25 Mart 2017 Cumartesi26 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 7°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • -9°C Ağrı
    • -1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 2°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,560 -0.67
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

AK Parti’nin hiçbir mazereti kalmadı

Mehmet Ocaktan

AK Parti için yeni bir dönem başlıyor. Bu dönem ‘çift başlılığın’ olmadığı, bütün yetkilerin Cumhurbaşkanı’nda toplandığı ve en önemlisi de artık icraat için hiçbir mazeretinin kalmadığı yepyeni bir dönem... Bir bakıma ‘Partili Cumhurbaşkanlığı’modelinin fiili hali yani...

Evet, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu zorunlu ayrılığa götüren süreç AK Parti’ye gönül verenlere henüz izah edilememiş olsa da, şimdilik bu faslın kapatılması gerekiyor.

Bazı siyasi tavırları, demokrasi penceremizi kirleten kabalıkları tartışabiliriz, bir vatandaş olarak bu en tabii demokratik hakkımız. Ancak 14 yıldır bu ülkede yaşayan her bir vatandaşa hiçbir ayrım yapmadan ekonomik ve demokratik imkanlar sunan ve halen de bu vizyonunu sürdüren AK Parti iktidarının en küçük bir zaaf görüntüsü oluşturmasına asla tahammül edemeyiz. Şu günden itibaren‘çift başlılık’ ve ‘uyum’ gibi arızi sorunlar ortadan kalktığına göre artık iktidarın tek işi icraat olmalıdır. “Eğer başkanlık olsaydı bunlar (terör) başımıza gelmezdi”şeklinde beyanatlar veren bakanlarımızın sözleri hala kulaklarımızda. İşte şimdi fiili bir başkanlık var, terörü hemen bitirmemek için hiçbir mazeretiniz yok.

Zira belirsizliklerin arttığı, sabah kalktığımızda ‘acaba bugün ülkede neler olacak’sorularının sıkça sorulmaya başlandığı dönemler, siyaseti de, demokrasiyi de zehirleyen bir durumdur. Dolayısıyla siyasi iktidarlara düşen en öncelikli görev, öngörülebilir, hesaplanabilir bir ortam hazırlamaktır.

***

Unutmayalım, toplumu hayatından bezdiren suistimaller, yolsuzluklar, yüksek yargının ‘hukuk tanımaz’ kararları ve ekonomik hayatın dibe vurduğu o kaos şartları AK Parti’yi doğurmuştu.

AK Parti 2002 yılında iktidara geldiğinde Tayyip Erdoğan ve arkadaşları öncelikle hukuksal zorbalıklarla mücadele ederek işe başladı, yargısal ve askeri vesayeti gerilettikçe büyüdü ve halkın desteğini kazandı.

Kongresini yapmış ve Genel Başkan’ını seçmiş AK Parti için artık yeni ama zor bir dönem başlıyor. Kabul etmek gerekiyor ki, maalesef bugün de toplumda yeni bir belirsizlik dalgası yaşanıyor.

Mesela yargıda bizzat AK Parti iktidarının kendi eliyle tasfiye ettiği o ‘Eski Türkiye’deki uygulamaların geri dönüşünü çağrıştıran görüntüler var ki bu tablodan hem demokrasimizin kalitesi, en çok da AK Parti’nin marka değeri zarar görür.

AK Parti’yi tam 14 yıl iktidarda alternatifsiz kılan ve toplum nezdinde kredibilitesini her gün daha da arttıran en önemli şey, demokratik değerleri bütün gündemlerinin en ön sırasına taşımış olmasıdır. Zira AK Parti her zaman daha fazla ekmek ama aynı zamanda daha kaliteli bir demokrasinin adresi oldu.Bunca emeğe ve demokrasi mücadelesine rağmen, eski Türkiye’ye dönüş işareti veren uygulamalar durdurulamazsa gerçekten bu hepimiz adına hüzün verici olur. Şimdilerde bir takım siyasetçilerin konuşmalarının engellenmesi, bazı sivil taleplerin korkulara endekslenmesi doğrusu demokrasi adına hiç iyi emareler değil.

***

Unutmayalım, eski Türkiye’de devlet aklı korkulara teslim olduğu için kaybetmiştir. Öyle ki ‘vesayet dönemi’ Türkiye’si demokratik gösterilerden korkmuştur, başörtülü öğrencilerin üniversitelere girmesinden korkmuştur, Kürt kimliğinden korkmuştur, İmam Hatipler’den korkmuştur, özgür düşünceden korkmuştur, Anadolu sermayesinden korkmuştur.

AK Parti iktidarının kazandırdığı en önemli özellik, ülkenin korkularından kurtulması olmuştur. Türkiye bu iktidarla herkesin düşüncesini özgürce ifade etmesine alıştı, kimliğini gizleme gereğini duymadan mesela ‘ben Kürt’üm diyebilmeyi öğrendi, şiddet içermediği müddetçe demokratik eylem hakkını rahatça kullanabilmeye alıştı, dahası emekçiler yıllarca yasaklanan 1 Mayıs’ı resmi bayram olarak kutlama hakkını kazandı. Bütün bunlar AK Parti iktidarının demokratik kazanımlarıdır.

Ancak ne yazık ki şimdi yine AK Parti iktidarı döneminde farklı bir rüzgar esiyor. Eski korkuları çağrıştıran uygulamalar bu partiye yakışan görüntüler olamaz. Türkiye toplumunun hafızasından hala tek parti döneminin uygulamaları silinebilmiş değil. Eğer bunca acılardan sonra yeniden eski günlere döneceksek vay halimize...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.