23 Mayıs 2017 Salı26 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:41Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:30Yatsı 22:13
    • 16°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 96.400 1.32
  • Altın: 144,302 -0.16
  • Dolar: 3,5616 -0.74
  • Euro: 4,0009 -0.40

İnsan olmak ve insan kalabilmek

Fatma Tuncer

İnsan doğuştan vicdani özelliklere sahipken ne oluyor da sonradan vicdanının katili oluyor? Hangi saikler onun görme ve işitme yeteneğini köreltebiliyor? Hiçbir anne baba çocuğuna kasti olarak zarar vermek istemez fakat ne yazık ki, bir çok kişi ciğer parem dediği evladının vicdanını farkında olmadan köreltiyor ve ona karanlık bir bakış açısı kazandırıyor.

Çocuğun vicdani gelişimini etkileyen birinci unsur aile ikinci unsur ise eğitim sistemidir. Modern eğitim sistemi, vicdana dokunamıyor, insan nefsini ehilleştirecek yeni yöntemler keşfedemiyor. İnsanı sadece maddi boyutu ile ele alıp, fıtratının dışında bir organizma gibi gösteriyor. Çocuk vicdanını uyanık tutacak olan dinini meyvenin dışındaki kabuk misali tanıyor. İçindeki öze vakıf olamıyor, dinin kendisine sunduğu manevi iklimi soluma imkanı bulamıyor.

Çocuklarımız ben ve öteki algısı ile büyüyorlar. Akranları ile ilişkilerini sevgi ve şefkat çizgisinde değil, rekabet ekseninde sürdürüyorlar. Kapitalist ahlak normları bunu gerektiriyor, bütün ilişkiler rekabete ve çatışmaya dayanıyor. Kapitalist ahlak sadece güçlünün ayakta kalmasını hedefliyor, başaracaksın, ayakta kalacaksın ve zayıf olanı ezeceksin dayatması yapıyor. Anne babalar farkına varmadan bu dayatmanın hedefi oluyor ve çocuklarına “sınavda arkadaşını geçeceksin, ondan daha önde ve daha başarılı olacaksın” düşüncesini pompalıyorlar. Siyasi İktisadi ve kültürel çıkarlar doğrultusunda yeni bir dil geliştiriliyor ve bu dil insanın önce vicdanını yaralıyor sonra da yaşamını zengin kılacak bütün değerleri yerle bir ediyor. Savaş insanın bedenine değil tarihi birikimine ve kültürel hafızasına karşı yapılıyor.

Müslüman olduğunu iddia eden bir çok kişi, ben ve öteki algısına sahip olduğundan insani ilişkilerinde adil davranamıyor, ötekileştirdiği yoksulları gözetmiyor, ezilenin hakkını savunmuyor, elini, dilini ve gözünü haramdan koruyamıyor, “ömrümde bir kere hacca giderim, Ramazanda medyayı da yanıma alır birkaç yoksulu doyur kurtulurum“ ümidi taşıyor. Ne kadar çok şeye sahip olabilirse o kadar insan olacağını sanıyor. Oysa insan olmak ve insan kalabilmek, bir kişinin siyasi arenada kendine yer edinmesinden, büyük şirketlere sahip olmasından devasa fabrikalar kurmasından çok daha zor bir iştir. İnsan olmak aslında her şeyden daha zordur. Çünkü insan=vicdan demektir. Fakat tarihi süreçte vicdanını ayakta tutan pek az kişi olmuştur. Hedefimiz bu insanlara dahil olabilmektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.