28 Mart 2017 Salı1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:47Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:32Yatsı 20:53
    • 18°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 146,281 0.29
  • Dolar: 3,6195 0.16
  • Euro: 3,9306 0.12

Hırvatistan yenilgisi ve eğitim

Ahmet Taşgetiren

Yola en güncelinden başlayarak çıkalım: - Acaba Milli Takımımızın Hırvatistan yenilgisinin eğitimle bir ilgisi var mı?

Bir soru daha:

- Acaba Aziz Sancar’ın kimya alanında Nobel ödülü almasından dolayı yaşadığımız sevinç de Milli Eğitim’le ilgili mi?

Bir soru daha:

- Başbakan Binali Yıldırım, TEOG sınavında birincilik kürsüsüne çıkan Muşlu öğrencileri makamında kabul etti ve kutladı. Bu özel kabulü de Milli Eğitim’le alakalı mı?

Kuşkusuz bunların hepsi ve daha fazlası, Milli Eğitim alanını ilgilendiriyor ve aslında yeterince başarılı olamadığımız bir alanda hem hüzünlerimizin hem hasretlerimizin yansıması oluyor.

Ak Parti 13.5 yıldır iktidarda. Soruyorum:

- Acaba okullarda sağlıklı bir spor eğitimi gerçekleştirilmiş olsaydı, halen 17 milyon gibi müthiş bir genç nüfusu barındıran ilk-orta öğretim alanından, farklı spor alanlarında ve bu arada futbolda yıldızlar takımları çıkarılamaz mıydı?

Aziz Sancar’ın Nobel ödülü almasına sevindik, Sayın Cumhurbaşkanı dahil herkes Aziz Sancar’ı kutladı, neden? Çünkü bu tür yıldız insanlara özlem duyuyoruz. Hem sadece Türkiye değil, belki bütün İslam dünyası özlem duyuyor. Çünkü “Adam kıtlığı” diye bilinen Kaht-ı Rical, Osmanlı’dan bu yana İslam dünyasının kangrenleşmiş sorunu.

Muşlu çocuklar... Karların arasından yüzünü gösteren kardelenler. Terörün içinden zirvelere çıkabilme timsalleri.

Bizim böyle 17 milyon çocuğumuz var, emek verilirse 17 milyonu da zirvelere tırmanma potansiyeli taşıyor.

Ak Parti’nin “Eğitim karnesi”, yani 14 yıldan beri Türkiye’nin eğitim politikalarına biçim verme sorumluluğu üstlenen bir siyasi partinin başarı değerlendirmesi... Nasıl, Muşlu Ezgi, Zeynep ve Ali Kemal’in terör bataklığının içinden zirvelere çıkışı gibi bir başarıdan söz edebiliyor muyuz?

Binali Yıldırım Hükümeti ile 6’ncı bakan değişimine tanık olduk Milli Eğitim’de.

Şaşırdınız mı?

Ben çok şaşırdım.

Hayır İsmet Yılmaz’ın Milli Eğitim’de başarı şansını sorgulama duygusuyla değil. Sayın Yılmaz Milli Savunma Bakanlığı yaptı ve bu hassas bakanlığı problemsiz bugünlere getirdi. Sivil - Asker ilişkileri adına çok zor zamanların yaşandığı 14 yıl içinde Bakan olarak İsmet Yılmaz, herhangi bir sorunun kaynağı olmadı. İsmet Yılmaz ayrıca Ak Parti misyonuna bihakkın vakıf, misyon heyecanı bulunan bir insan da.

Merak ediyorum, medyada siyasi analiz yapan insanlardan herhangi biri Milli Eğitim’de böyle bir değişikliği bekliyor muydu?

Milli Savunma’dan Milli Eğitim’e transfer edivermek... Bu kadar kolay bir iş.

6 bakan da böyle kolay değişti demek ki.

Başka hiçbir bakanlıkta 6 bakan değişimi olmadı.

Milli Eğitim’de 14 yıl içinde önemli işler olmadı mı?

Oldu. Çok önemli şeyler oldu. 28 Şubat operasyonunun Eğitim alanındaki tahribatı, özellikle İHL ve meslek liseleri ile ilgili tahribatı ortadan kaldırıldı. Hiç şüphesiz bu, devrim çapında bir icraattır. Şunu da söyleyeyim: İHL alanı da henüz yetiştireceği insan kalitesi açısından bir sınav alanı halindedir.

Ancak “Türkiye’nin eğitim sorunu” dediğimiz hadise, çok çok daha kapsamlı bir “Gelecek inşası” meselesidir.

İlköğretimden, hatta okul öncesi eğitimden üniversiteye ve akademik alana uzanan süreçte neredeyse ülke nüfusunun yarısı bulunuyor. Soru şu: 6 Bakan değişimi, aynı zamanda Ak Parti’nin henüz Milli Eğitim Bakanını bulamadığı anlamına da gelmiyor mu? Ve bu, 2023, 2053, 2071 vizyonunu seslendiren, yani önünde bir “Gelecek inşası” hedefi bulunan bir siyasi kadro için ihmal edilemez bir zaaf değil mi? Hangi bakan hangi vizyonla geldi oraya ve neyi ne kadar gerçekleştirerek oradan ayrıldı? Yoksa bu iş gerçekte bürokrasi ile gidiyordu da, bakanlar orada bulunsun diye mi tayin ediliyordu?

İçimdeki soru şu:

- Kaç zamanda kaç Aziz Sancar çıkaracağız? Kaç Elmalılı Hamdi Efendi?

Hangi Avrupa veya Dünya kupasında milli takımımız maçlara çıkarken içimizde zafer yenilgiden daha çok yer tutacak?

Bence Ak Parti’nin en büyük imtihanı Eğitim alanındadır ve şu ana kadar en başarısız olduğu alan da budur. Bir de Kültür alanı...

İnsan sermayemizi nitelikli hale getirme davasında çok yol alınmadı vesselam.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.