21 Ocak 2017 Cumartesi23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 8°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • -2°C Amasya
    • -4°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 3°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Andıç

Mustafa Karaalioğlu

Bilhassa 28 Şubat’ı yaşayanlar, o karanlık günlerin acısını çekenler ve mücadele hattında olanlar o dönemin iftira kampanyalarını iyi bilirler. İnsanlarla, kurumlarla, partilerle; gazetecilerle, düşünce insanlarıyla nasıl uğraşılırdı, neler yapılırdı hafızalardadır.

Gençler ve o dönemin hikayesine uzak olanlar bilmeyebilir; hatta, yapılan inanılmaz kampanyaları hafsalaları almayabilir. Ama ne yazık ki bu ülke Paralel karanlığından önce böyle bir dönem de yaşadı. Kendisini rejimi korumakla görevli ilan eden Silahlı Kuvvetler başta olmak üzere bütün bürokrasi, dindarlara ve dindarların haklarını müdafaa eden düşünce insanlarına, gazetecilere tahminlerin ötesinde saldırılar yapardı.

Bunun için en bulunmaz yöntem de “Andıç”tı. “Andıçlamak” diye bir kavram siyasi literatüre girmişti.

***

Nedir andıç?

Bir kişi (veya kurum) hakkında hiçbir gerçeğe dayanmayan tamamen iftira bilgiler üretip bunları bir bütün halinde yazıya dökerek kamuoyuna sızdırmak.

Lügatta, “Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not” diye geçer.

Tatbikatta ise o “uyarı” ve “hatırlatmak” benzersiz bir yargısız infazın yolunu açar. Açtı da nitekim…

28 Şubat’ta yapılan buydu. O dönemde bir PKK yöneticisi terör mahkumunun ifadeleri çarpıtılarak, hiç söylemediği sözler sanki söylenmiş gibi belge haline getirilerek hedefe konan bütün gazetecilerin ve STK başkanlarının hayatı karartıldı. Dönemin İnsan Hakları Derneği Başkanı Akın Birdal, Andıç’ın yayınlanmasının hemen ardından silahlı saldırıya uğradı ve ölümden döndü.

Gazeteciler “vatan haini” başta olmak üzere bir dizi ağır yaftayla suçlandı… Saldırıya uğradılar, hedefe konuldular ve işlerinden edildiler.

Tamamen yalan, asılsız, gerçekle ilgisi olmayan iddialarla operasyon düzenlendi. Dahası, Andıç sanki gerçekmiş gibi siyasetten ve bilhassa da medyadan destek gördü. Gerçeğin ne olduğunu merak etmekten çok askerin talimatına selam durmaya hazır adamlar tarafından sahiplenildi.

Ne hazindir ki zaman geçiyor, güçler yer değiştiriyor ama o acınası usul değişmiyor…

***

İtibar sahibi insanları, değerli kurumları lekelemek, karalamak ve hedefe koymak için Andıç gerekiyor. Gerçeğin ne olduğu, söylenenlerin kelimesinin dahi doğru olup olmaması önem arzetmiyor.

Mühim olan hedefi yok etmektir. Kelimenin tam manasıyla “yok etmek.”

“Andıçlamak” lazımdır ki, sonra onlara karşı her türlü ahlaksız, hukuksuz saldırıları yapabilesiniz.

Muhatabınızı önce şeytanlaştırmanız gerekir ki yarın ona açıktan hücum ettiğinizde kamuya karşı bahaneniz olabilsin. 

Kendi acı hakikatinizi örtmek için parmağınızı başkasına uzatmak zorundasınız.

Herkesi kendiniz gibi bilip insanların da öyle bilmesini sağlamalısınız

Andıç bu, bir kere o karanlık yola girdiniz mi çıkamazsınız.

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür. Unutan hafıza tazelesin, bilmeyen de öğrensin diye hatırlatalım dedik.

Andıççıların ve medyadaki şeriklerinin sonları ne oldu, nasıl anılıyorlar diye merak eden olabilir. Söylemeye gerek var mı? Tarihin acınası birer malzemesinden başka bir şey olmadılar.

Bugün de sadece bir kötülük misali olarak anılmaları bundandır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.