27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 30°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 30°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 31°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 108.392 1.11
  • Altın: 143,552 0.13
  • Dolar: 3,5328 -0.58
  • Euro: 4,1224 -0.21

Şu zat kim ki?

Zeki Ceyhan

Bülent Arınç “O zat” olarak tanımlanmıştı!

Kemal Kılıçdaroğlu ise “Bu zat” olarak anıldı!

Bakalım kim “Şu zat” olacak!

Anladığımız kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan “adlarını anmak” istemediği muhataplarından söz etmek zorunda kaldığı zaman bu tür tanımlamalara başvuruyor!

Kimi zaman “O zat” diyor!

Kimi zaman “Bu zat” diyor!

Tanımlamalar böyle “o-bu” diye sınıflandırılmaya başlanınca insanın aklına ister istemez, “Kim ‘şu zat’ diye tanımlanacak?” sorusu geliyor!

Sanıyoruz çok geçmez muhataplardan biri de “Şu zat” diye tanımlanır!

Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan “adlarını anmak” istemediği muhatapları için böyle tanımlamalar kullanıyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yaşam tarzı” kolay bir yaşam tarzı olmasa gerek!

Çünkü bu yaşam tarzında sinirler daima gergin!

Sürekli birileriyle çekişme söz konusu!

Bazen kendisinden oldukça uzak kişilerle çekişilirken bazen de kendisine oldukça yakın isimler ile çekişme içine girmek kaçınılmaz oluyor!

Kendisine uzak olan kişilerle çekişmeyi anlıyoruz!

Ama kendisine yakın isimlerle çekişme içine girmenin oldukça yıpratıcı ve sinir bozucu olduğuna inanıyoruz!

Düşünebiliyor musunuz düne kadar birlik ve beraberlik içinde olduğunuz, tabir caizse omuz omuza mücadele verdiğiniz isimler ile çekişme içine girmenin dayanılmazlığını!

Herhalde insan kendisini ihanete uğramış gibi hisseder!

Aldatılmışlığın, kandırılmışlığın verdiği kızgınlık ve doğurduğu öfke ile insan muhatabına daha bir hınç besler!

Ve adını bile ağzına almak istemez!

Oysa o isim yakın zamana kadar belki “ağabey” gibi, belki “kardeş” gibi görülmüştür!

Şimdi ise sıradan bir “düşmana” dönüşmüştür!

Siyasetin cilvesi mi dersiniz başka bir şey mi bilemeyiz!

Ama hayat böyle bir şey işte!

Dün siz birilerini “yarı yolda” bırakmışsanız, yıllarca yanındaymış gibi göründükten sonra karşısına geçmişseniz bugün de birileri size aynı şeyleri yapacaktır!

“Etme bulma dünyası” dedikleri bu olsa gerek!

Eden buluyor ve kimi “O zat” oluyor, kimi “Bu zat” oluyor!

Bakalım “Şu zat” kim olacak, büyük bir merakla bekliyoruz!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.