20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 34°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 26°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 34°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 106.919 -0.46
  • Altın: 140,862 0.24
  • Dolar: 3,5378 0.45
  • Euro: 4,0661 0.22

Korktuğumuz başımıza geldi!

Zeki Ceyhan

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika gezisi öncesi yaptığı konuşmadaki bazı ifadeleri doğru bulmadığımızı önceki yazılarımızda belirtmiştik!

Bu ifadelerin densizleri iyiden iyiye şımartmasından endişe ediyorduk! Nitekim korktuğumuz başımıza geldi!

Ve densizler Erdoğan’ın “yüzüne karşı” söyleyemedikleri sözleri “gıyabında” söyleyerek üzülmesine yol açtılar!

Gerçi onlar yüzüne de söyledikleri imasında bulunuyorlar ama yüzüne söylemiş olsalardı cevabını mutlaka alırlardı!

Önemli olan onların eline böyle bir kozun verilmemesiydi!

Siz görüşmelerin başında ilişkilerimizin “vazgeçilemez” olduğunu vurgularsanız! Ve de siz görüşmelerin öncesinde aranızdaki ittifakın “alternatifsiz” olduğunu beyan ederseniz densizler elbette daha bir şımarır ve hadlerini aşarlar!

Üstüne bir de “küsecek değiliz” yollu açıklamalar yaparsanız onları tutmak mümkün olabilir mi?

Biz, “Onların anladığı dilden konuşmak gerekirdi” diye düşünüyoruz!

Mesela görüşmelerin hemen öncesinde ilişkilerimizin “vazgeçilemez” olduğunu söylemek yerine ilişkilerimizdeki bir takım sıkıntılar dile getirilmiş olsa ve bunun verdiği rahatsızlık ifade edilseydi bu kadar pervasızca konuşabilirler miydi?

Yani “çantadaki keklik” ya da “sepetteki üzüm” gibi görünme yerine kendimizi naza çeker bir üslup tercih edilse ve yeni arayışlar içinde olduğumuz havası verilseydi densizler akıllarına geleni uluorta söyleme cesaretini kendilerinde bulabilirler miydi?

Ya da görüşme öncesi bir bardak suda kopartılan, “Kabul edecek kabul etmeyecek” tartışmaları sırasında görüşmeye çok da hevesli olmadığımız hissettirilseydi böyle konuşup üzüntülere yol açabilirler miydi?

Neyse olan oldu, biten bitti!

Önemli olan bundan sonrası!

Bugün böyle yüksekten uçan Amerika bölgedeki beklentileri açısından Türkiye’ye pek çok konuda muhtaç!

Hiç olmazsa Amerika’nın bu muhtaçlığı iyi değerlendirilmeli ve her aklına estiğinde Türkiye’ye hava basmaya kalkışmalarının önü kesilmelidir!

Yani ilişkilerimizin “vazgeçilemez” ve aramızdaki ittifakın “alternatifsiz” olmadığı kendilerine hissettirilmelidir!

Merhum Erbakan Hocamızın da sıkça altını çizdiği şahsiyetli dış politika ilkeleriyle hareket edilerek densizlerin önü bir an evvel alınmalıdır!

Özetlersek mutlaka onların anladığı dille konuşulmalıdır! 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.