Kemal Belgin

Kemal Belgin

Malumun ilanı!

Malumun ilanı!

Böyle derlerdi eskiler, bekledikleri gibi bir gelişme meydana geldiğinde...  Yani tahmin ettikleri gibi ortaya çıkmıştı her şey!

Evet, siz MHK olarak daha dün aynı statta aynı takımların maçını tatil eden hakemi görevlendirirseniz, tek taraflı seyirci ile oynanacak aynı tip maçın süt liman geçmesi beklenemezdi. Peki, bu tayini kimler yapıyordu? Yardımcısının kafasına maç öncesi taş yağdırılan ve kanlar içindeki kafaya altı dikiş atılmasına rağmen maçı, “50 bir seyirci vardı, o yüzden oynatmak zorundaydım “ gibi hiç bir hakemin ağzından çıkmayacak bir yorum yapan adam yapıyor. Hem de o sıralarda üç yıldızlı emniyet amiri olmasına rağmen... Peki, o hakeme saldırıp yerde döven kişiye ne ceza verilecektir? 6222’den bir kaç yıl maç izlememe cezası mı? Asla! O sözüm ona seyirciye, resmi giysili bir devlet memurunu (asker, polis gibi)  ulu orta dövmek suçundan bir ceza kesilmelidir. Saha mı? En az on maç kapatılmalıdır. Devamı mı? Bu federasyon ve tabii ki kurulları acilen görevden alınmalı, ya da onlar istifa etmelidirler. Ama yeni genel kurul aynı isimlerden oluşacağı için yeni gelecek federasyonun da bundan çok farklı olmayacağına bahse girerim.  Sonuç mu? Bizdeki adalet temsilcisi kadının gözlerindeki bant şeffaftır ve her yeri görür. Dolayısıyla da terazi bir türlü dengede kalamaz.

Gelelim maça... En az 3-0 Fenerbahçe’nin galibiyeti ile biter dedim. Hele hele Trabzonspor takımının sahaya çıkacak kadrosunu gördükten sonra görüşüm şu oldu: “Şayet Fenerbahçe, olay falan çıkmadan, sonuna kadar oynama hırsı gösterirse en az yarım düzine farkla kazanır.” Neden mi? Yahu, hem Muhammed, hem Cardozo var takımda... Özer, Okay ve Ekici de orta alanda... Sağ arkada Salih, sol arkada yarım porsiyon kalmış bir Güray... Daha da beteri. İki aydır oynamayan, ameliyat izleri bile henüz geçmemiş Onur kalede... Bravo Hami! Sen kiminle dans ettiğinin farkına varamazsan, böyle harcanır gidersin.

Fenerbahçe mi? Geçen yazımda da değindiğim gibi Pereira, Markoviç’in sakatlanmış olmasına dua etmelidir. Etmelidir ki, Volkan banko adam oldu. Diego’nun sağa sola yalpasını da nihayet fark ederek Alper de takıma girdi. Arka taraf zaten malumdu. Bu takım karşısında yukarıda mazeretleriyle birlikte sıraladığım Trabzonspor’u ayda bile oynasa farklı yenerdi. Fenerbahçe... Hatta 11’e 8 bile... Hatta Ömer Üründül’le her maç öncesi yaptığım telefon görüşmesinde aynen şunları söyledim: “Trabzonspor bu maçta rakibine gol atmak, pozisyona girmek şöyle dursun, ceza alanına bile giremez...” Notlarıma baktım, ilk ceza alanına giriş o da eften püften 35. dakikada olmuş... 

Parça parça gidelim... Trabzonspor başkanı maç sonrası demeç verdi. Ben bir şey anlamadım. Provokasyon dedi. Bence alakası yok. Çizgi hakeminin 2-0 iken hakemi uyararak verdirmediği penaltı için oldu o iş... Ayrıca aynı başkana sormak isterim... Hem ekonomik sıkıntıdan söz edeceksiniz, battık diyeceksiniz ve üçüncü sınıf Muhammed için bonservis bedeli olarak 2 milyon 750 bin avro ödeyeceksiniz. Siz önce aynayla hesaplaşın sayın başkan!

Fenerbahçe sahadaki futbolculara müsabaka içinde gösterdikleri tavırları sebebiyle teşekkür etmiş. Hakemlere geçmiş olsun demiş ve onları da kutlamış. İyi güzel de bu hakem de “kaşarlanmışlardan” değil miydi? Kıs kıs gülüyorsunuz değil mi? 

Emniyet güçleri saha içinde yeteri kadar önlem almışlar mıydı, bu tarafı da var işin... Ama maçın kaşarlanmış hakeminin o müessif olay meydana gelmeden maçı çoktan durdurması gerekirdi. En azından emniyet güçlerine o kale arkası tribünün daha ciddi biçimde tedbirlerle donatılmasını istemesi gerekirdi. Sonrasında da beş hakemi de kenarda bekleyip önce onları soyunma odasına yönlendirmeli, en son da kendisi çıkmalıydı. Ama önce kendi depar attı.

Neyse, ben şampiyonluk için bir numaralı adayımın Fenerbahçe olduğunu bu ülkede herkesten çok önce yazmış bir kişi olarak haklı çıkıyor gibi olma doğrusuna yaklaştığımı görüyorum.

Çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Ama bence bu maçın en önemli yanı, herkese ders olacak bölümü neresi idi biliyor musunuz? Trabzonspor kaptanı kaleci Onur’un maçın tatil edilmiş olmasını öğrendikten sonra saha kenarına gelip, formasını ve eldivenlerini çimene bırakması idi. Hem de hocası Hami ve bazı yöneticilerin önünde... Aman Onur sakın ola ki kararından dönme... Çünkü dönersen hem kendine yazık edersin, hem de her türlü fairplay ödülüne layık olduktan sonra hepsini kaybedersin. Yıllarca örnek bir sporcu olarak anılmaktan kendini engelleme!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kemal Belgin Arşivi