23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 26°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

“Dibace”ye gerek yoktur

Engin Ardıç

Eskiden "dibace" derlerdi, şimdilerde "başlangıç bölümü" diyorlar.
Fakat dibace, sıradan bir "önsöz"den farklı bir şeydir. Yorumlayıcı bir başlangıç değil, "oeserin niçin yazıldığını savunan" özel bir önsöz türüdür.
Anladınız onu siz, konumuz anayasa.
Yeni anayasa taslağı yaz başında hazır olacak ve kamuoyunun tartışmasına açılacak. Öyle görünüyor ki, sonbaharda muhalefetin bütün taş koyma gayretlerine rağmen referandum var...
"İçinde neler olacağı" konusunda da iktidar çevrelerinde yoğun bir çalışma var tabii. Birçok temel ilkenin ve ayrıntının yanısıra, "dibace koyalım mı koymayalım mı" diye de tartışılıyormuş.
Hiç gerek yoktur.
Dediğimiz gibi, bu özel başlangıç bölümü, bu "giriş" kısmı, aslında anayasanın niçin değiştirildiğini, niçin bir yenisinin üretildiğini uzun uzadıya sayıp döken bir "savunma" ve bir güzellemedir (apologia)...
Bürokrasi, yeni bir anayasaya niçin gerek gördüğünü, önce 1961 sonra da 1982 yıllarında sayıp dökerek, sanki "tarih önünde doğrulanmaya", aslında "aklanmaya" çalışmıştır. Burada hafif bir suçluluk duygusu ve dolayısıyla zeytinyağı gibi üste çıkma eğilimi de sezilir.
1961 Anayasası'nın dibacesinde "direnme hakkını kullanan Türk milleti" gibi ifadeler kullanılarak bunun bir "darbe anayasası" olduğu gerçeği kabul edilmiş ama "sanki darbeyi bir avuç bürokrat yapmamış da milletin kendisi yapmış, sanki darbeyi milletin bütünü istemiş" gibi bir hava yaratılmaya çalışılmıştır...
Bu, yangından mal kaçırmaktır.
Keza, 1982 Anayasası'nın başlangıç bölümü de, "ölümsüz önder ve eşsiz kahramanAtatürk" gibi Kenan Evren'in pek sevdiği hamasi laflarla bezenmiştir. Bütününe baktığınızda, gereksiz bir laf salatasıdır.
Çünkü bu yeni cunta ilkine göre daha kelekti! Metni kaleme alan Profesör Orhan Aldıkaçtı'nın hukukçu olarak çapı da 1961 ekibine nazaran çok daha düşüktü. (1961'de Aldıkaçtı henüz doçent bile değildi, fikrini sormadılar.)
1921 Anayasası'nda, daha sonra 1924 değişikliğinde, bir başlangıç bölümü var mıdır? Yoktur.
1876 Anayasası'nda bir başlangıç bölümü var mıdır? Yoktur.
1908 yılında yeniden yürürlüğe konulan bu anayasaya Enver ya da Niyazi tarafından bir başlangıç bölümü eklenmiş midir? Eklenmemiştir.
Niçin imparatorluk anayasasının mimarı Mithat Paşa, eserinin başına "kendimize örnek aldığımız Batı devletleri gibi..." falan diye bir giriş koymamıştır?
Niçin cumhuriyet anayasasının mimarı Gazi Mustafa Kemal Paşa, eserinin başına "bildiğiniz gibi zaten batmış olan Osmanlı devletine karşılık yeni kurduğumuz bu devlet..." falan diye bir açıklama koydurmamıştır?
Kendilerini hesap vermek zorunda hissetmiyorlardı.
Bugün halkın temsilcileri de bürokrasiye hesap vermek, yeni bir anayasa yaptıkları için birilerine karşı adeta kendilerini savunmak zorunda değildirler.
Hesabı, referandumda halka vereceklerdir. Halk onları evet oyuyla ibra ederse laf biter.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.