22 Ekim 2017 Pazar1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:50Güneş 07:16Öğle 12:56İkindi 15:51Akşam 18:22Yatsı 19:42
    • 26°C Adana
    • 24°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 20°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Masal gibi hayatlar

Fatma Tuncer

Kadın gözlerini duvardaki fotoğrafa dikmiş bakıyordu. Mıhlanmış bir heykel gibi uzun süre o vaziyette bekledi. Sonra olduğu yere oturdu ve derin düşüncelere daldı.

O zamanlar her şey tozpembeydi. Mahallenin en güzel kızı diye tarif ederlerdi onu. Evlenecek çağa geldiğinde neredeyse evin kapısı aşınmış, kayınvalideler güzel bir geline sahip olabilmek için aileyi ikna çabalarına girişmişlerdi. Babanın gözü yükseklerdeydi fakat anne insanoğlu insan olsun yeter diyordu. Sonunda babanın dediği oldu ve genç kız mahallenin en varlıklı genciyle evlendi.

Genç kadın, dünyada sahip olabileceği her şeyi elde etmişti. Güzellik, sevgi, para, aile ve nezih bir çevre. Şaşalı bir yaşamı tarzı vardı, alış veriş yapmayı severdi. Yılın moda trendlerini hiç kaçırmazdı, ayın belli günlerinde mağazalara gider modaya uygun giysiler alırdı.

Kadın ömrü hayatında istediği her şeye sahip olabilmişti. Ama takdiri ilahi çocuğu olmamıştı. Evliliğinin ilk günlerinde bunu sorun haline getiriyor ve gizli gizli ağlıyordu. Ama artık alışmıştı, çocuk esirgeme kurumuna gidiyor ve buradaki çocukların başını okşamak onu mutlu etmeye yetiyordu.

Aradan yıllar geçmişti kadın önce eşini sonra yaşamını kolaylaştıran bütün maddi olanaklarını kaybetmişti. Artık orta halli bir aileye mensuptu. Kadının ciddi sağlık sorunları vardı, şekeri çıkıyor, yaşadığı ağrılar yaşamını iyice zorlaştırıyordu. Eski güzelliğinden eser kalmamıştı. Her şey bir anda nasıl da değişmişti. Aynaya her baktığında hüzünleniyor ve yıllar öncesine geri dönüyordu. Her şey geçiciydi, güzellik, aşk, para, arkadaş, çevre, sağlık…Kadın başını çevirip geriye baktığında yaşamında kayda değer olan tek bir şey görüyordu. O günlerde ayda bir yetimhaneye gidip buradaki çocukları ziyaret ediyordu.

İsraf ettiği zamanı geri getirme imkânı olsa bir dakika dahi durmazdı ama artık her şey için geçti. Kadın duvardaki o fotoğrafa her baktığında yeniden hüzünleniyor ve kendini suçluyordu. Kadın pişmandı… Atmış beş yıllık ömründe öğrendiği tek şey vardı: yapılan iyilik ve hasenattan başka her şey geçiciydi. Ama kadın bu gerçeği atmışından sonra ancak öğrenebilmişti.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.