23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 27°C Adana
    • 26°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Z Kuşağı (2)

Fatma Tuncer

Z Kuşağı kendini üst bir konumda değerlendiriyor. Bilgiye kısa yoldan ulaşıyor, birkaç işi aynı anda yapabiliyor. Teknolojiyi iyi kullanan bu çocuklar hayatın akışına uyum sağlayabilmek için büyük enerji harcıyorlar. Hayatları bitmek bilmeyen bir koşuşturmacanın içinde geçiyor. Hızlı hareket ediyor, hızlı tüketiyor, hızlı öğreniyorlar. Hayattan tat alma imkânları kalmıyor. Okul, ödev, iş, alış veriş derken hep bir şeyleri yetiştirmenin derdine düşüyorlar.

Köyle kent arasındaki ayırım nerdeyse ortadan kalktı. Şehir yaşamında olduğu gibi kırsal kesimlerde de çocuklar gerçek yaşamdan uzaklaşarak vaktin çoğunu sanal alemde geçiriyorlar. Artık her çocuğun bir bilgisayarı ve bir ceptelefonu var. İnsanların yerini alan bu araçlar çocukların birinci derecede yakınlık kurduğu unsurlar haline geldi.

Bugünün çocukları bilgiye kısa yoldan ulaşabiliyorlar, teknolojiyi kullanıyor ve kendilerini rahatça ifade edebiliyorlar. Özgüvenleri ve akademik zekâları yüksek fakat nedense aynı başarıyı sosyal yaşamda gösteremiyorlar. Akranları ile birlikte çalışamıyor, grup içinde uyum sağlayamıyorlar. Ben odaklı hücrelerinde tek başına yaşıyorlar.

Z kuşağında yer alan çocukların en büyük sorunu iletişim kopukluğudur. Bir genç yarım saatlik sohbetimizde duygularını şöyle anlatmıştı: “İnternet üzerinden kolayca arkadaş edinebiliyorum, onlara istediğim şeyi söyleyebiliyorum. Fakat aynı kişilerle yüz yüze geldiğimde kendimi kötü hissediyorum, ortamdan uzaklaşıp yalnızlığa çekiliyorum. Bilgisayarı kapattığımda da aynı duyguları yaşıyorum. İnternetin düğmesine bastığım anda yapayalnız kalıyorum ve kendimi çok mutsuz hissediyorum”

Sabah uyandığında ilk iş olarak e-posta adresine gelen mesajları kontrol eden, arkadaşları ile sadece sanal alemde iletişim kurabilen bu çocukların empati duyguları gelişmiyor. İnsanlarla iletişim kurarken biz değil ben duygusu ile hareket ediyorlar. Çocuklarımız teknolojinin sunduğu bu imkanları kullansınlar ve geleceğe emin adımlarla yürüsünler. Fakat para ve başarı her şey değildir. Aslolan yaşamın bütün öğelerini bir bütün olarak görebilmektir. Bunun için çocuklarımızı yetiştirirken, ahlaki değerleri merkeze almalı ve önce insan olmayı öğretmeliyiz. Unutmayalım insanlık en üst mertebedir…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.