17 Ocak 2017 Salı19 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:47Akşam 18:10Yatsı 19:35
    • 13°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 7°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 82.248 0.66
  • Altın: 147,416 0.04
  • Dolar: 3,7690 -0.95
  • Euro: 4,0357 0.00

Çaktırmadan sersemleştirilmek!

Haşmet Babaoğlu

Olacak şey değil ama oluyor!
Hem "artık her şeyi biliyoruz" diye sırtımız yalandan sıvazlanıyor, hem de gündelik hayatımıza dair en basit becerilerden bile yoksun olduğumuza inanmamız isteniyor.
Artık anneliği bilemiyoruz, babalığı bilemiyoruz, beslenmeyi bilemiyoruz, yatmayı bilemiyoruz, kalkmayı bilemiyoruz, çalışmayı bilemiyoruz.
Hepsini başta öğrenmemiz isteniyor.
Gençlere bakın, anlarsınız; artık becerdiğimiz(!) tek şey ölesiye sıkılmak.
Gençler en tabii becerilerini bile kaybetmiş yetişkinlere dönüşüyor ve bunu normal bir şey gibi karşılıyoruz. Üstüne üstlük bunu "gelişme" olarak görenler var.
Böylece "doğru annelik", "iyi babalık", "sağlıklı beslenme", "başarılı kariyer" yollarını öğreneceğimize inanıyorlar.
Sonuçlar iyi mi peki? Hayır!
Sonuçlar ortada...
Yaygın tatminsizlik ve eğitimle yükselen beceriksizlik!
Nasıl böyle olduk yahu, bu saçmalıktır diyen; bu işin içinde bir "numara" var diye kuşkulanan ise kalmadı.

***
Nereden bu konuya geldim, diyeceksiniz.
Ramazan bitti, bayram geldi ya...
O günler boyunca dikkatinizi çekti mi bilmem.
Birdenbire gazetelerde, tv'lerde, ev sohbetlerinde "Bayramda nasıl beslenmemizgerektiğini" anlatan uzmanlar peydah oluverdiler.
Meğer yüzyıllardır oruçtan çıkmayı bilemiyormuşuz!
Hemen mide fesadına kapılıyormuşuz!
İki parça tatlı görünce bir ay edebiyle kendini tutmayı bilen insanların gözü dönüveriyormuş!
Uzun uzun ve ciddi ciddi anlattılar bunları.
Babaannemizin su böreğinden sadece küçücük bir dilim, halamızın dolmasından sadece bir tane, teyzemizin sütlacından sadece yarım kâse yemeliymişiz.
Bir de öyle "çok bilmiş"ler ki, böyle yaparsak teyzemizi, kırmadan en doğru "bayramdiyeti"ni gerçekleştireceğimizi söylemeyi ihmal etmediler.
Gülünç aslında.
Sen o kâseyi yarım bırakacaksın da teyzen kırılmayacak, sütlacı beğenmediğine inanmayacak ha!
***
Esas mesele beslenme, bayram, sütlaç falan değil tabii...
Mesele sersemleştirilmemiz...
Geçmişimizden, tecrübelerimizden, kültürlerimizden, dahası bizzat kendimizden kopartılmamız.
Beslenme uzmanları, annelik koçları ve pedagoji uzmanları, yaşam koçları falan olmasa kolunu bile kıpırdatması hata sayılacak bir insan tipi yaratılacak bu gidişle...
Sonrası ne olur, arkası hangi konulara dayanır, siz düşünün artık.
Ciddi konu! En güncel siyasi gelişmeler kadar ciddi!

***

AYNA

Sahip oluş yoktur, sadece oluş vardır. Son nefesi vermeyi özleyen oluş.
KAFKA

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.