21 Temmuz 2017 Cuma27 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:51Güneş 05:43Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:39Yatsı 22:22
    • 34°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 26°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 106.646 -0.08
  • Altın: 141,780 0.49
  • Dolar: 3,5310 0.28
  • Euro: 4,1134 0.44

Gerçeği yalanla korumak!..

Abdulkadir Özkan

ABD Büyükelçisi Bass’ın Ankara’da diplomasi muhabirleri ile yaptığı görüşme ve bu görüşmede söyledikleri üzerine cumartesi günkü yazımda düşüncelerimi aktarmış, söylenenlerin önemli bir bölümünün yalan olduğuna vurgu yapmıştım. Bir bakıma Bass’ın açıklamalarının Türkiye’yi aldatmaya yönelik bir takım değerlendirmelerden öteye gitmediğini ifadeye çalışmıştım. Yazımın çıktığı cumartesi günü gazetelerde yer alan haberler bir yandan Bass’ı yalanlarken yazdıklarımı doğrular mahiyetteydi. Önce Bass’ı yalanlayan haberlerden ikisinden alıntı yapmak istiyorum:

İlk haberde, “Söyledikleri başka yaptıkları başka” başlığı altında, “ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın, ‘PYD’ye silah vermiyoruz’ açıklamasına rağmen, Washington’ın terör örgütüne silah, bomba ve mühimmat takviyesi yaptığı otaya çıktı” deniyordu. İkinci haberde ise, “John Bass yine yalan söylemiş” başlığı altında şu bilgilere yer veriliyordu:

“ABD Türkiye Büyükelçisi John Bass, ‘PYD veya YPG’ye silah vermiyoruz” demişti. Oysa aynı saatlerde ABD’nin Suriye’deki terör örgütü unsurlarına helikopterlerle askeri yardım götürdüğü ortaya çıktı.”

Bu haberlerin ardından Çavuşoğlu’nun, “ABD’nin silah vermediğine inanmak isteriz” şeklindeki sözleri gazetelerde haber oluyordu.

Bir yandan ABD Büyükelçisi’nin sözleri medyada tartışılırken ve samimi olmadığı üzerinde durulurken bu defa İngiltere Büyükelçisi devreye girdi. İngiltere Büyükelçisi’nin açıklaması gazetelerde genellikle, “PKK ile PYD’nin bağlantısı var” başlığı altında yer aldı. Bir bakıma İngiltere Büyükelçisi ABD Büyükelçisini yalanlar görünüyordu. Hâlbuki ABD ile İngiltere’nin dünya olaylarında birbirinin yapışık kardeşleri gibi hareket ettikleri düşünüldüğünde insan bu işte bir terslik var diye düşünmeden edemiyordu.

İngiltere Büyükelçisi’nin açıklaması dikkatlice okunduğunda aslında PYD’ye destek olma konusunda İngiltere’nin ABD’den geri kalmadığı net bir şekilde anlaşılıyordu. Söz gelemi İngiltere Büyükelçisi bir yandan PKK ile PYD’nin bağlantısı olduğunu söylerken hemen ardından şunları söylüyordu:

“Türkiye’nin PKK konusunda en güçlü ortağı İngiltere’dir. Biz PYD’ye silah vermiyoruz. Sadece hava desteği veriliyor, bu da IŞİD’le savaştığı için.”

İngiltere PYD’ye silah desteği vermiyormuş ama hava desteği veriyormuş. Lafa bak hizaya gel!..

Rahmetli Erbakan Hocam yıllar boyunca İkinci Dünya Savaşı devam ederken 1943’de  Tahran’da başlayan ve daha sonrna1945’te Yalta ve Posttam’da devam eden konferanslarda İngiltere, ABD ve Rusya arasında sürdürülen konferanslarda günümüze kadar gelen yeni dünya dengesi oluşturulduğunu, bu dengenin bozulup dünya dengesinin yeniden düzenlemesi gerektiğine dikkat çekmiş, hatta yeni bir dünya için İkinci Yalta Konferansı’na ihtiyaç olduğunu anlatmaya çalışmıştı. Galip devletler ABD, İngiltere ve Rusya arasında dünyanın nüfuz bölgelerine ayıran konferansların ikincisi olan Yalta’da müzakereler/paylaşım devam ederken İngiltere Başbakanı Churchill’in söylediği şu iki cümleyi aktarmak istiyorum:

“Gerçek kimi zaman yalanla korunmalıdır. Düşmanı yanıltmanın icabına bakılacaktır.”

Görünen o ki, İngiltere ve ABD’nin dünya olaylarına bakışlarında, dünyayı sömürme anlayışında hiçbir değişiklik olmamış. Muhatabı kandırmak için rahatlıkla geçmişte de bugün de yalan söyleyebiliyorlar. Bu noktada yalan söyleyenlere karşı uyanık olmak gerektiğini, yalanlara aldananların da sorumlu olacaklarını unutmak gerekiyor. Kısacası yalancının yalan söylemesi o yalanlara aldananların sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.