24 Mart 2017 Cuma26 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:27Güneş 06:54Öğle 13:18İkindi 16:43Akşam 19:28Yatsı 20:48
    • 23°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 89.953 0.21
  • Altın: 145,342 -0.13
  • Dolar: 3,6209 -0.13
  • Euro: 3,9098 -0.03

Suriye’de ateşkese uyan var mı?

Abdulkadir Özkan

Suriye’de ilan edilen ateşkese rağmen Rusların ve Esad güçlerinin saldırıları devam ediyor. Ruslar ateşkese rağmen Türkmenlere yönelik hava saldırılarını Esad güçlerinin de desteği ile uzunca bir süre sürdürdü. Bu saldırılar biraz azalsa da hâlâ sürüyor. Öte yandan IŞİD’e yönelik saldırılarda yine Rusya ve Esad güçleri tarafından sürdürülüyor. Hatta IŞİD’e vurmak söz konusu olunca Suriye’de çatışan tarafların hiçbirisi için ateşkes uygulaması söz konusu değil. Yeter ki hedef IŞİD olsun ya da öyle takdim edilsin. IŞİD’e saldırı adı altında her türlü hava ve kara saldırısı serbest. Buna rağmen Suriye’de ateşkes uygulamasının sürdüğü söyleniyor. Çatışmalar sürerken ateşkesten söz edilebilir mi? Hemen belirtelim ki, Suriye’de gerçek anlamda bir ateşkes hiçbir zaman hayata geçmedi. Bundan sonrada geçeceği yok. Kaldı ki, ateşkes ilanı söz konusu olduğunda bazı sınırlamaların getirildiği, çatışmalarda yer alan bazı grupların ateşkes dışında tutulduğu ilan edilmişti. Söz gelimi PYD’nin; ABD ve koalisyon ortakları ile Rusya ve Esad güçleri tarafından Suriye güçlerinin yanında çatışmaları sürdürebilecekleri ve bununda ateşkes ihlali anlamına gelmeyeceği açıklanmış, buna kimsede itiraz etmemişti. Kısacası Suriye’de çatışmaların durması değil, belli tarafların devre dışı bırakılması anlamına gelen bir ateşkes ilan edilmişti. Bir başka ifade ile ateşkes Esad yönetimine nefes aldırma oyunundan ibaretti. Buna karar verenler Suriye’yi karıştıran milyonlarca insanın yurtlarını terk etmek zorunda kalması, yüzbinlerce insanın bu hayatını kaybetmesinin planlarını yapanlardır. Bugün gelinen noktada görünen o ki, Esad güçleri kaybettikleri yerleri özellikle Rusya’nın doğrudan ABD ve koalisyon ortaklarının da dolaylı desteği ile geri alıyorlar. Demek ki istenen buymuş. İşin başından beri Esad’ın iş başından uzaklaştırılması söz konusu değil, Irak’ın ardından Suriye’de de Müslüman kıyımı ve istikrarsızlık hedeflenmiş. Bu arda, dünya kamuoyunu, özelliklede bizim gibi ülkelerin toplumlarını kandırmaya yönelik bazı propaganda malzemelerine ihtiyaç varmış. Meseleye bu açıdan bakıldığında IŞİD olayı da Müslüman katliamının oyuncularından birisi olarak ortaya çıkartılmış ve kısa sürede Irak ve Suriye’nin önemli bir bölümünü ele geçirecek buralarda bir İslam devleti kuracak görüntüsü verilmiş. Böylece Haçlı ittifakının ve bazı Müslüman ülkelerde bu ittifakın arsız âşıklarının desteğini almak planlanmış. Böyle olmasaydı Palmira’nın 11 ay sonra Esad güçlerinin eline geçmesi medyada alkışlarla karşılanır mıydı?

Dünyanın neresinde bir damla Müslüman kanı akar; nerede evleri başlarına yıkılırsa o mağduriyete kendimiz uğramış gibi oluruz. Böyle olmak inancımızın olmazsa olmaz şartı. Eğer, birileri her gün oluk oluk olup akan Müslüman kanı karşısında sessiz kalabiliyor, bunca yaşanandan sonra başını yastığa koyduğunda rahatça uyuyabiliyorsa kendini sorguya çekmesi gerekir.

IŞİD konusunda okuyucularım tavrımın ne olduğunu bilirler. Nereden ve kimlerin desteği ile meydana sürülmüş olabilecekleri hakkındaki düşüncelerimi çeşitli kereler ifade ettim. Haçlı ittifakının mensuplarına bir takım eylemleri ile yeni cinayetler işlemelerine haklılık kazandırdıkları oluyor, böyle olunca da dünya üzerinde İslam düşmanlığının -buna kimileri İslamafobi diyorlar- yayılmasına gerekçe oluşturuyorlar. IŞİD gibi örgütler olmasa Haçlıların Müslümanları kardeş kabul etmeyecekleri de unutulmamalıdır. Ancak, dünyanın her köşesinde Müslümanların zulme uğraması, ülkelerinin zenginliklerinin sömürülmesi, kısacası Müslümanların varlık içinde yokluğa mahkûm edilmesinin bir karşı tepkilere yol açması, bu hususta bazılarının aşırıya kaçmasını da fazlaca yadırgamamak gerekir. Haçlılar Müslümanları uysal koyunlar olarak görmek istiyor, birazcık karşı tavır oluştuğunda bunu içlerine sindiremiyor olabilirler. Kısacası, İslam dünyasına biçilen rolün dışına hiçbir gerekçe ile çıkılmaması Haçlıların arzusudur. Buna razı olmak ise zillet içinde yaşamak demektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.