29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 11°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Üç Yüzlü Madalyon

M. Şevket Eygi

Memleketi terör kasıp kavuruyor. Şehitsiz, yaralısız gün yok. Tonlarca patlayıcı madde yüklü kamyonlarla karakolları havaya uçuruyorlar. Sultanahmet meydanında, Yeşilköy hava alanında dehşetli terör hadiseleri… Acılar, kanlar, gözyaşları, cenaze törenleri, bayraklara sarılmış tabutlar. Ortalık allak bullak, toz duman içinde… Her gün mâtem… Olup bitenlere yürek dayanmaz. Ve bu madalyonun arka yüzünde müstehcen neşriyat, futbol haberleri, mankenler, vur patlasın eğlenceler, en cıvık magazin haberleri, hafif meşrep o biçim karılar, ünlü zamparalar, seks vajina penis orgazm haberleri, şehveti artıran besinler.

Bu madalyon üç yüzlü. Üçüncü yüzünde bunları protesto etmeyen, gafil, aldırmaz, emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmaz vicdansız sorumsuz ayakta uyuyan milyonlarca Müslüman.

**

Evet en az bir milyon Suriyeli Türkiye vatandaşı yapılmalıdır. 1918’e kadar Suriyeliler vatandaşımızdı. Şu anda ülkemizde üç milyona yakın Suriyeli mülteci var. Namuslu, dürüst, iş bilen, ticaretten üretimden anlayan, çalışkan, sanat bilen, akademisyen, girişimci Suriyeliler Türkiyeye katkıda bulunacak, hizmet edecektir.

Suriyelilerin kusurları varmış. Olabilir… Bana kusursuz insan göstersenize.

Onlar birinci dünya harbinde Türkiye ordusunda hizmet gördüler ve çarpıştılar.

En az bir milyon Suriyeli Türkiye vatandaşı olunca, iki ülke bir tür birleşmiş olacaktır.

**

O kurumdaki şeflerin bile lüks makam otomobilleri var. Vasıtaların her biri bir servet. Şoförleri, yakıtları, bakımları… Devletin, ülkenin, halkın bütçesi bu lüks, şatafatlı, gösterişli, gururlu, kibirli masraflara gidiyor. Bazı kurumlar otomobil satın almıyor, bazı akraba firmalardan lüks otomobil kiralıyor. Hangileridir bu bazı firmalar Ben bir Müslüman olarak bütün israflara, bütün lükslere, bütün şatafatlara karşıyım. İsraf Kur’ana, Sünnete, İslam ahlakına göre haramdır. İsrafa israf ve günahtır demeyip helaldir diyen kafir olur. Kur’anda müsrifler (İsraf edenler için) onlar şeytanın kardeşleridir buyruluyor. Şeytanın kardeşi olmak ne kötü bir şeydir.

**

En rezil, en âdi, en sefil insanlar başkalarının analarına, karılarına, bacılarına, kızlarına şehvet gözüyle bakanlardır. Dinimiz ahlakımız buna göz zinası diyor. Bu reziller kendi analarına, karılarına, bacılarına, kızlarına kötü gözle bakılınca, sarkıntılık yapılınca aslan kesilirler ama kendileri aynı işi başkalarına yapınca suç ve kabahat olmaz. Ülkemiz her gün İslam ahlakından pagan ahlakına kayıyor. Pagan, Dönme, ateist medya iffet, namus, hayâ değerlerini tanımıyor, yıkıyor. Gafil, gayretsiz uyurgezer Müslümanların umurunda değil.

**

Ege şehirlerimizden birinde çöpçülük yapan bir vatandaş, bir otomobilden siyah bir çantanın düştüğünü görmüş, düşen çantayı alıp, otomobilin ardından bağırarak koşmuş ama duyuramamış, yetişememiş. İçinde 15 bin lira bulunan çantayı oradaki devlete vermiş. İçindeki belgelerden sahibi bulunmuş, gelmiş almış, teşekkür etmiş, insanlık ölmedi demiş.

Yolda bulunan bir çantanın sahibine dönmesi fazilet oluyorsa, bu sıradan ve basit iş için insanlık ölmemiş deniliyorsa, insanlık ölmüştür orada.

**

Bir Müslüman vakfa: İyi yetiştirmediğiniz, cahil ve gafil bıraktığınız, ilmihallerini doğru dürüst öğretmediğiniz, İstanbul yüksek kültürü, ahlakı, görgüsü, mürüvveti ile ziynetlendiremediğiniz, üstün güçlü vasıflı Türkiyeliler olarak yetiştirmediğiniz, harcadığınız gençlerin vebali sizin üzerinizedir. Genç yetiştirmek, onları barındırmaktan ve yedirmekten ibaret değildir. Gençlere ilim, irfan, yüksek kültür, yüksek ahlak ve karakter kazandırılmalıdır. Bu iş plan ve programla olur. Bu iş ehliyetli üstad ve muallimlerle olur. Bunlar bir ranzada yatırmak, bir tas çorba içirmek ile olacak şeyler değildir. 

Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.