28 Mart 2017 Salı29 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:47Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:32Yatsı 20:53
    • 12°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 89.695 -0.76
  • Altın: 145,860 1.00
  • Dolar: 3,6136 0.05
  • Euro: 3,9258 0.61

Fazlası...

Haşmet Babaoğlu

"Yüzünü defalarca gerdirenlere kızıyorum" demiş Seda Sayan.
Sonra şunu eklemiş. "Surat bu! Ananın don lastiği değil ki! Fazlası tabiata aykırı!" 
Seda Sayan bu!
İlk bakışta, kendisine yöneltilen tedirgin edici bir soruyu derhal zararsızlaştırmış ve lafı kendi çapında gediğine koymuş!
Fakat durup düşünen biri için "fazlası tabiata aykırı" ifadesi akla takılıveriyor.
Azı uygun mudur?
Ya da bir yüz şu veya bu yolla gerilebiliyorsa eğer, bu imkân da tabiata dahil sayılamaz mı?
Her şeyin azının karar, fazlasının zarar olması tabiatla mı, yoksa davranışsal ahlakla mı ilgili?

***
Ben modern insanın tabiat üzerine atıp tutmalarına bayılıyorum.
Hepsi de tabiatı değil, aslında bizi anlatıyor.
İnsanı yani, insan tabiatını (fıtratını) ve elbette ondan da fazlasını dile getiriyor.
Tabiat kavramı çatışmalarımızı, endişelerimizi, kendimize karşı körlüklerimizi, hayallerimizi ve hayal kırıklıklarımızı dile getirmek için en iyi saklambaç alanı olup çıktı.
Natürel makyaj diye bir şey var mesela...
Tonla kozmetik malzemeyle makyaj yapmamış gibi gözükeceksin fakat bir yandan da hiç makyajsız haline asla benzemeyeceksin!
Hele dillere pelesenk olan o feci laf hani; "tabiatla bütünleşmek!"
Gözünüzün önüne getirin...
Sırt çantamızı, mataramızı, pusulamızı alıyoruz; en son moda "outdoors" kıyafetlerimizi giyiyoruz, rotayı ince ince hesaplıyor ve sonra dere tepe yürüyüşe çıkıyoruz. Niçin? Tabiatla bütünleşmek için...
Oysa insan böyle bir yürüyüş boyunca her adımında tabiattan ayrılıyor. Neden? Çünküetrafına yönelttiği her bakış kültürünün derinliklerinden geliyor.
***
Tabii en acıklı yanımız da...
Bütün meselelerimizi "görüntü" alanına hapsetmiş olmamız.
Fit bir bedeni, kırışıksız bir yüzü nasıl şiddetle istiyorsak, "ormanların içindeki gümbürtü"den de o kadar uzak kalmak istiyoruz.
Bütün istediğimiz...
Şık ve çekici bir fotoğraf olarak insan.
Ve tehlikesiz, ferahlatıcı bir manzara olarak tabiat.
Fazlası?..
Fazlası günümüz insanının endişeli ruh dünyasına aykırı!
(NOT: Lacivert Dergisi haziran sayısının dosya konusunu "Tabiat"a ayırdı. Orada bu konuyu işleyen birbirinden ilginç makaleler bulacaksınız, eminim.)
***
NOT DEFTERİ

Amerikan rüyası yüksek kontrastlı bir görünüm arz ediyor. Yalnızca kazananlar ve kaybedenler var artık. Rüya, göz açıp kapayıncaya kadar kâbusla buluşuyor.
Bitap düşmüş hayaller yere çakılıp çakılıp da bir korku filmindeki canavar misali tekrar dirilip ayağa kalktıkça, iniş çıkışlar arasında yalpa vurup duruyoruz. K.STEWART (Sıradan Duygulanımlar)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.