17 Ekim 2017 Salı27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 25°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 106.872 0.37
  • Altın: 151,903 0.04
  • Dolar: 3,6611 0.47
  • Euro: 4,3075 0.10

IŞİD durmuyor, biz niçin duruyoruz?

Abdulkadir Özkan

ASLINDA IŞİD ya da bir başka terör örgütünün neden durmadığının bilinmeyen bir yanı yok. Çünkü sömürgeci güçlerin hedeflerine ulaşmak için terör örgütlerini taşeron olarak kullandıkları artık ayan beyan ortada. Bu bakımdan meydana sürülen terör örgütleri üzerine fazlaca konuşmaya, varlık sebeplerinin neler olduğunu tartışmaya da lüzum yok. Ancak, günlük gelişmeler karşısında akla gelen ve cevap verilmesi gereken sorular gündeme geliyor. Söz gelimi günlerden beri Suriye’den Kilis ilimize sürekli Katyuşa roketleri atılıyor. Özellikle atılıyor diyorum çünkü yanlışlıkla düşmüyorlar. İnsanlar ölüyor ve yaralanıyor. Bir bakıma IŞİD terör örgütü durmuyor ama bu saldırılar karşısında bizim sessiz kalışımız çeşitli sorulara sebep oluyor. Biliyoruz ki, Suriye ve Irak’taki IŞİD terör örgütüne yönelik Türkiye, ABD ve müttefikleri ile birlikte hareket ediyor. Hatta bunun için ülkemizdeki üsler kullanıma açıldı, bu terör örgütüne yönelik ortak hava harekâtları yapıldı. Yapılan bu hava harekâtlarının netice vermediğini terör örgütünün Irak ve Surye’de varlığını koruduğu gösteriyor. Böyle olunca son aylarda Irak ve Suriye’deki IŞİD mevzilerine yönelik ortak hava harekâtları niçin durduruldu? sorusunu birilerinin cevaplandırması gerekiyor. IŞİD’e karşı ortak operasyonların durmasının hemen ardından söz konusu terör örgütünün özellikle Kilis ilimizi hedef seçmesi ve sürekli roket atmasına karşılık verilmiyor oluşu da bir başka cevap bekleyen soru.

Diyelim ki, bizim bilmediğimiz bazı sebeplerden dolayı IŞİD’e yönelik ortak operasyonlar sona erdi, o zaman doğrudan ülkemizi hedef alan saldırılara karşı tek başımıza bir hava operasyonu yapma imkânımız yok mu? Böyle bir harekâtı kimler ve neden engelliyor? Şahsen böyle bir engellemenin olabileceğine ihtimal bile vermek istemiyorum. Çünkü ülkemizin güvenliğini sağlamak için bir başka ülkeden ya da müttefiklerimiz denilen ülkelerden onay almak gibi bir sorumluğumuz olamaz. Acaba, IŞİD’in bu son saldırılarına hava operasyonu ile cevap vermemiz müttefik ilan ettiğimiz ülke ya da ülkeler tarafından mı engelleniyor ya da bu hareketsizliğimizin arkasında sınırlarımızı ihlal ettiği için düşürdüğümüz Rus uçağı ile ilgili bir durum mu söz konusu? Böyle bir durum bile söz konusu olsa ülkemize yönelik saldırı aynı zamanda NATO’ya yönelik bir saldırı olmaz mı? Eğer NATO’nun böyle bir sorumluluğu yok ise üyeliğimizi sürdürmenin anlamı olabilir mi?

Diyelim ki, NATO bu tür saldırılara yönelik bir görevinin olmadığı kanaatinde, o zaman IŞİD ile mücadelede üslerimizi açtığımız ABD ve koalisyon ülkelerinin sorumluluğu yok mu? Bu sorulara herkes kendince bir cevap verebilir. Ancak, bu noktada, BM Suriye Özel Temsilcisi Mistura’nın PYD’yi Cenevre görüşmelerine dâhil etme gayretlerine dikkat çekmek istiyorum. Mistura’nın böyle bir düşünceyi hayata geçirmek için harekete geçmeden önce özellikle ABD ve Rusya’nın onayını almadığını düşünmek gerçekçi olmaz. Böyle olunca da ortaya Türkiye’ye yönelik terör örgütleri PKK, PYD ve IŞİD’in ABD ve Rusya tarafından himaye gördüğünü, Türkiye’yi rahatsız etmek için teşvik edildiklerini düşünmek ve söylemek yanlış olmayacaktır. Terör örgütlerini taşeron olarak kullanan sömürgeci güçlerin hakim olduğu bir dünyada barış, özgürlük gibi kavramların sıklıkla tekrar edilmesi anlamsız olmaz mı? Dünyanın barış ve huzurunu bozanlardan dünya üzerinde barışın hâkim olmasını beklemek gaflet değilse aptallık olmaz mı?

Demek istediğim o ki, Türk kamuoyunun Kilis’e yönelik IŞİD saldırılarına bir hava operasyonu ile niçin karşılık verilmediği/verilemediğinin izah edilmesi gerekmez mi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.