20 Ocak 2018 Cumartesi3 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:21İkindi 15:50Akşam 18:12Yatsı 19:36
    • 3°C Adana
    • 6°C Adıyaman
    • -7°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • -5°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 4°C Aydın
    • -1°C Balıkesir
  • BIST: 115.147 -1.46
  • Altın: 163,214 1.40
  • Dolar: 3,8058 0.95
  • Euro: 4,6547 0.85

Reis

Engin Ardıç

Bugün pazar, bol vaktiniz var. Gelin şu konuyu bir daha toparlayalım ve sindire sindire, düşüne düşüne okuyalım:
Başkanlık sisteminde başkan, gene cumhurbaşkanıdır.
Yani padişahlık falan yok!
Bazı kişiler sanki o başkan "cumhurbaşkanı olmayacakmış da başka bir şey olacakmış"gibi bir hava yaratıyorlar. Yaratmak istiyorlar.
Buna eski dilde "reis-i cumhur', daha sonraları da "cumhurreisi" denirdi. Hani Teşrin-i Evvel'i İlkteşrin yapmaları gibi.
Yani, halkın oyuyla da seçilse, meclis de seçse, o zat cumhurreisidir.
Bazı kişiler bu "reis" tanımıyla dalga geçiyorlar.
Atatürk de reisti, İnönü de. O zamanlar bununla dalga geçmeye de "petka" isterdi...
"Reis" zaten Arapça "başkan" demektir yahu!
Başkanlık sisteminde ayrıca bir de başbakan yoktur, çünkü ayrı bir başbakana gerek yoktur. Başbakanlık etmek de başkanın görevleri arasındadır, iki makam birbiriyle kaynaştırılmıştır. Seçmen bir anlamda "başbakanını da" doğrudan seçmektedir.
Başkanlık sisteminde hükümet, bazılarının pek özledikleri gibi öyle "haftalar sonra" değil, hemen, belki de seçimin akşamına kurulur, çünkü başkanın kafasında hazırdır ve üstelik beyan da edilmiştir. Seçmen, kimi başkan seçerse kimin bilmemne bakanı olacağını da önceden bilir, uygulayacağı programı da. Kimse "bakan-toto" oynamaz.
Hükümetin meclisle hiçbir ilgisi yoktur, ne güvenoyu vardır ne de gensoru.
Ne bir mebus bakan olabilir, ne de bir bakan mebus.
Çünkü hükümet, "başkanın belli konularda bir yardımcılar heyetidir" neticede... Ayrıca başkanın bir de "danışmanlar ordusu" vardır tabii. Bunlar bir "icraat görevlileri" topluluğu olurlar.
Yani, yasamayla yürütme birbirinden iyice ayrılmıştır.
Başkan, istediği bakanı her an değiştirebilir, başarısız olanı gönderir, başarılı olacağı getirir. Bunun için meclise danışmaz.
Başkanlık sisteminde erken seçim yoktur. Vatandaş zırt pırt sandık başına gitmez, "sıktı be" demez.
Beş yıl (ya da dört yıl, anayasa ne diyorsa artık) kimse başkanı düşüremez.
Başkan da meclisi dağıtamaz.
Meclis de erken seçime gidemez.
Herkes kendi işine bakar.
"Kuvvetler ayrılığı" budur.
Asıl bugünkü sistem, yani hükümetin meclisin içinden çıkması, yani bir kişinin hem bakan (yani yürütme üyesi) hem de milletvekili (yani yasama üyesi) olması, o kuvvetler ayrılığı ilkesine, yani demokrasiye aykırıdır!
Yaaa, bunu hiç düşünmüş müydünüz?

***

GÜNÜN İNCİSİ

"Üçüncü köprü için milyonlarca ağaç kesildi, mevsimler sapıttı."
Berna Laçin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.