27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 36°C Adana
    • 39°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 40°C Amasya
    • 35°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 39°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 34°C Balıkesir
  • BIST: 108.403 1.12
  • Altın: 143,207 -0.11
  • Dolar: 3,5298 -0.66
  • Euro: 4,1286 -0.06

Durun imzalamayın!

Yavuz Dağ

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen bakanlar kurulu toplantısından sonra resmen açıkladı. İsrail’le 26 Haziran’da anlaşma imzalanacak.

Gelin burada elimizi vicdanımıza koyalım ve dürüstçe bir durum tespiti yapalım. İsrail’le ilişkilerde Mavi Marmara Katliamını milat olarak kabul ederek Müslümanca bir muhasebe yapalım.

1-İsrail’le Türkiye’nin Mavi Marmara Katliamı öncesindeki ilişkisi neydi, 26 Haziran’dan sonra nasıl olacak?

2-Gazze’de Mavi Marmara Katliamı öncesi durum neydi 26 Haziran’dan sonra hangi noktaya gelecek?

İlk maddeden başlayarak hatırlayalım. İsrail uluslararası sularda insani yardım taşıyan Mavi Marmara’ya saldırmadan önce de Gazze abluka altındaydı ve ambargo uygulanıyordu. İnsani yardımlar ise yine Aşdod Limanı’nda İsrail kontrolünden geçtikten sonra Gazze’ye ulaştırılabiliyordu.

Abluka altındaki Gazze, o zaman da kıt kanaat İslam dünyasından gelen yardımlarla ayakta kalabiliyordu. İsrail zulmüne karşı kendilerini savunma hakları asla yoktu. Filistin topraklarını işgal eden İsrail, her türlü haksızlık ve hukuksuzluğu sürdürüyordu. Her geçen yıl da zulmünü artırıyordu.

Şunda hiçbir şüphe yok: İsrail Kudüs de dahil olmak üzere Filistin topraklarını kendi malı olarak görüyor. Bu yüzden Gazze’yi abluka altında tutuyor.

Gelelim Mavi Marmara Katliamı sonrasına…

Hatırlarsak Mavi Marmara Katliamından sonra Türkiye’nin en önemli şartı Gazze’ye olan ablukanın kaldırılmasıydı.

Diğer maddeler faso fisodur…

Telefonda özür vs. kamuoyunun gazını almadan başka hiçbir işe yaramayan geçiştirme malzemesinden başka bir şey değildir. Anlaşma metnine konulmadıkça, açıkça deklare edilmedikçe İsrail özrü yok hükmündedir.

Tazminata gelince… Bir insanın kanını, canını, hayatını karşılayabilecek hiçbir ekonomik değer yoktur. Kıyamete kadar da olamayacaktır.

İsrail’in 10 vatandaşımızın kanını akıtarak gerçekleştirdiği katliamın bedelini nasıl ödeyeceği ise şanlı tarihimizde ayrıntılı biçimde yazmaktadır.

Sonuç: En iyimser bakış açısıyla söylemek gerekirse; 26 Haziran’da imzalanacak antlaşmayla Mavi Marmara Katliamının öncesine gidilmiş olunacaktır. Eski şartlara dönülecektir. Kötümser bakış açısıyla bakarsak; Durum daha da geriye gidecek, İsrail ablukası resmiyet kazanacaktır. Türkiye attığı imza ile resmen ablukayı kabullenecek, Gazze’ye girecek her mal İsrail kontrolünden geçecektir. Yani Gazzeliler yine savunmasız biçimde kurbanlık koyun gibi İsrail saldırısının geleceği günleri bekleyecektir.

Peki "ambargonun yumuşatılmasının hiç mi değeri yok?" diye sorarsanız.

Açık söyleyelim…

Bana göre, günü gelince İsrail jetleri tarafından; yakılıp, yıkılacak, darma dağın edilecek, çimento, un, şeker, kireç ve briketin hiçbir değeri yoktur.

Hepimiz vebal altındayız…

İş işten geçmeden bu yoldan dönmeliyiz.

Ben vazifemi yapıyorum ve uyarıyorum.

“Bir kez daha düşünün ve durun imzalamayın” diyorum… 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.