23 Eylül 2017 Cumartesi3 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:19Güneş 06:45Öğle 13:04İkindi 16:26Akşam 19:09Yatsı 20:28
    • 30°C Adana
    • 29°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 28°C Ağrı
    • 23°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 104.123 0.12
  • Altın: 145,971 0.37
  • Dolar: 3,4910 -0.49
  • Euro: 4,1702 -0.46

Elinden ve Dilinden

Erbay Kücet

Peygamberimiz Müslüman’ı “Elinden ve dilinden başkalarının salim olduğu kimse” olarak tanımlamıştır. Zarar vermemek ve zarara zararla karşılık vermek de dinimizin esaslarındandır. İnsan, dünya hayatında bazı haksızlıklara maruz kalabilir. Bu durumda bir insanın hakkını araması ve uğradığı zararın giderilmesine çaba sarf etmesi en doğal görevidir. Fakat kendisine haksızlık yapanlara karşı sürekli bir kin ve düşmanlık hissi beslemesi dinimizce hoş karşılanmamıştır. Öfkeye hâkim olmak Kur’an’da takva sahibi insanların özelliklerinden sayılmıştır. Atalarımız, “Öfkeyle kalkan zararla oturur” demişlerdir. Çünkü bir anlık öfke yıllar süren pişmanlıklara yol açabilir. Kan davalarında olduğu gibi, kin ve intikam duygusu sadece bir kişinin değil, pek çok ailenin hayatını zindan eder. Düşmanlıklar nice ocaklar söndürür. Bu yüzden, yeri geldiğince affedici olmak, af ve merhameti sınırsız olan Rahman’ın kullarına en çok yakışan davranıştır.

Kendinizi nasıl savunacağınızı, yani fazla hoşgörü ve pasiflikten kaçınmayı, öğrenmelisiniz. İnsanî değerlerin altüst olduğu, insanların itişip-kakıştığı, tahammülsüzlüğün kin ve nefrete dönüştüğü asrımızda en çok muhtaç olduğumuz kavramlardan biri de ‘hoşgörü’dür. Hoşgörü, yanlış anlaşıldığı zaman istismarı kolay olan bir kavramdır. Sevgiyle mayalanmış, yumuşak ve sıcak bir kavram olan hoş görmek, iyi karşılamak, ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı olmamak, affedici olmak anlamlarını da çağrıştırır. Hoş görmek, affedilebilecek kusurları arama mantığından uzak kalarak, düzeltme hususunda Allah’ın kullarına fırsat tanımayı ve samimi bir niyetle yardımcı olmayı gerektirir. Yoksa kötülüğe teşvik edici bir hoşgörü, hiçbir zaman hoş değildir. Allah:“Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler” (Al-i İmran S. 134) ayetiyle müminleri bu konudaki başarılarından ötürü övmektedir. Hoşgörü konusunda Hz. Muhammed (S) en güzel örnektir. Müslümanlar, sadece kendi din kardeşlerine değil, diğer dinlerden olanlara da hoşgörülü davranmak zorundadır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.