25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 29°C Adana
    • 30°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 106.711 -0.12
  • Altın: 143,514 0.58
  • Dolar: 3,5567 0.57
  • Euro: 4,1387 0.43

Müslüman gencin kimlik sorunu

Fatma Tuncer

Kimlik ferdin kim olduğunu ifade eden mensubiyetleridir. Kişinin kendini tanımlaması ve değerlendirmesidir. Ferdin, siyasi, dini, kültürel, mesleki mensubiyetleri vardır, bu öğeler bütünü şahsın kim olduğunu nereye ait olduğunu ele verir. Kimlik yaşamın belli dönemlerinde ortaya çıkan ben kimim sorusunun cevabadır aynı zamanda. Bu soruyu çocuklarımız üç ve on beş yaş döneminde doğal olarak sorar ve kendilerini oluşturmaya çalışırlar.

Toplumun büyük çoğunluğunu kapsayan kimlikler ise üst kimlik olarak tanımlanır. Dolayısıyla halkının büyük çoğunluğu Müslümanlardan oluşan ülkemizde fertlerin üst kimliği dini kimliktir. Nitekim İslam cemiyetin her veçhesini kapsayan bir şumule sahiptir. Getirdiği ilkeleri ile ferdin maddi ve manevi hayatını bütünüyle kuşatmaktadır. İslam’ın kuşattığı toplumlarda hiçbir zaman folklorik bir pozisyona düşmemiş Allah’ın yardımıyla özünü korumuştur.

Günümüzde, siyasi, kültürel ve ekonomik olarak küresel kuşatma altında olan İslam toplumları, dini kimliklerini ön planda tutmaktan uzaktırlar. Özellikle gençler, dini ve kültürel olarak kimlik karmaşası yaşamakta ve kim olduklarını, nereye doğru koştuklarını tanımlayamıyorlar. Oturup sohbet ettiğinizde bu çocukların, İslam adına hiçbir şey bilmediklerini, İslam’ı yaşamaya dair hiçbir hedeflerinin olmadığını görürsünüz. Sohbetinizi biraz daha ilerlettiğinizde istikbalimizin neferleri olarak gördüğümüz çocuklarımızın seküler sistemin birer kölesi haline geldiklerini fark edersiniz. Onlar evet fiziki olarak bizim yanımızda yakınımızda yer almaktadırlar. Fakat zihinsel ve duygusal olarak başkalarının çocuklarıdırlar. Zira çocuklarımızı ebeveynleri ile ortak bir noktada buluşturacak olan dini kimlikleri gelişmemiştir. Gençlerimiz Hz. Peygamber’in ve onun takipçilerinin misyonuna tamamen yabancıdırlar. Allah’ın koyduğu ilkelerle bir bağ oluşturamamış, farklı kültürlerin çocukları olarak atılmışlardır hayata. Eğer kimlik bir kişinin ait olduğu dinini, kültürünü ve yaşam biçimini özetleyen bir kavram ise bu çocuklar kendilerini nereye koyacaklar peki? Büyük çoğunluğu hiç namaz kılmamış, Allah’ın koyduğu ölçülere tamamen yabancılar, haram helal sınırlarını hiç tanımıyorlar. Kendilerini nasıl tanımladıklarını sorduğunuzda ise yaptıkları işi ve ait oldukları grubu öne çıkarıyorlar.

Peki, şimdiden sonra ne olacak? Öncelikle şunu ifade etmeliyiz ki, bir toplumun en büyük serveti sahip olduğu gençleridir. Gençlerini kaybeden bir toplumun geleceğe umutla bakması beklenemez. Bu nedenle öncelikle eğitim sistemini yeniden ele almalı ve çocuklarımızın kendilerini bir Müslüman olarak tanımlamalarına yardımcı olmalıyız.  

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.