19 Ekim 2017 Perşembe28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:47Güneş 07:13Öğle 12:56İkindi 15:55Akşam 18:26Yatsı 19:46
    • 32°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 108.021 1.02
  • Altın: 151,423 0.00
  • Dolar: 3,6589 -0.35
  • Euro: 4,3339 0.12

Teröristlerin vizeye ihtiyacı zaten yoktu!..

Abdulkadir Özkan

TÜRKİYE’YE vize muafiyetinin sonbahara atılmasının sürpriz bir tarafı yok. En azından bana göre böyle bir karar bekleniyordu, beklenen açıklama yapıldı. Buna rağmen bir takım yetkililerin Haziran’da vizelerin kaldırılacağı havasını estirmiş olmaları belki toplumda bir hayal kırıklına sebep olmuş olabilir. Böyle bir hayal kırıklığı oluşturulmuş algı operasyonunun neticesidir. Çünkü AB Liderler Zirvesi’nin ardından imzalanan anlaşma açıklanırken Başbakan Davutoğlu başta olmak üzere AB Bakanı ve Dışişleri Bakanı açıklamalarında gündemlerinde olan 72 uyum yasasının Mayıs ayına kadar görüşülüp Meclis’ten geçirileceğini, Haziran ayı sonu itibariyle de vize uygulamasının son bulacağını öylesine kesin bir dille ifade ettiler ki, toplumun böyle bir beklentiye girmesinin şaşılacak bir yanı yok.

İmzalanan sığınmacılarla ilgili anlaşmanın muhtevasına bakarak yetkililer gerçekten Haziran’da vizelerin kalkacağına inandıkları için açıklamalar yapmış olabilirler. Ancak, böyle bir yaklaşım AB’nin kuruluşundan bu yana ülkemize karşı tutumunu görmezden gelmek demektir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından bir yandan AB kapıları açılan, öbür yandan NATO’ya üyelikleri gündeme gelen bazı ülkeler ortada dururken Türkiye’nin 60 yıla yaklaşan bir süreden beri kapıda bekletiliyor oluşunu dikkate almamak bu tür hayal kırıklıklarını gündeme getiriyor. Kaldı ki, geçmişte bazı AB ülkelerinin yetkilileri açıktan AB’nin bir Hıristiyan Birliği olduğunu, bu birlik içinde Müslüman Türkiye’ye yer olmadığını çeşitli kereler dile getirdiler. Bir bakıma bize Müslüman olduğumuzu hatırlattılar. Ne var ki, bu gerçeği bu ülkeyi yönetenler hatırlamak istemediler.

Öbür yandan AB ülkeleri ülkemize yönelik faaliyette bulunan terör örgütlerinin elemanlarına her zeminde kucak açtılar. Bir diğer ifadeyle teröristler için AB ülkelerine geçişte vize diye sorun söz konusu olmadı, vatandaşlarımızın AB ülkelerinde serbest dolaşması söz konusu olduğunda ‘istemezük’ çığlıkları attılar. Dolayısıyla bugün için Haziran sonu itibariyle vizelerin kaldırılması, terör tarifinin yeniden ele alınması ve yasal düzenlemeye kavuşturulması yönündeki ısrarlı tavırlarını doğru değerlendirmek gerekir. Bu tavrın anlamı AB ülkeleri de ABD gibi Türkiye ve bölgedeki Müslüman ülkeler söz konusu olduğunda terör örgütleri ile birlikteliği tercih etmektedirler. Böyle olunca ne AB’ye girmek için ısrarcı olunmalı ne de vizelerin kaldırılması için sıralanan şartları yerine getirmek için gereksiz bir gayret sarf etmelidir. Çünkü vizelerin kaldırılması için yerine getirilmesi istenen 72 maddelik düzenlemeler aslında Türkiye’nin AB’ye uyum için yapmayı düşündüğü düzenlemelerdir. Buna rağmen bırakın Türkiye’nin üyeliğe kabul edilmesini 72 madde yerine getirildiği halde vizelerin kaldırılmasını bir başka bahara erteleyen AB’ye üyeliğimiz hiç mümkün olmayacaktır. Çünkü 72 maddeden sadece terör tarifinin onların istediği gibi değiştirilerek yasal zemine oturtulması isteği, teröristleri koruma ve onların hayatını kolaylaştırmaya yönelik bir istek olarak ortada durmaktadır. Kısacası, Türkiye’nin değil, teröristlerin çıkar ve dostluğu tercih ediliyor. Böyle olunca, artık AB’nin yeni şartlar sıralamasını, bizlerin de bu şartları yerine getirmekle uğraşmamıza bir son verilmesi gerekiyor. Vizelerin kaldırılmasının sonbahara kaldığı açıklamasının ardından başta Cumhurbaşkanı olmak üzere yetkililerin yaptıkları açıklamalar AB’nin samimiyetsizliği ve ikiyüzlülüğünün görüldüğünün ifadesidir. Ama bugün öfkelenip gerçekler dile getirilirken yarın öfkemiz geçip bir sırt sıvazlamasının ardından, “Söyleyin şartlarınızı yerine getirelim” yaklaşımının gündeme gelmemesi gerekiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.