18 Ocak 2017 Çarşamba19 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:48Akşam 18:11Yatsı 19:36
    • 7°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 9°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 82.363 0.80
  • Altın: 147,033 -0.22
  • Dolar: 3,7764 -0.75
  • Euro: 4,0385 0.07

Laiklik tartışması terörü gölgede bıraktı

Abdulkadir Özkan

MECLİS Başkanı Sayın Kahraman’ın, “Yeni anayasada laiklik olmamalı”, ya da “Yeni anayasa hazırlanırken laikliğin net bir tarifi yapılmalı” şeklindeki kişisel kanaatini açıklamış olması Meclis’te temsil edilen muhalefet partilerini bir noktada buluşturdu. Buna bir de iktidar sözcülerinin eklenmesi, AK Parti’nin laiklikle ilgili bir sorununun olmadığını açıklama yarışına girmeleri yıllarca laikliğe aykırı söz ve eylem sebebiyle yargılanmış birisi olarak beni yıllar öncesine götürdü. Demek ki laikliğe aykırılık iddiası ile inananları yıllar yılı mahkeme kapılarında ya da cezaevlerinde süründüren TCK’nın 163. maddesinin kalkmış olmasına rağmen toplumun bir kesiminde zihniyet hiç değişmemiş. İşin daha da üzüntü veren yanı, terör konusunda ve özellikle teröre destek verenlere yönelik sessiz kalmayı ya da kimsenin duymasını istemedikleri bir tonda tepki verenlerin bir anda aslan kesilip kelle istemeye kalkışmaları yasalar değişse de bazı çevrelerin zihniyetinde hiçbir değişikliğin olmadığını gösterdi.

Diyebiliriz ki, teröre destek verenlere reva görülmeyen tepki, “Yeni anayasada laiklik olmamalı” ya da “Laikliğin tarifinin yapılması gerekir” şeklinde kişisel düşüncelerini açıklayan Meclis Başkanı’nın linçe kalkışılması ülkemizde düşünce ve inanç özgürlüğünün önündeki engellerin adresini tarif ediyordu.

Yazımın başında ülkemizde laiklik anlayışının yıllardan beri tartışıldığına dikkat çekmiş, bu hususta çok canların yandığını, sırf düşüncesini ifade etti diye pek çok inanan insanın tepesinde TCK’nın 163. maddesinin Demokles’in kılıcı gibi sallandırıldığını belirtmiştim. Bir başka kesimin tepesinde de TCK’nın 141 ve 142. maddelerinin aynı işlevi gördüğünü hatırlatmak isterim. Uzun yıllar boyunca verilen mücadele sonunda söz konusu maddeler kaldırılmış olmasına rağmen bir arpa boyu yol alınamamış olmasına üzülmemek mümkün değil. Anayasalarda laikliğin net bir tarifinin yapılmamış olması sebebiyle geçmişte laikliğe aykırı söz ve eylem sebebiyle yargı mensuplarının kişisel yorumlarına bağlı olarak insanlar içeri atıldı. Bu sebeple rahmetli Erbakan Hocam da uzun yıllar meydanlarda laikliğin bir tarifinin yapılması gerektiğini savunmuştu. Haklılığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Dolayısıyla bugün Meclis Başkanı’nın laikliğin tarifinin yapılmasını istemesi karşısında bir kısım çevrelerin böylesine öfkeye kapılmasını, ülke elden gidiyormuş gibi bir hava estirmelerinin anlamı yoktur. Olsa olsa iç politikada söyleyecek fazlaca sözü olmayanlar malzeme bulmuş olmanın heyecanına kapılmış olabilirler.

Geçmişte laiklik kimi zaman din düşmanlığı, dindarları sindirme malzemesi olarak kullanıldı. Gelinen noktada böyle bir konunun gündemden düşmüş olması gerekirken kutsal değerlere karşı yapılan bir takım saldırılar karşısında sesleri çıkmayanların birdenbire tepki vermeleri ister istemez bu ülkede hâlâ inanç özgürlüğü konusunda bir mutabakat sağlanamadığını akla getiriyor. Bir başka ifadeyle bazıları kendi anlayışlarına sonuna kadar özgürlük isterken başkalarının düşünce ve inancına sınırlanma getirmeye bir sakınca görmüyorlar. Bu durum geçmişte inanmayanlara özgürlük sağlarken inananları sürekli korkutma, sindirme vasıtası olarak kullanıldı. Bunun için diyorum ki, her kim samimi olarak bu ülkede düşünce ve inanç özgürlüğünden yana ise bir takım kutsallaştırdıkları kavramların arkasına sığınmaktan vazgeçmelidirler. Çünkü bana düşünce ve inanç özgürlüğünü çok görenlere ben niçin aynı haklar konusunda onlarla birlikte olayım. Bu bakımdan birlikte yaşamının ilk şartı farklılıklara tahammüldür. Bu ise bu tür sopaların çağ dışı ilan edilmesi ile gerçekleşir.

Sayın Kahraman gelen tepkilerin ardından şahsi düşüncesini ifade ettiğini ve özelliklede laikliğin tarifinin yapılması gerektiğini söylediğini belirtti. İster laiklik yeni anayasada olmamalı, ister laikliğin tarifi yapılsın demiş olsun böylesine bir linç kampanyasını hak etmiyor, bu kampanyada yer alanları da haklı göstermiyor. Niçin tarif yapılmasından bu kadar korkuluyor? Bu arada AK Parti sözcülerinin birbiri ardına, “Metnimizde laiklik var”, “AK Parti laiklikte nettir” gibi açıklamalar yapma gereğini niçin duymuşlardır onu anlamak da zor. Bu açıklamalar ile muhalefet ile aynı noktada buluştuklarını sanıyorum görememişler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.