24 Ocak 2017 Salı25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:54Akşam 18:18Yatsı 19:42
    • 3°C Adana
    • -4°C Adıyaman
    • -5°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • -5°C Amasya
    • -11°C Ankara
    • 3°C Antalya
    • -7°C Artvin
    • 6°C Aydın
    • -1°C Balıkesir
  • BIST: 83.048 -0.02
  • Altın: 146,881 0.24
  • Dolar: 3,7605 -0.81
  • Euro: 4,0391 -0.24

Elinden ve Dilinden

Erbay Kücet

Peygamberimiz Müslüman’ı “Elinden ve dilinden başkalarının salim olduğu kimse” olarak tanımlamıştır. Zarar vermemek ve zarara zararla karşılık vermek de dinimizin esaslarındandır. İnsan, dünya hayatında bazı haksızlıklara maruz kalabilir. Bu durumda bir insanın hakkını araması ve uğradığı zararın giderilmesine çaba sarf etmesi en doğal görevidir. Fakat kendisine haksızlık yapanlara karşı sürekli bir kin ve düşmanlık hissi beslemesi dinimizce hoş karşılanmamıştır. Öfkeye hâkim olmak Kur’an’da takva sahibi insanların özelliklerinden sayılmıştır. Atalarımız, “Öfkeyle kalkan zararla oturur” demişlerdir. Çünkü bir anlık öfke yıllar süren pişmanlıklara yol açabilir. Kan davalarında olduğu gibi, kin ve intikam duygusu sadece bir kişinin değil, pek çok ailenin hayatını zindan eder. Düşmanlıklar nice ocaklar söndürür. Bu yüzden, yeri geldiğince affedici olmak, af ve merhameti sınırsız olan Rahman’ın kullarına en çok yakışan davranıştır.

Kendinizi nasıl savunacağınızı, yani fazla hoşgörü ve pasiflikten kaçınmayı, öğrenmelisiniz. İnsanî değerlerin altüst olduğu, insanların itişip-kakıştığı, tahammülsüzlüğün kin ve nefrete dönüştüğü asrımızda en çok muhtaç olduğumuz kavramlardan biri de ‘hoşgörü’dür. Hoşgörü, yanlış anlaşıldığı zaman istismarı kolay olan bir kavramdır. Sevgiyle mayalanmış, yumuşak ve sıcak bir kavram olan hoş görmek, iyi karşılamak, ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı olmamak, affedici olmak anlamlarını da çağrıştırır. Hoş görmek, affedilebilecek kusurları arama mantığından uzak kalarak, düzeltme hususunda Allah’ın kullarına fırsat tanımayı ve samimi bir niyetle yardımcı olmayı gerektirir. Yoksa kötülüğe teşvik edici bir hoşgörü, hiçbir zaman hoş değildir. Allah:“Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler” (Al-i İmran S. 134) ayetiyle müminleri bu konudaki başarılarından ötürü övmektedir. Hoşgörü konusunda Hz. Muhammed (S) en güzel örnektir. Müslümanlar, sadece kendi din kardeşlerine değil, diğer dinlerden olanlara da hoşgörülü davranmak zorundadır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.