25 Mart 2017 Cumartesi26 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 7°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • -9°C Ağrı
    • -1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 2°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,560 -0.67
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Terör örgütünü bize tercih eden AB kapısını terk edelim

Abdulkadir Özkan

TÜRK vatandaşlarına vizenin kaldırılması için istenen şartlar yerine getirilse bile AB’nin yeni şartlar icat edeceğini, bahaneler uyduracağını, bu bakımdan Haziran ayında vizelerin kaldırılacağı sözüne fazla güvenmemek gerektiğine bu köşede dikkat çekmiştim. Bugün tahminimde yanılmadığımı görmekten üzgünüm. Bu tahmini yaparken geçmişten günümüze AB ülkelerinin Türkiye’ye yönelik yaklaşımlarına bakmıştım. AB ülkelerinin Türkiye’ye karşı samimi olmadığı, sürekli olarak ikiyüzlü bir tavır sergilediğini görmemek için kör ve sağır olmak gerekiyordu. Tüm bu ikiyüzlülüklere rağmen bu ülkeyi yönetenlerin ısrarla AB üyeliğinin stratejik hedef olduğunu açıklamalarına insan anlam vermekte zorlanıyor. İster istemez bizi AB’ye mecbur ve mahkûm eden milletin bilmediği bir husus mu var sorusu akla geliyordu. Çünkü Suriye’de yaşananlar ve ardından milyonlarca sığınmacının önce ülkemize gelmesi ardından da çeşitli yollarla hayatlarını tehlikeye atarak AB kapılarına dayanmasının ardından Türkiye’ye yaklaşan AB’nin bu yaklaşımının tek sebebinin sadece Avrupa’yı mülteci akınından korumak olduğu herkes tarafından görülüyor, biliniyordu. Buna rağmen bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaya göre başta Yunanistan olmak üzere kanun dışı yollardan AB ülkelerinin kapısına dayanan mültecileri Türkiye geri kabul ediyordu. Buna karşılık olarak da Türkiye de geri kabul ettiği mülteci kadar insanı AB ülkelerine bir anlaşma çerçevesinde gönderecekti. Bir başka husus ise 3 milyar avro kesin 3 milyar avro da daha sonra Türkiye’ye mülteciler konusunda destek verilecekti.

Bugüne kadar anlaşmanın ardından özellikle Yunanistan’a ulaşan mültecilerin geri kabulü hayata geçirildi. Buna karşılık aldığımız mülteci sayısı kadar insanı AB ülkelerine gönderme bölümü tam olarak hayata geçmiş değil. Çünkü hangi mültecileri ve ne kadarını alacaklarına onlar karar veriyorlar. Bu arada bir de Haziran’dan itibaren insanımıza vize uygulamasının kaldırılacağı konusunda tam mutabakat sağlanmamış olsa da söz verilmişti ama bu sözde de durulduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü bu defada terörle mücadele yasasını değiştirmemiz, onların istediği şekle sokmamız isteniyor. Böyle bir isteğin bir ülkenin iç işlerine müdahale olması bir yana Türkiye’nin terörle mücadelesini engellemeye, teröristlerin elini güçlendirmeye yönelik bir istek olduğunu görmemek mümkün değil. Çünkü AB Liderler Zirvesi’nin yapıldığı binanın kapısında terör örgütünün çadır kurduğu, kurulan bu çadırın Belçika güvenlik güçleri tarafından korunduğu unutulmuş değil.

Bu arada, Türkiye Suriye’de çatışmaların başladığı günden itibaren PYD terör örgütünü PKK’nın Suriye kolu olarak nitelendiriyor ve bunu ilan ediyor, dost ve müttefiklerinin(!) bu hususta hassas olmalarını istiyordu. Ne var ki bu istek ne ABD ne de AB ülkeleri tarafından dikkate alınmadı/alınmıyor. AB ülkeleri bir yandan PKK’lı teröristlere barınma dâhil her türlü desteği verirlerken, PYD terör örgütüne de özel bir önem veriyorlar. En son Almanya da İsveç, Çek Cumhuriyeti ve Danimarka gibi PKK’nın Suriye kolu PYD’ye başkentinde ofis açma izni verdi. Yani, Türk vatandaşlarına vizeyi kaldırmak için bin bir dereden su getiren, şart üzerine şart sıralayan AB ülkeleri teröristlere kucak açıyor. Bir diğer ifade ile terör örgütlerini ve teröristleri Türkiye ve Türk vatandaşlarına tercih ediyorlar. Tüm bunların dost ve müttefiklik ile izahı mümkün değil. Bunun da ötesinde terör örgütlerini himayelerine alan ABD ve AB ülkeleri Türkiye’ye düşmanlık ediyorlar. Türkiye düşmanlarına kol kanat geren, himaye edenlerin dostluğu söz konusu olabilir mi? Böyle olunca hâlâ niçin AB kapsısında bekleriz, bunu içimize nasıl sindiririz anlamak mümkün değil. Türkiye buna mecbur mu? Yoksa toplumun bilmediği bir dayatma ile mi karşı karşıyayız. Her ne sebeple olursa olsun artık buna son vermek, zincirleri kırmak gerekiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.