24 Mayıs 2017 Çarşamba27 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 12°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 97.717 1.37
  • Altın: 143,837 -0.29
  • Dolar: 3,5683 0.19
  • Euro: 3,9936 -0.18

Cici beyler alınmış!

Abdulkadir Özkan

Cici beyler alınmış! 
ÜLKEMİZDE ne zaman bir darbe ya da olağanüstülük yaşansa akla hemen ABD gelir. Bir başka ifade ile bu darbe ve olağanüstü halin ortaya çıkışında ABD’nin rolü tartışılır. Özellikle darbeler öncesinde darbecilerden bir ya da bir kaçının ABD’ye gittiği, orada bir takım görüşmeler yapıp geldikten sonra darbenin ortaya çıktığı, kimi zaman ABD’nin darbeyi planladığı tartışılır. Bu tartışmalar ne kadar doğrudur, bu hiçbir zaman netlik kazanmaz. Ama her olağanüstü dönemde, ateş olmayan yerden duman çıkmaz atasözümüz gereği ABD’nin adının geçmesinin de tesadüf olamayacağı gibi ülkemizdeki bir takım ABD karşıtlarının uydurması olduğunu düşünmek ve söylemek de yanlış olur. Sadece darbelerin arkasında yada içinde ABD’nin bulunduğu iddiaları da değil, darbelerin ardından kurulan siyasi partilerin hangilerinin seçime girip giremeyeceklerinin de ABD’den gelen sinyalle yakından alakalı olduğu yıllar yılı tartışıldı.
Ülkemizde yaşanan darbe ve darbe girişimlerinin yönetim tarzını ve insanımızın kültürel değerlerini Batı tarzına yaklaştırmak, hatta uydurmak hedefine yönelik olduğu biliniyor. Söz gelimi 28 Şubat sürecinde mevcut hükumetin baskı ve zorlamalarla işbaşından uzaklaştırılmasının ardından oluşturulan koalisyon hükumetinin özellikle eğitim alanında attığı adımlar hatırlandığında ne demek istediğim anlaşılacaktır. Kısacası, ABD ve ülkemizdeki Batı’nın arsız âşıkları eliyle bazen bir takım askerler ve sivillerin işbirliği ile ülkemiz hep köklerinden kopartılarak Batı değer yargıları içinde eritilmesi için hamleler yapılmıştır. Bu arada, ülkemiz başta olmak üzere bölgemizde etkili Müslüman ülkelerde İslam anlayışını değiştirmeye yönelik Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında uygulamaya konulan Ilımlı İslam anlayışının da ana hedefinin toplumumuzu tepkisizleştirmek hedefine yönelik olduğunu söylemek hayal kurmak değil, gerçeğin dile getirilmesidir. Bu tür projelerin hayata geçirilmesi için sömürgeciler her kesimden kullanılmaya müsait insanlar bulmuşlardır. Bunlar bazen asker bazen siyasetçi, bazen de akademisyen ve hukukçular arasından çıkmıştır.
Batıcılar toplumumuzu istedikleri doğrultuya çekmek için her dönemde bir takım sun’i tehlikeler icat etmişler ve toplumu bu tür tehlikelerle korkutarak istedikleri çizgiye çekmekte kullanmışlardır. Uzun yıllar toplumun büyük bir kesimi komünizm öcüsü ile korkutularak özellikle ülkeyi yönetenler sığınak olarak ABD, NATO ya da AB’nin kanatları altını görmüşlerdir. Ne var ki, komünizm bitip Sovyetler dağıldı derken devreye yeni bir düşman ve tehlike sürülmüştür. Bu yeni tehlike İslam olarak takdim edilmiş, bir takım kuş beyinliler ya da Batı’nın azat kabul etmez köleleri hemen bu yeni düşmana (!) karşı mücadeleyi asli iş edinmişlerdir. Yaptıklarının kendi kültür ve inanç değerleri ile savaşmak, insanımızı kimliksizleştirmek anlamına geldiğini bilerek ya da bilmeyerek emperyalistlerin gönüllü hizmetçisi olmuşlardır. Kısacası ABD ve AB ülkeleri ülkemize belirledikleri konuma ters gelişmeler olduğunda önce  bir takım karışıklıklar tetiklemiş, uykudaki terör örgütleri harekete geçirilmiş, toplum endişeye kapılmaya başladığında da siyasete müdahale devreye girmiştir. Son darbe girişimini de bu çerçevede ele almak yanlış olmaz. Darbe girişiminin hemen ardından yönetici, akademisyenler ve medya mensupları arasında darbenin arkasında ABD’nin parmağını arayanların bu düşüncelerini dile getirmeleri üzerine ABD’de başta Obama olmak üzere başkan yardımcısı ve CİA yöneticileri rahatsız olmuşlar. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Başbakan Yıldırım’ı arayarak bu tür ithamlardan rahatsız olduklarını ifade etmesi bende ilk anda, “Cici Beyler rahatsız olmuş” tepkisine yol açtı. Buna karşılık Başbakan Yıldırım’ın Biden’e son darbe girişiminin başındaki Gülen’in yıllardan beri ABD’de olduğunu, himaye edildiğini hatırlatması karşısında Biden’in utanıp utanmadığını merak ettiğimi belirtmek isterim. Özellikle de ABD tüm bu gelişmelere rağmen Gülen’i iade etmeyecek olursa o zaman şahsen son darbe girişiminin baş mimarının Gülen ile birlikte ABD olduğunu söylemem yanlış olmaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.