17 Ekim 2017 Salı26 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 20°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 106.474 0.23
  • Altın: 151,840 -0.28
  • Dolar: 3,6440 0.37
  • Euro: 4,3033 0.16

Hayattan esintiler (2)

Fatma Tuncer

Nişanlısı ile anlaşamayıp, yollarını ayıran bir genç kız duygularını şöyle paylaştı: “Çok şey istemiyorum aslında. Sadece evleneceğim kişinin bana sevgisini göstermesini, bana değer vermesini istiyorum. Maddi hiçbir beklentim yok, istediğim bir tatlı söz ama insanlar sevgi beklentisi içinde oluyorlar ama kendileri sevgilerini vermekten kaçınıyorlar, çok benciller…” Gözlerinde sitem vardı genç kızın, hâlâ öfkeliydi, iyi şeyler söylememi bekler gibiydi. Ama hayat boyu düş kırıklığı yaşayabileceğini ve her seferinde elleri boş dönüp hüsrana uğrayabileceğini düşünerek abartılı ifadeler kullanmaktan kaçındım. Bu durum onun dikkatini çekmişti, neden sustuğumu sordu. Ona şunları söyledim:

“Evlendiğinde eşinden sevgi ve ilgi bekleme hakkına sahipsin. Hak ettiğin değeri almaya ve sevildiğini bilmeye hakkın var. Evleneceğin kişiye güvenmeye ve onun desteğini almaya da ihtiyacın var. Fakat ne yazık öyle bir çağda yaşıyoruz ki, insanlara sevgilerini vermek, maddi bir şeyi vermekten çok daha zor geliyor. O yüzden sevgi beklentisi içinde olduğun kişiler seni elleri boş geri çevirdiklerinde sakın üzülme, kırılma onlara…”

Genç kız yüzüme şaşkın bir vaziyette baktı ve şu soruyu sordu: “Peki insanlar sevgisizlikten kaynaklanan boşluğu nasıl dolduracaklar? En yakınları vermezse çocuklar, eşler anne babalar nereden sevgi alacaklar?” Son derece yerinde ve haklı bir soruydu bu ama yalnız ve tek kişilik hücrelere mahkûm olmuş insanlardan ne bekleyebilirdik? O sevildiğini hissetmek, bilmek istiyordu. Ama bu konuda kendisini şartladığında hayal kırıklığına uğrama ihtimali daha yüksekti. O yüzden ona şu tavsiyelerde bulundum:

Sevdiğin, değer verdiğin kişiler sana hak ettiğin sevgiyi vermedikleri takdirde ilk adımı sen at. Çünkü onlar da sevildiklerini hissedemeden büyüdüler, sevginin açlığını hep hissettiler fakat sevgi ile tanışma imkânları olmadı. O yüzden almadıkları şeyi veremeyebilirler. Fakat sen onlara sevginden verdiğinde verdiğin şey er geç sana geri dönecektir.

İnsanlar sevgilerini farklı şekillerde ortaya koyabilirler. Bu bazen senin hoşuna gitmeyecek bir yöntem de olabilir. Hatta bazen seni seven ve sana değer veren bir kişi bunu sana aktaramayabilir de. Bunu ortaya çıkarmanın yolu bu kişiye sevgi ile yaklaşarak sevmeyi öğretmektir. Unutma ki vermek aslında almaktır. O yüzden sevdiklerine karşı ilk adımı sen at ve bundan asla kaçınma….

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.