23 Mayıs 2017 Salı26 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:41Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:30Yatsı 22:13
    • 16°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 96.400 1.32
  • Altın: 144,302 -0.16
  • Dolar: 3,5616 -0.74
  • Euro: 4,0009 -0.40

'Üçüncü taraf' niye MHP'ye karışıyor?

Servet Avcı

Bizde iktidar denilen şey, sağın kendi arasında paslaştığı, bazen de köşe kapmacayla bir süreliğine ele geçirdiği kavramdı…

Solun (ona da ne kadar sol denirse) fazlaca şansı hiç olmadı, olamadı, olamazdı… CHP, ya 'tek parti'yken iktidar olmuş veyahut da darbe/muhtıra sonraları…

27 Mayıs darbesinden sonra ancak iktidar ortağı olabildi CHP… 10 Kasım 1961'de İsmet İnönü koalisyonun Başbakanıydı…

Bir sonraki CHP'li hükûmet de 71 muhtırasıyla gelecekti… Başbakan Demirel istifa etmiş, CHP'de ise İnönü-Ecevit çekişmesi Ecevit lehine sonuçlanınca 1973 seçimleri CHP'yi yüzde 33'le birinci parti yapmıştı… Kıbrıs zaferinin etkisi 1977 seçimlerine de yansımıştı ve merkez solun iktidar hikâyesinin hepsi o kadardı…

***

80'li yıllar klâsik hezimet yılları oldu merkez sol için… 'İnançlara saygı' dedi olmadı… PKK'nin o dönemki siyasî kanadı HEP'le ittifak yaptı olmadı… 'Daha çok sol ideoloji' dedi olmadı… Sağa açılmayı denedi olmadı… Kemalizmden kısmen uzaklaşmayı denedi yine olmadı…

1987 seçimlerinde SHP'nin aldığı oy yüzde 24… 1991'de HEP'le yapılan ittifakın topladığı oy ise daha geride, yüzde 20'de kaldı…

1994 mahalli seçimleri tam bir dramdı merkez sol için… SHP, CHP ve DSP'nin ayrı ayrı girdikleri seçimin sonunda toplam oyları ancak yüzde 25'i bulmuştu…

CHP ve SHP birleşti ama 1995 seçimlerinde ülke barajını kıl payı aştı… O seçimde DSP'nin aldığı oy yüzde 14.6'ydı…

1999 seçimlerinde Ecevit'in DSP'si seçimlerden birinci parti çıkmış olsa da oy yüzdesi ancak 22'ydi, CHP baraj altında kalmıştı… O Meclis'te başka formüller varken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Tansu Çiller ve Recai Kutan dinlensin" açıklamasıyla hükûmet seçenekler teke inmişti… Bahçeli kendisinin Başbakan olabileceği Meclis aritmetiğini yok saymış, Ecevit'in Başbakanlığının önünü açmış, koalisyon kurulmuştu…

***

Sonrası mâlûm… CHP hep o 20-25 aralığındaki yerine mahkûm oldu… İktidarın başarısı veya başarısızlığı o rakamları yerinden pek oynatamadı… Çakılı olduğu parselden pek kıpırdayamadı, kıpırdayabilecek gibi de görünmüyor…

CHP iktidar için demokratik anlamda bir tehdit oluşturmuyor, tam tersine mâzisi dolayısıyla -haklı haksız- AKP'nin millete gösterdiği korkutucu bir 'kötülük objesi' olarak iş görüyor… İktidar kendi pozisyonunu parlatmak için sürekli 'tek parti dönemi' uygulamalarını 'mukayese alanı' olarak kullanıyor, kısmen de DSP-MHP-ANAP'tan oluşan 57. Hükümeti tabii…

İktidar öylesine başarılı bir propaganda alanı oluşturdu ki, CHP'nin varlığı, büyük kitlelerin gözünde AKP'ye daha fazla hatta limitsiz kredi vermeyi meşrû hâle getiriyor… Onlarca yılın birikimi olan 'yerli-yersiz endişe' iktidar tarafından bugünlere taşınıyor acımasızca istismar ediliyor… Zaten var olan kemikleşmiş algılar yüzünden CHP ne uzuyor, ne kısalıyor… Bu hâliyle de iktidarı demokratik tehdit oluşturmaktan ziyade siyasette 'demokratik fon'u tamamlamaya yarayan etkisiz figür olarak kalıyor…

***

MHP'nin önemi tam da burada başlıyor işte… Japonya gibi, Malezya gibi ömrü yarım yüzyıla doğru uzanabilecek bir parti/cephe iktidarı var Türkiye'de… Farkındaysak, insanlar uzun yıllardır seçimlerde kimin birinci parti olacağını tartışmayı unuttular… Tartışılan tek konu, AKP'nin yüzde kaçla birinci olacağı… Sanki hiç bitmeyecek bir iktidarın varlığı beğenen veya beğenmeyen insanların şuur altlarına her geçen gün daha fazla yerleşiyor…

MHP, bugünkü şartlarda bunun için en önemli parametre… CHP'nin oluşturamadığı demokratik tehdidi oluşturabilecek tek parti… Bütün kavga bunun için… Bütün kavga "MHP'de değişim olursa, bu değişim başka hangi taşları yerinden oynatır, kimlerin statüsü sarsılır?" sorusunun bilinen cevabıyla ilgili… İşte bunun için bu mücadelenin 'iki taraf'ı yok, 'üç taraf'ı var… İşte bunun için 'üçüncü taraf' bu mücadeleye muktedirlikten devşirdiği bütün güçleriyle, topuyla tüfeğiyle girmiş durumda… İşte bunu için MHP'nin derdi 'üçüncü taraf'ı gerdi!..

Aslında şaşırılacak bir durum da değil… 'Üçüncü taraf' iyi biliyor ki, MHP'de bir şey değişirse, sadece MHP'de değil, Türkiye'de çok şey değişir… Kaybedecek çok şeyi olanların, bu işi hayat-memat meselesi olarak görmesi çok normal ama bunu sadece kendileri görmüyor, işin ümit verici tarafı MHP tabanı da görüyor…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.