M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Mİ’RAC KANDİLİ TEBRİKİ

Mİ’RAC KANDİLİ TEBRİKİ

FAHR-İ KÂİNAT Resûl-i Kibriya aleyhi ekmelüttahiyyat Efendimiz cismen mi’raca çıkmış, Seyyid-i Beni Âdem olarak en yüksek makama huruc etmiştir.

Zaman ve mekân ona dürülmüş, gözlerin göremediği nice esrar ve hakayık ona gösterilmiştir.

Mi’racta Enbiya ve Rüsule (aleyhimüsselam) imam olup namaz kıldırmıştır.

Mü’minlerin mi’racı olan gözlerin nuru namaz ona miracında emr ü ferman olunmuştur.

Kendisine, iman edenlere şefaat izni verilmiştir.

Resulullaha iman edenler, Kur’an-ı Azimüşşandaki “Subhanellezi esrâ…” ayetinde anlatılan mi’raca şeksiz şüphesiz tereddütsüz inanırlar ve inşaallah sâdıklardan olurlar.

Âlemleri yoktan var eden, ceddimiz Âdem Safiyullahı anasız babasız yaratan, İsa aleyhisselamı babasız halk eden Allahu Teala elbette Resûlünü mi’raca yükseltecek kudrete sahiptir.

Allahü Teala ve Tekaddes hazretlerinin kadim Kelamı olan Kur’ana uyalım, ondaki emirleri yerine getirelim, yasaklarından uzak duralım, öğütlerini tutalım.

Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan ve çok yüksek bir ahlaka sahip bulanan, necat ve felah yolunun baş rehberi, insanlık içih en güzel örnek olan Efendimizin Şeriatına ve Sünnetine uyalım.

Efendimizin vekilleri, vârisleri, halifeleri makamında bulunan rabbanî, râsih, muhlis, muslih, muttaqi, âmirine bi’l-maruf ve nâhine ‘ani’l-münker ulema, fukaha, meşayih, mürşid-i kâmil efendilerimize tâbi olalım.

Ezelde “Kaalû belâ” bezminde Hak Teala ile yaptığımız ahd ü misaka sâdık kalalım.

Resulullah efendimize biat ve itaat edelim, onunla daima irtibatlı olalım.

Âbid olalım, sâdık olalım, ihlaslı olalım, bîdar olalım…

Allah için mü’min kardeşlerimizi sevelim, onlara merhamet edelim, yardımcı olalım.

Rab olarak Allah’tan, Kitab ve düstur olarak Kur’andan, din olarak İslam’dan, Nebi ve Resulullah olarak Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemden, Şeriat olarak Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeden, Ümmet olarak Ümmet-i Muhammed’ten razı olalım.

Allah ve Resulü bizi dünyaya kapılmak ve gaflete düşmek konusunda uyarmıştır. Gafil olmayalım. Dünya vazifelerini yapar olduğumuz halde âhirete yönelik olalım.

Evliyaurrahman, sâlihler, şüheda, guzzat, âbidler, sâcidler, şahitler, sâdıklar, eshab-ı yemin safında olalım.

Tağutun, Deccalların, müşriklerin, küffarın, münâfıkların, sapıkların, fesatçıların, azgınların, Nemrudların karşısında olalım.

Âlemlerin Rabbi Allahü Tealanın rahmeti, bereketi, yardımı, tevfiqi, afvi üzerimize olsun.

Resulullahın ruhaniyeti üzerimize sâyeban olsun.

Âkıbetimiz hayr ola, hayrlar keşf ola, şerler def’ ola, Tevhid bayrağı şanla şerefle dalgalana, mü’minler muzaffer ola, küffar muzmahil ola… Mi’rac kandili mübarek bad… Âmin bihürmeti Seyyidilmürselîn…

 

(İkinci yazı)

Gurur Kibir ‘Ucb

Gerçek tasavvuf, tarikat, şeyh insanı kötü huylardan arındırır. Öldürücü kötü huylar listesinin başında gurur ve kibir vardır.

Bağlısına, mensubuna gurur ve kibir kazandıran tarikat hak ve gerçek tarikat değildir.

Allah gurur ve kibir sahiplerini sevmez.

Gururlular ve kibirlilerin burunları yere sürtülür.

Sûfi Müslüman alabildiğine mütevâzı, halim ve alçak gönüllüdür.

İbadet eder, bundan dolayı ‘ucba kapılmaz.

Namaz kıldıktan sonra, Hak tealaya layık namaz kılamadığı için istiğfar eder.

O kendini beğenmez, nefsini cümleden ednâ görür.

Gurur ve kibir sahibi sufi sahte sufidir.

Gerçek şeyh, kâmil mürşid o kişidir ki, kendisine bağlananları gururdan, kibirden, ‘ucbtan arındırır.

08.05.2016 

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi