.62

İnsani yardım yapılamıyorsa ateşkesin anlamı ne?

Abdulkadir Özkan

NİYET öyle olmasa bile Suriye’de ateşkesin ilan edilmesinin hedefinin Esad’a zaman kazandırmak olduğu net bir şekilde kısa zamanda ortaya çıktı. Medyaya yansıyan ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin, “Suriye’de rejim yardımların ulaşmasını engelliyor” haberi ile “Suriye’de cumartesi günü başlayan sözde ateşkes sürecinde Rus uçakları muhalif bölgelere 138 kez hava saldırısı düzenledi. Rusya’nın 60 uçakla bomba yağdırdığı saldırılarda 17’si çocuk 93 sivil hayatını kaybetti. PKK’nın Suriye kolu PYD ve Esad ordusu da karadan saldırmaya devam etti” haberi de gösteriyor ki, Suriye’de ateşkes adı altında dünyayı kandırmaya ve oyalamaya yönelik bir oyun sergileniyor. Taraflarca ateşkes ilan edilmesinin ana amacı çatışmalardan zarar gören sivillerin nefes almasını sağlamak, o insanlara insani yardım ulaştırmaktır. Böyle olması gerekir. Yoksa ateşkesin bir anlamı kalmaz. Eğer, ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin söylediği gibi hâlâ Suriye’yi terk etmemiş, kendi vatanlarında hayatlarını sürdüremeye çalışan insanlara insani yardım ulaştırılmasına Esad ordusu tarafından izin verilmiyorsa, bu durum rejimin muhalif bırakmamak konusunda kararlı olduğunu gösterir. Bir de Rusya gibi fiilen bir destekçisi, ABD gibi de sesiz kalarak destek veren iki yandaşı varsa Suriye’de Esad’ın bileğini bükmenin mümkün olamayacağını söylemek abartı olmaz. Bir bakıma Suriye’nin geleceği hususunda ABD, Rusya ve rejim arasında ilan edilmemiş ama herkesin bildiği bir mutabakata varılmıştır. Bu mutabakatta Esad rejimine muhalif olanların tümünün katledilmesi bile bulunmaktadır. Böyle olmasa 5 yıldır çatışma içindeki Suriye rejimi ABD ve Rusya’ya rağmen ihtiyaç sahiplerine insani yardım gönderilmesine karşı durabilir mi?

Bu noktada ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin Suriyeli sivillere yardımların ulaştırılmasını sıkıntı duymadan rejimin engellediğini belirtirken aynı anda rejime yani Esad’a yönelik, “En azından biraz ahlaklı olmayı deneyin” çağrısında bulunması da oynan oyunun aktörlerinin hangi noktada olduklarını gösteriyor. Ayrıca, Kerry’nin Esad’ı hangi ahlaka davet ettiğini sormak gerekiyor. Çatışmaların başlamasından bu yana yaklaşık 5 yıl geçmiş olmasına rağmen Esad yönetimin başında varlığını sürdürebiliyorsa bunda ABD’nin katkısının olmadığını düşünmek mümkün mü? Böyle olunca Esad ile birlikte ABD’nin de sahip olduğu ahlakı sorgulaması gerekmez mi?

Çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir kural tanımayanların ahlaktan söz etmeleri sanıyorum ikiyüzlülüğün doruk noktasını oluşturuyor. İhtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere ateşkesin ilan edilmesinin hemen ardından sınırda bekletilmeye başlanan insani yardımların bugüne kadar sadece bir bölgeye ulaştırılabildiğini söylemek sanıyorum işin vahametini göstermeye yetecektir. Ayrıca ateşkese rağmen Rusya’nın sivilleri vurmayı sürdürmesi karşısında başta ABD olmak üzere koalisyon güçleri ve BM gibi uluslararası örgütler gelişmeleri sadece seyretmekle yetinmektedirler. Tüm bunlar gösteriyor ki Suriye’deki mutabakata Esad da dâhildir. İşte bu noktada bir ülkeyi yönetenlerin ülkelerinin parçalanmasını öngören bir planın uygulanmasında görev almalarını insan anlamakta güçlük çekiyor. Akla gelen bir başka soru ise Ukrayna’ya karşılık Kırım ile birlikte Suriye’de de Rusya’ya önemli bir üs bölgesi verilmesi için de anlaşıldı mı? Şahsen böyle bir mutabakat şaşırtmaz. Geçen yüzyılın başında aynı masa etrafında toplanarak dünyayı kendi aralarında nüfuz bölgelerine ayıranların bugün Suriye konusunda böyle bir mutabakata varmış olmaları sürpriz olabilir mi?

Tüm bunları sıralayıp bırakmanın bir anlamı olmadığını biliyorum. Bu hususları sık sık dile getirmekteki maksadım bir an evvel İslam Birliği’nin kurulmasının şart olduğunu göstermektir. İslam ülkeleri bunu sağlayamazlarsa hangi sömürgeci gücün payına düşmüşlerse onun sömürüsü karşısında boyunlarını büküp oturmak zorunda kalacaklardır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.