29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 24°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 17°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 89.412 -0.85
  • Altın: 146,694 -0.37
  • Dolar: 3,6411 -0.18
  • Euro: 3,9163 -0.89

Masal gibi hayatlar

Fatma Tuncer

Kadın gözlerini duvardaki fotoğrafa dikmiş bakıyordu. Mıhlanmış bir heykel gibi uzun süre o vaziyette bekledi. Sonra olduğu yere oturdu ve derin düşüncelere daldı.

O zamanlar her şey tozpembeydi. Mahallenin en güzel kızı diye tarif ederlerdi onu. Evlenecek çağa geldiğinde neredeyse evin kapısı aşınmış, kayınvalideler güzel bir geline sahip olabilmek için aileyi ikna çabalarına girişmişlerdi. Babanın gözü yükseklerdeydi fakat anne insanoğlu insan olsun yeter diyordu. Sonunda babanın dediği oldu ve genç kız mahallenin en varlıklı genciyle evlendi.

Genç kadın, dünyada sahip olabileceği her şeyi elde etmişti. Güzellik, sevgi, para, aile ve nezih bir çevre. Şaşalı bir yaşamı tarzı vardı, alış veriş yapmayı severdi. Yılın moda trendlerini hiç kaçırmazdı, ayın belli günlerinde mağazalara gider modaya uygun giysiler alırdı.

Kadın ömrü hayatında istediği her şeye sahip olabilmişti. Ama takdiri ilahi çocuğu olmamıştı. Evliliğinin ilk günlerinde bunu sorun haline getiriyor ve gizli gizli ağlıyordu. Ama artık alışmıştı, çocuk esirgeme kurumuna gidiyor ve buradaki çocukların başını okşamak onu mutlu etmeye yetiyordu.

Aradan yıllar geçmişti kadın önce eşini sonra yaşamını kolaylaştıran bütün maddi olanaklarını kaybetmişti. Artık orta halli bir aileye mensuptu. Kadının ciddi sağlık sorunları vardı, şekeri çıkıyor, yaşadığı ağrılar yaşamını iyice zorlaştırıyordu. Eski güzelliğinden eser kalmamıştı. Her şey bir anda nasıl da değişmişti. Aynaya her baktığında hüzünleniyor ve yıllar öncesine geri dönüyordu. Her şey geçiciydi, güzellik, aşk, para, arkadaş, çevre, sağlık…Kadın başını çevirip geriye baktığında yaşamında kayda değer olan tek bir şey görüyordu. O günlerde ayda bir yetimhaneye gidip buradaki çocukları ziyaret ediyordu.

İsraf ettiği zamanı geri getirme imkânı olsa bir dakika dahi durmazdı ama artık her şey için geçti. Kadın duvardaki o fotoğrafa her baktığında yeniden hüzünleniyor ve kendini suçluyordu. Kadın pişmandı… Atmış beş yıllık ömründe öğrendiği tek şey vardı: yapılan iyilik ve hasenattan başka her şey geçiciydi. Ama kadın bu gerçeği atmışından sonra ancak öğrenebilmişti.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.