23 Eylül 2017 Cumartesi3 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:19Güneş 06:45Öğle 13:04İkindi 16:26Akşam 19:09Yatsı 20:28
    • 30°C Adana
    • 29°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 28°C Ağrı
    • 23°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 104.123 0.12
  • Altın: 145,971 0.37
  • Dolar: 3,4910 -0.49
  • Euro: 4,1702 -0.46

Değişen neydi

Fatma Tuncer

Eskiden kapılarımızda, sokağımızda mahallemizin girişinde “Hâkimiyet Allah’ındır” ifadesi yer alırdı. Bu şu demektir; yeryüzünde canlı cansız ne varsa her şeyin hükümranı O’dur, ölüm de hayat da O’nun elindir. O bir şeyi murat ettiğinde ol der ve olur. Bu ifade dinin omurgası olan tevhidin bir özetidir aslında. Şirk ise O’na ortak olmaya yeltenmektir.

Günümüzde dindar kesimin söylemleri ve yaşam tarzları değişmiş hatta dönüşmüştür. Eskiden karşı mahallenin kavram ve söylemlerine tenezzül dahi etmeyen dindar kesim bugün demokrasi ve eşitlik kavramını sloganlaştırmaya çalışıyor. Dün hâkimiyet Allah’ındır diyen mücahitler bugün hâkimiyet milletindir demekten kaçınmıyorlar.

Yunanca “Dimokratia”dan alınan demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi ve söz sahibi olması şeklinde tanımlansa da pratikte bunun yansımalarına pek rastlanılmaz. Küresel güç odakları bugüne kadar demokrasiyi sömürü faaliyetlerine bir kılıf olarak kullanmış ve işgallerine devam etmişlerdir. Olaya bu yönden baktığımızda demokrasi kavramının kendi vatanında kirlendiğini ve muhteva ettiği anlamın dışında kullanılmaya başladığını görürüz. Demokrasinin tam anlamıyla uygulandığı varsayılan Batıda dahi halklar kendileri için kurgulanan oyunun birer aktörleri olmaktan öteye gidememişlerdir.

Demokrasi Irak’ta zulme uğrayan halkların çığlıklarını bastıran bir kamufle aracı olmuştur.

Filistin’de, Irak’ta, Afganistan’da Suriye’de işgal edilen toprakların üzerini örten bir kamufle aracı olmuştur.

Yurtlarından sürülen mazlum insanların seslerini bastıran bir kamufle aracı olmuştur.

Batının dillendirdiği demokrasi bugüne kadar işgal, savaş katliam ve yoksulluktan başka bir şey getirmemiştir.

Bugüne kadar ne Suriye’de ne Filistin’de ne Afganistan’da ne de Mısır’da demokrasi halkın tercih ettiği bir şey olmamıştır. Kimse batının adına demokrasi dediği şeyi talep etmemiştir. Fakat küresel odaklar, işgal ve katliamların üzerini örtmek için eşitlik ve demokrasi gibi kavramları hep öne sürmüş ve karanlık eylemlerini meşru göstermeye çalışmıştır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.