30 Mayıs 2017 Salı5 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:33Güneş 05:28Öğle 13:09İkindi 17:05Akşam 20:36Yatsı 22:22
    • 26°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 21°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 97.651 -0.08
  • Altın: 145,042 -0.43
  • Dolar: 3,5684 -0.27
  • Euro: 3,9748 -0.63

Geldik mi yola?

Kemal Belgin

Ne dedik, ne yazdık! Dedik ki; Milli Takım’ın ön kenarları, şimdilik sadece Volkan Şen ve Emre Mor’la kurulur... Dedik mi? Dedik! Güç olarak, formasyon olarak bizim daha çok kontraya dayalı oynamamız gerekmez mi? Herhalde! Almanya gibi, İspanya gibi rakibin üzerine oturmamız mümkün mü? O zaman, ofsayt işini henüz çözememiş olmasına rağmen, Burak bu oyunun son adamı değil mi? Peki ya ortası? Şimdilik Selçuk ve takımında çok az oynayan Ozan’la önce geri dörtlü  savunma desteği, sonrası pozisyona bağlı ön liberolar. Keşke bir hakiki stoper olsa da Topal yerine geçse... Neyse... Peki, uç ekiple ön liberolar arası kim? Bu haliyle Arda olamaz. Acaba Almanya’daki alışkanlığı ile Hakan Çalhanoğlu olmaz mı? Orada bu maçta da hâlâ çözümsüzüz.
Çek takımı, bizim teknik kapasitemizde değil ama bizden daha canlı, daha fiziki güçlü... Kontraya çıkmada etkili değiller, rakibin üzerine oturduklarında da çaresiz. Bizim takım ise Volkan Şen ve Emre ile doğru, Burak’la tamamlayıcı ama ortada çoğu zaman rakibe karşı hep mağluptuk. Selçuk ve Ozan genelde hep korucu rolündeydiler. Bir güzel gol bulduk. Organize atakla... Ama sonra? Cılız cılız gittik. İkinci gol, Topal’ın servisi sırasında ofsayttayız. Ama ya rakip? Kaleci Volkan Babacan’ı hor görüp, diğer Volkan’ı yazıp çizen yorumcu, yazar ne kadar ahkâm kesici varsa hepsi rezil olmuşlardır. Bu maçı resmen Volkan Babacan kurtarmıştır. Tıpkı Hırvat maçında beşlik maçı sadece 1-0’da tuttuğu gibi. Tabii ki direklerin de yardımı ile...
Ben bu yazıyı yazdığımda daha diğer grupların akıbeti belli değil... Akşam belli olacaktı. Yani biz devam mı edecektik, yoksa dönecek miydik? Yok devam etme durumuz olursa, teknik direktörümüz yine çıkıp oraya buraya sallayacak mıdır? Futbolcular arasında bazı tatsız ortamlar devam mı edecektir? Var mı bu kupada bizim gibi durumlara düşmüş ekipler? Ruslar, Çekler, hatta bizim eleme grubunun lideri İzlanda dâhil... Demek ki bizim temelde bir arızamız var. Ne mi? İşler kötü gittiğinde hemen yeni hedefler bularak sallamak gibi...
Prim meselesi mi? Çok iyi hatırlarım, 1998’de Fransa Dünya Kupası’nı kazandığında futbolculara, görevli öteye beriye, toplam 90 milyon dolar prim dağıtılmıştı. Sormuştum; peki gruptan çıktığınızda ne aldınız diye, o da ne demek diye cevap vermişlerdi... Hani bunu da bizim malum prim meselesi için yazdım. Biz çok milliyetçiyiz ya...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.