26 Mart 2017 Pazar27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:24Güneş 06:51Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:30Yatsı 20:50
    • 13°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Hepsi Allah'tandır

M. Şevket Eygi

Galibiyet yenilgi, zafer hezimet, başarı başarısızlık… Bunlar senden benden bizden değildir, hepsi Allah’tandır.

Yenmek, zafer ve başarı kazanmak için sadece Müslüman olmak yetişmez. Allah’ın rızasını ve yardımını kazanan iyi ve sâlih Müslüman olmak gerekir.

Müslümanım, Kur’an benim kitabımdır diyor ama Kur’anın yap dediklerini yapmıyor, yapma dediklerini yapıyor… Böylesi iyi Müslüman değildir.

Müslümanlar Allahın rızasını, yardımını, tevfikini kazanmak istiyorlarsa, kendilerine yardım etmelidir.

Bir Müslüman kendine nasıl yardım edebilir?

İtikadını tashih ederek…

Beş vakit namazı dosdoğru kılarak…

Sâlih=iyi ameller işleyerek…

Hayır hasenat yaparak…

Kötülüklerle emr eden nefs-i emmâresini zincirleyerek…

Nefs-i emmâre derekesinden nefs-i levvâme derecesine yükselerek…

Din kardeşlerini Allah için severek, onlara yardımcı olarak, onları bütün hayırlı işlerinde destekleyerek…

Büyük ve küçük cihad yaparak…

Komşularına ve insanlara iyilik ederek, onların meleği olarak…

Büyük günahlardan kendini korumak suretiyle…

Merhametli olarak…

Resulullah Efendimizi (Salat ve selam olsun ona) çok severek, ona biat ve itaat ederek, Sünnet-i seniyesini hayata tatbik ederek…

İyilerin, sâlihlerin, mücâhid fi sebilillah olanların, evliyaurRahmanın safında ve yanında yer alarak…

Kendi rütbe ve derecesine göre emr-i mâruf ve nehy-i münker yaparak. (En azı, kalben buğz ve nefret etmektir. Bu ise imanın asgarîsidir.)

Haram yemekten, haram gelir elde etmekten, haramla zenginleşmekten, rüşvetten, haram rantlardan, haram komisyonlardan, devlet ve belediye beytülmalini hortumlamaktan ateşten kaçar gibi kaçarak.

Günahlarına tevbe ve istiğfar edip Allahtan afv dileyerek.

Çocuklarını namaz kılan, temiz ahlaklı iyi Müslümanlar olarak yetiştirerek.

Hükümleri Allahın Kitabından, Resulullahın Sünnetinden, icmâdan çıkartılmış mukaddes Şeriata uyarak.

Erdemlerini, üstünlüklerini düşmanlarının bile kabul ettiği vasıflı bir Müslüman olarak…

Sabırlı, azimli olarak…

Ümmet birliği için çalışarak…

Zamanın râşid, âdil, erdemli Halifesine biat ve itaat ederek…

Ve en önemlisi: İhlaslı olarak…

Evet başarılı olmak, zafer kazanmak, şu fânî dünyada izzet ile yaşamak için Allahın rızasını kazanmak gerekir.

Dinimizi doğru anlatan güvenilir ve muteber kitaplarda, ilahî rızayı kazandıracak işlerin, hallerin neler olduğu beyan edilmiştir.

Lâfla İslam edebiyatı yaparken, İslamın kötü gördüğü bin türlü günahı ve seyyiatı sergileyen kimseler tevfike ve zafere nail olamaz.

Müslüman hem azgınlık yapmayacak, hem de azgınlara karşı nehy-i münker yapacaktır.

Nehy-i münker farzını bilkülliye terk ve tâtil etmek büyük bir günah ve isyandır.

Kendimize yardım edelim ve Allahtan yardım isteyelim. Yardımın vesilelerine yapışalım.

 

(İkinci yazı)

Bire Yedi Yüz Kâr

ALLAH katında sahih=doğru bir imana sahip olmak ve ömrü ölümüne bu imanla bitişmiş olmak şartıyla mü’minin yapacağı en küçük bir iyilik bile mükafatsız kalmaz. Allahu Teala hazretleri öyle cömert ve kerimdir ki, bir iyiliğe yedi yüz kat sevap ve ödül verir.

En kârlı ve bereketli ticaret Allahü Teala ile yapılandır.

Sadece bir tek hurması olan fakir kimse, bunun yarısını Allah rızası için yedirirse sevap ve ödül kazanır.

Bir hurması bile yok… Din kardeşinin yüzüne gülerse, o tebessümüyle mükafat kazanır. Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) “Kardeşinin yüzüne gülmen, tebessüm etmen bile sadakadır” buyurmuşlardır.

Yolda, gelip gidene engel olan bir taşı, dikenli bir dalı kaldırıp kenara koymak, o da sevaptır, hattâ imanın bir şubesidir.

Allahtan korkan bir Müslüman gıybet etmez.

Günahları açıkta, açıkça, küstahça, meydan okurcasına işleyen azgınların gıybeti caiz olur ama gizli işleyenlerin günah ve ayıplarını tecessüs edip (araştırıp) gıybet etmek caiz değildir.

Büyüklere hürmet etmek, küçükleri korumak, onlara karşı merhametli ve şefkatli olmak, bu da sevaptır, erdemdir, iyiliktir.

Aç bir kediyi doyurursan, onun Rabbi senden razı olur ve seni ödüllendirir.

İşlediğin günahlar için tevbe etmek, o da bir fazilettir.

İnsanlara, “Büyük Ticareti” öğretmek, hatırlatmak, buna teşvik etmek gerekiyor. Allah ile yapılan ticarete vesile olanlar, sevabı eksilmemek suretiyle pay alırlar.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.