17 Ekim 2017 Salı27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 25°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 106.872 0.37
  • Altın: 151,903 0.04
  • Dolar: 3,6611 0.47
  • Euro: 4,3075 0.10

Sol sağdır sağ da sol

Engin Ardıç

Finans-kapital, yani bankalar ve sermaye kuruluşları Türkiye'de uzun süredir "başıboş"kaldılar. Karları da katlana katlana gidiyor tabii... Vahşi kapitalizmin altın devri!

Amerika'da da başıboş kalmışlardı da "morgıç balonunu" inanılmaz derecede şişirip sonra da patlatıp dünyayı 2008 krizine sürüklemişlerdi, bilirsiniz.

Şimdi banka yöneticilerinin çalışanlarına "müşteriyi şeyedin" talimatını verdiklerini (aynen bu deyimle) bizzat çalışanlar ifade etmediler mi?

Banka gelirlerinin haddinden fazla bir bölümünü "küçük operasyonlar" ve yan gelirler oluşturmaya başladı: Bir şubeden öbür şubeye para transferine komisyon bindirmeler (taksi tutup kendiniz götürseniz daha ucuza gelebiliyor), ATM makinesinden verdiği hesap döküm kağıdına bile elli kuruş kesmeceler... Nakit çekimine düşük sınır koyup paranızın bir kısmını en az bir gün daha elinde tutmacalar...

Bankalar, kriz dönemlerinde son derece bencilce ve gaddarca davranabiliyorlar. Verdikleri kredileri vadesi dolmadan "geri çağırıp" küçük esnafı ekonomik ölüme sevk edebiliyorlar. Fişini çekiyorlar.

Kendilerini kurtarmak için ekonominin biraz daha batmasına yol açabiliyorlar. 

Banka kendi cebini doldurmaya bakıyor, "yatırımların ve kalkınmanın motoru" olma görevini savsaklıyor.
Memleket ekonomisi yüzde 4 büyüyor, oysa bankalar yüzde 20!

Dakika başı çalan cep telefonlarımız ve doğru düzgün Türkçe bile konuşamayan ruhsuz bir "robot kızın" ikide bir zorla kredi verme teklifleri de psikolojik dengemizi bozuyor, bu da cabası.

Bu memlekette solcu geçinen çok kişi var. Basın soytarılarının ısrarla "sol" olduğunu ileri sürdükleri bir parti ve onun da "siyasi çapsız" bir lideri var.

İrili ufaklı sosyalistleri, komünistleri hiç saymıyorum.

O hazret bir gün olsun ağzını açıp da finanskapitalin bu rezaletine iki çift laf etti mi?

Peki şöyle sorayım: Hayatında hiç "finans-kapital" terimini duymuş mudur? ("Artı-değer ne demek" diye sorun, bakalım cevap verebilecek mi?) 

Bir kerecik olsun "kredi faizleri düşürülsün" demek hazretin aklına geldi mi?

Farkında değil. Olup bitenlerden haberi bile yok.

Bankalar ancak "sağcı" lider "höt" deyince hizaya geldiler.

Tayyip Erdoğan "yatırımcının önünü açmazsan ülkeye ihanet ediyorsun demektir" diyeçıkışınca hepsinde şafak attı. Erdoğan'dan ödleri patlıyor. (Solu molu iplemezler.)

Demek ki neymiş efendim? Bu memlekette halkı koruyup gözeten gene Erdoğan'mış. Bize gerçekten de güçlü bir lider lazımmış.

Ve de bu memlekette "solculuğu" da zaten AKP yapıyormuş. Bu da İdris Küçükömer'in "Türkiye'de sol sağdır, sağ da sol" tezini haklı çıkarıyormuş.

Onun için de solcu geçinenler seçimlerde nal topluyorlarmış.

Anlamayan eşek gene oyunu bellediği yere verir, sonra da "yaşanmaz bu ülkede" diye oturup ağlamayı sürdürür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.