23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 26°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Sevenler için büyük müjde

Feyzullah Birışık

Ebû Musa'nın nakline göre Resûlullah "Her kim Allah'a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever. Her kim de Allah'a kavuşmayı sevmezse, Allah da onunla buluşmayı istemez" buyurmuştur. [1]

Allah ile insan arasında diyalogun sağlanması için gönderilen peygamber efendimiz sahabelerine önce Allah’ı tanıttı… Allah’a olan imanları, ahirete olan imanlarını güçlendirdi… Hidayetlerinden sonra sadece ve sadece ahiret endeksli yaşadılar… Ne zaman efendimizle karşılaşsalar hep ahiret merkezli sorular sorarlar…

Yaşlısı ve genci… Tüm sahabeler cennetteki derecelerinin artması için hem peygamberimizi adım adım izlediler hem de şüpheli şeylerden uzak durdular… Yaşamalarının tek bir gayesi vardı:’ Allah’ın rızasını kazanıp cennetin zirvesine konuk olmak.’

Sahabelerinin Allaha olan imanları Allah’ın ve resulünün beğenisini kazanmıştır… Allah-u teala sahabeler için’ Ben onlardan razıyım, onlar da benden razılar’ diyerek kendilerini tezkiye etmiştir… Kendilerinden razı olunan tek topluluk olan sahabeler İslam dinine sımsıkı sarılıp günümüze kadar eksiksiz ulaştırmışlardır…

Evet… Efendimiz aleyhisselam ashabına müjde vermiştir… Allah’a kavuşmayı seven sahabelere verilen bu müjde tüm ümmete verilmiştir… ‘’ her kim… ‘ diye başlaması kıyamet gününe kadar yaşayan tüm insanları kapsar…

‘ her kim…’ ister kadın, ister erkek… İster genç ister yaşlı… İster evli, ister bekâr… İster esir olan bir Müslüman, ister özgür olan bir Müslüman… İster zengin, ister fakir… İster sıhhatli olan, isterse yatalak olan… Subhanallah! Ne adaletli bir din…

,,,

Bir insan hangi sebepten Allah’a kavuşmak ister? Allah’a kavuşmak ne demektir? Allah’a kavuşmak istemek Allah’a nasıl bir mesaj verir? Allah’a kavuşmak neleri gerektirir? Allah’a kavuşma isteme duygusu nasıl gelişir? Allah’a kavuşma isteme nasıl bir bedel ödettirir? Allah’ın, kulunu sevmesi nasıl gerçekleşir? Allah’a kavuşmak istemek ölüm meleğinin ayak seslerimidir? Bu gibi sorular ister istemez insanın aklına geliyor…

Bu ve benzeri soruların bazılarını âlimlerimiz şöyle cevaplandırıyor:

"Allah'a Kavuşmayı Arzu Eden Kimseye Allah'ın da Kavuşmayı Sevmesi." Âlimler şöyle demişlerdir: Allah'ın kulunu sevmesi, onun için hayır irade etmesi, kendisine hidayette bulunması, sevmemesi ise bunun tam zıttını yapması demektir.

 İbnü'l-Esir en-Nihaye'de şöyle der: Burada "Allah'a kavuşmak" tabirinden maksat, ahiret yurduna gitmek, Allah'ın katında olanları talep etmek demektir. Yoksa bundan maksat ölüm değildir. Çünkü hiç kimse ölümden hoşlanmaz. Dünyayı terk eden ve ondan hoşlanmayan kimse Allah'a kavuşmayı sever. Dünyayı tercih edip, ona meyleden kimse Allah'a kavuşmaktan hoşlanmaz. Çünkü kendisi Allah'a ölümle ulaşır. "Allah'a kavuşma" deyimini ölümün dışında bir anlayışla tevil meselesinde İbnü'l-Esîr'i İmam Ebû Ubeyd el-Kasım İbn Sellam geçmiş ve şöyle demiştir: Bence bunun açıklaması ölümden hoşlanmamak ve onun şiddeti değildir. Zira bu duygudan uzak olan hiç kimse hemen hemen yoktur. Fakat asıl kınanmış olanı dünyayı tercih etmek, ona meyletmek, Allah'a ve ahiret yurduna gitmekten hoşlanmamaktır.[2]

Âlimlerimiz bu kısa hadisten çok güzel dersler çıkarmışlardır. Onlardan sadece bir kaçı;

Hadisten Çıkan Sonuçlar

1- Verilecek karşılık, yapılan amelin cinsinden olur. Zira Allahu Teâlâ sevgiye sevgiyle, hoşlanmamaya hoşlanmama ile karşılık vermektedir.

2- Müminler ahirette Rablerini göreceklerdir.

3- Allah'a kavuşma sevgisi ölümü temenni etme yasaklığına dâhil değildir. Çünkü o ölümü temenni etmemekle birlikte mümkündür. Şöyle ki; Allah'a kavuşma sevgisi mevcuttur ve kişinin bu durumdaki hali ölümün gelmesi veya geç gelmesiyle farklı olmaz. Ölümü temenni etme yasağı, hayatın devam etmesi durumunda geçerlidir diye yorumlanmıştır. Can çekişme ve gideceği yeri görme durumunda Allah'a kavuşma sevgisi söz konusu yasaklığa dâhil olmaz. Tam tersine bu müstehab olur.

4- Sağlıklı iken ölümden hoşlanmamanın ayrıntısı vardır. Ölümden sonraki ahiret nimetine yaşamayı tercih ettiği için ölmekten hoşlanmayan kimse kınanmıştır.

5- Bir kimse hesaba çekilmesine yol açacak diye ölümden hoşlanmıyorsa, amelinde kusurlu olup, sorumluluktan kurtularak ve Allah'ın emrini gerektiği gibi yerine getirerek hazırlık yapmak suretiyle ölüme hazırlanmamışsa bu kimse mazurdur. Fakat kendisinde bu kusurları bulan kimsenin derhal hazırlığa başlaması en uygunudur. Böyle bir kimseye ölüm gelip çattığında ondan nefret etmez. Aksine ölümden sonra Allah'a kavuşmayı umduğu için onu sever.

6- Yüce Allah'ı bu dünyada canlı olan hiçbir şahıs göremez. Bu müminler için öldükten sonra gerçekleşecektir.[3]

,,,

‘’Kim Allah’a kavuşmayı severse…’’Allah’a kavuşmayı seven bir insan imanının zirvesindedir… Bir mücahidi dağlara çıkaran nedir? Günahlardan kaçınan bir müslümanın çabası ne içindir? Allah’ın yanına alnı ak çıkmak için değil midir?

Allah’a kavuşmak istemek demek; dünyaya meydan okumak demektir…

Allah’a kavuşmak istemek demek; İhsan derecesine ulaşmak demektir…

Allah’a kavuşmak istemek demek; Cennet nimetlerinin kokusunu almak demektir…

Allah’a kavuşmak istemek demek; Dünyanın geçici olduğuna şeksiz inanmak demektir…

Allah’a kavuşmak istemek demek; İmtihanın özünü kavramak demektir…

Allah’a kavuşmak istemek demek; Yaratılış gayesinin farkında olmak demektir…

Allah’a KAVUŞMAK İSTEMEMEK demek; yukarıdaki açıklamaların tam zıddı demektir…

[1] Buhari-6508 nolu hadis.

[2] Fethulbari. İbn-i Hacer el- Askalani.

[3] Fethulbari. İbn-i Hacer el- Askalani.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.