Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

Haçlılara güvenip yola çıkan yolda kalır!..

Haçlılara güvenip yola çıkan yolda kalır!..

Dünya üzerinde geçmişte ve bugün yaşananlar dikkatli takip edilirse Haçlılar ile İslam dünyasının ilişkilerinde Haçlıların hiçbir zaman dürüst davranmadıkları, zaman zaman yakın duruyor tavrı sergileseler de bunun belli bir hedefe ulaşmak için geçici bir yakınlık olduğu görülür. Meseleyi tarihin derinliklerinden günümüze getirecek olursak İslam ülkeleri söz konusu olduğunda Haçlı ittifakının hemen harekete geçtiği, ülkelerin işgali konusunda anında birlikte hareket edebildikleri görülür. Bu işin en son örneği ise Suriye’de yaşananlardır. ABD ile AB ülkelerinin birlikte hareket etmesi, bu koalisyona Rusya’nın da bir pazarlıkla dâhil olduğunu artık görmemek ve anlamamak mümkün değil. Bu arada özelliklede daha önce ABD ve koalisyon ortakları ve Rusya’dan yapılan açıklamalarda Suriye’nin bölünmesi konusunda bir mutabakat sağlandığı netleşmişti. Hatta ABD’li yetkililerin Türkiye’nin ısrarlı bir şekilde, “Eğer Türkiye ile dost ve müttefikseniz PKK’nın Suriye kolu PYD terör örgütüne desteğinizi kesmeniz gerekir” anlamına gelebilecek açıklamalarına karşılık ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ve diğer ilgililer PYD konusunda Türkiye ile aynı düşünmediklerini, PYD’nin terör örgütü olmadığını tekrarladılar. Hatta bu açıklamalar Türkiye ile ABD’nin arasının açılmasına sebep oldu. İlişkilerin gerilmesi bile ABD tarafında fazla etkili olmadı.

Ancak, tüm bu gelişmelerin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kirby’nin, PYD’nin özerk bir yönetim kurmasına karşı olduklarını açıklaması kimseyi aldatmamalıdır. Çünkü daha önce yapılan PYD’yi terör örgütü saymadıkları şeklindeki açıklamalarından vazgeçmeleri söz konusu değildir. Yine PYD’yi terör örgütü saymıyorlar. Ayrıca bundan böyle PYD’ye askeri desteğin kesileceği de yapılan açıklamada bulunmuyor. Söylenen Suriye bölünmeyecekten ibaret. Benzer açıklamalar Irak’ın işgali sırasındada yapılmıştı. Ama sonunda Kuzey Irak’ta bir Kürt yönetimi ABD eliyle oluşturuldu. Bu açıklamada ABD samimi ise Türkiye yıllardan beri aynı şeyleri söylemesine rağmen niçin hep karşı çıkıldı? ABD ile Rusya arasında Suriye’nin geleceğine yönelik varılan mutabakat sona mı erdi? Bu soruya evet demek mümkün değil. ABD ile Rusya arasında varılan anlaşma ile ilan edilen ateşkesin hayata tam olarak geçmediğini, Rusya’nın PYD ve Esad’a rahat nefes aldıracak operasyonları sürdürmesi gösteriyor. Yani, Özgür Suriye Ordusu Esad ve Rusya’nın hedefinde sürekli bombalanıyor. Buna karşılık onların çekildiği yerlere Suriye ordusu ile PYD birlikleri giriyor. Mesele bu kadar açık iken ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün yaptığı açıklamayı samimi bulmak mümkün olabilir mi?

Bu sömürgeci yalanlarından kurtulmanın yolu Başbakan Davutoğlu’nun İran’da belirttiği gibi “Bölgemizin geleceğini bölge dışı aktörlere bırakmamaktan” geçiyor. Bunun içinde İslam ülkeleri bir takım basit hesaplardan kurtulup Haçlıların peşini bırakmaları gerekiyor. Haçlıların peşi bırakıldığı takdirde bölgenin geleceğini bölge ülkeleri belirleyecektir. Aksi halde Haçlıların borusu ötmeye devam edecektir. Haçlıların peşine takılan Müslümanlar bir süre sonra yarı yolda terk edilecekler ama bunun bile farkına varmayacaklarıdır. Çünkü Haçlılar için doğruluk ve adalet gibi kavramlar çıkarlarının yanında fazla bir anlam ifade etmiyor. İslam dünyasındaki atışmalar da hayatını kaybedenler genellikle Müslümanlar oluyor. Sadece Suriye’de yaşananlara bakmak bile bu gerçeği bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor.

Olayın bir de ülkemize sığınmış olan Suriyeliler ve AB ile yürütülen görüşmeler boyutu var ki, o da ayrı bir yalan rüzgârı dizisini andıracağa benziyor. Çünkü sürekli verecekleri parayı pazarlık konusu yapıyorlar, hatta paranın harcanmasının kendi kontrollerinde olmasını istiyorlar. Sanki Türkiye şimdiye kadar sığınmacılara yaptığı 10 milyar dolarlık harcamayı onlarla birlikte yapmış gibi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi