16 Aralık 2017 Cumartesi26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:42Güneş 08:15Öğle 13:07İkindi 15:23Akşam 17:45Yatsı 19:11
    • 9°C Adana
    • 2°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • -1°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 109.330 -0.31
  • Altın: 156,133 -0.30
  • Dolar: 3,8638 -0.70
  • Euro: 4,5501 -0.72

Çatışmalar sürüyor, Merkel izlemeye geliyor!

Abdulkadir Özkan

Merkel’in Suriyeli mültecileri ziyareti medyada genellikle ‘izleme’ olarak nitelendirildi. Merkel’in niyetini tam olarak bilemeyiz ama mültecilerin durumunu ve Türkiye’nin neler yaptığını görmek için geldiğini söylemek yanlış olmaz. Çünkü imzalanmış bir mülteciler anlaşması var ve bu anlaşma gereği özellikle Haziran’da vizelerin kaldırılması ve mültecilerin durumunu biraz daha iyileştirmek için verilmesi öngörülen para var. Dolayısıyla anlaşma gereği Türkiye üzerine düşenleri yaptığı takdirde AB’nin de verdiği sözleri yerine getirmesi gerekiyor. Aslında, hiçbir yabancı ülkenin Türkiye’nin mültecilere karşı tavrını inceleme hakkı yok. Çünkü sınırlarını tel örgütlerle kapatarak mültecilerin ülkelerine girmesini engelleyen AB ülkelerinin Türkiye’ye verebilecekleri ders yok. Olsa olsa Türkiye’den alacakları insanlık dersi var.

Kaldı ki, gelinen noktada AB ülkelerine düşen öncelikli görev Suriye’de ateşkesin uygulanmasını kesin olarak sağlamaktır. ABD ve AB ülkeleri istedikleri takdirde bu sağlanabilir. Sağlanamamasının sebebi ‘tavşana kaç tazıya tut’ yaklaşımıdır. Türkiye ve AB ülkelerinin mülteci sorunu ile karşı karşıya kalmalarının sebebi Suriye’deki çatışmalar ve çatışmalarda taraf olan ABD, AB ülkeleri ve Rusya’dır. Suriye’de çatışmalar istek dışı bile başlamış olsa ortaya çıkan manzara karşısında ve özellikle de mülteci sorununun tamamen ortadan kaldırılamasa bile hafiflemesinin yolu Suriye’de ateşkese riayet edilmesinden geçiyor. Ancak, ateşkesin uygulanması bir yana Esad ve Rusya sürekli olarak sivilleri vuruyor. Kısacası, katliam ve yıkım sürüyor. Suriye’de katliam ve yıkım devam ettiği sürece de mülteci sorununun çözüme kavuşturulması mümkün olmayacağı gibi, giderek daha da ağırlaşacaktır. Çünkü şehirlere yönelik saldırdılar yüz binlerle ifade edilen insanların Suriye’yi terke hazırlandığını ve ülkemize yönelik yeni bir göç dalgasını gündeme getiriyor. Bu bakımdan mülteci sorununun kesin çözümü Suriye’de hemen çatışmaların son bulması, ABD ve Rusya’nın Suriye’de yerleşmek adına çatışmalarda taraf olmaktan vazgeçmeleri ile ilgilidir. Ateşkes ilan edenler kendileri buna uymuyorlarsa ortada ciddi bir samimiyetsizlik var demektir. Bu samimiyetsizliğin ortaya çıkardığı olumsuzlukların bedelini ödemek de Türkiye’ye düşüyor.

Ateşkes ilan edilirken bazı grupların ateşkes dışında tutulmuş olmaları, özellikle Suriye yönetiminin saldırılarına açık kapı bırakılması işleri bu noktaya getirmiş durumda. Gelen haberlerde ABD’nin Kobani’de, Rusya’nın Lazkiye’de Akdeniz sahillerinde üs kurma çalışmaları ve var olan güçlerini artırma faaliyetleri de gösteriyor ki, aslında Haçlıların Suriye’de barışın sağlanması gibi bir meseleleri yok. Onlar çatışmalar ne kadar devam eder, ne kadar Müslüman hayatını kaybeder ne kadar çok insan ve Suriye’yi terk etmek zorunda kalırsa hedeflerine biraz daha yaklaşmış oluyorlar. Sonuç itibariyle diyebiliriz ki, Suriye’de çatışmaları başlatanlar ile ateşkes ilan edenler ve ateşkesi bozanlar aynı ülkeler ve örgütler olduğuna göre sanıyorum böyle bir durum karşısında Merkel’in Türkiye ve mülteci kamplarını ziyaret etmesi fazla bir anlam ifade etmiyor. Belki oynanan kanlı oyuna birazcık insanlık sosu katma hamlesinden (görüntüsünden) ibaret.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.