21 Temmuz 2017 Cuma27 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:51Güneş 05:43Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:39Yatsı 22:22
    • 34°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 26°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 106.646 -0.08
  • Altın: 141,780 0.49
  • Dolar: 3,5310 0.28
  • Euro: 4,1134 0.44

İyi ki Erdoğan konuşuyor!

Haşmet Babaoğlu

Daha hop ne oluyor, demeye kalmadan...
CNN'deki röportajın başlarında...
Christiane Amanpour ağzını doldura doldura Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff'e şöyle diyor.
"Bunu söylemek kolay değil, sayın Başkan ama siz dünyanın en kötü başkanlarındanbirisiniz."
Heyecanla ekran başına geçmiş ben dahi o an yutkunup, içimden "yuh" diyorum; "bu ne küstahlık!" Rousseff'in gözlerinden kara bulutlar geçiyor.
Amanpour devam ederek popülariteniz yerlerde sürünüyor manasına gelen laflar ediyor ve yüzünde muazzam bir küçümseme ifadesiyle "ayakta kalabilecek misiniz?" diyor.
Rousseff'in çıtı çıkmıyor.
Bütün imaj yıkıcı salvoların ardından soğuk ve ciddi bir yüzle "direneceğim, bunlaraa pabuç bırakmayacağım" falan demiş ne fayda...
Amanpour röportajın başından sonuna "süper savcı Moro" gibi soruyor, Rousseff dert anlatmaya çalışıyor. Feci bir manzara.

***

Malum, küresel güçlerin Erdoğan'la hem açık hem de kapalı problemleri var.
O açık, yani hemen göze çarpan problemlerden biri de bu işte!
Demokratik ifade özgürlüğü kisvesi altında egemen dillerini ve üstenci edalarınıErdoğan'a yediremiyorlar.
Bu onları hasta ediyor!
Amanpour'u Erdoğan karşısında da gördük.
Fakat hatırlayın, daha geçenlerde...
Hırvatistan'dayken...
Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'un kendisi hakkındaki bitmek bilmeyen (ve nedense bizim Dışişleri'nin sessiz kaldığı) yakışıksız sözlerine Erdoğan'ın verdiği cevabı hatırlıyor musunuz?
"Benimle görüşürken hiç böyle halleri yok, hep liderliğimin saygınlığından söz eder." 
Sonrası daha bomba tabii: "Ben bu tür tavırları Alman ekolünün Türkiye'ye bir operasyonuolarak görüyorum." 
Bunu da geçip mesela hemen geçen güne, 30 Nisan'a dönelim...
PYD'nin terör örgütü olduğu ve müttefiklerimizden silah desteği aldığı konusunda Erdoğan'ın İlim Yayma Cemiyeti'ndeki konuşmasına hani...
Ne dedi Erdoğan?
"Bunlar NATO'da beraber olduğumuz ülkeler. Bana telefonda diyorlar ki, bu konuşmaları medya yoluyla yapmayalım. Doğru, yapmayalım da, sen bu silah yardımlarını ne yoluyla yapıyorsun, onu anlat!"

***

CNN'deki Dilma Rousseff röportajını şimdi bu yazıyı yazarken yeniden açıp izledim.
İçim acıdı.
Anladım ki, Batı'nın da, dünyanın da, darmadağın İslam ülkelerinin de Erdoğan'la çok işi olacak!
Ve Allah'tan ki, Türkiye böyle açık sözlü bir lidere sahip.
İyi ki, konuşuyor; sözünü sakınmadan konuşuyor!
Çünkü otuz yıldır dünyayı sarıp sarmalayan ve sadece küresel güçlere yarayan "politik doğruculuk" yalanını hakiki doğruculukla çöpe atmanın herkesi sarsıp uyandıran bir yanı var.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.