24 Eylül 2017 Pazar3 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:46Öğle 13:03İkindi 16:25Akşam 19:07Yatsı 20:27
    • 28°C Adana
    • 26°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 24°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 20°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 104.123 0.12
  • Altın: 145,971 0.37
  • Dolar: 3,4910 -0.49
  • Euro: 4,1702 -0.46

Ortak düşman IŞİD, PYD hâlâ ABD korumasında

Abdulkadir Özkan

Dün sabahın erken saatlerinden itibaren Suriye’deki IŞİD mevzilerine yönelik havadan ve karadan askeri harekât başlatıldı. Önce IŞİD mevzilerine top atışlarının yapıldığı, belirlenen hedeflerin vurulduğu haberleri geldi. Sonraki saatlerde ABD’den yapılan açıklamada ise, IŞİD’in iki ülkenin ortak düşmanı olduğu, Türkiye’nin IŞİD’e yönelik harekâtına havadan destek verildiği söylendi. Yani, Türkiye’den ve ABD’den yapılan açıklamalarda harekâtın IŞİD’e yönelik olduğu özellikle vurgulandı. Bu açıklamalar birlikte düşünüldüğünde PKK’nın Suriye kolu PYD’nin hâlâ ABD’nin koruması altında olduğu görülüyor. Bu arada PKK’nın Suriye kolu PYD’nin lideri Salih Müslim yaptığı küstah açıklamada, “Türkiye; Suriye batağında çok şey kaybedecektir” diye adeta meydan okuyordu. Bu noktada Salih Müslim’in IŞİD’e yönelik Türkiye’nin başlattığı harekâttan niçin rahatsız olduğu sorusu akla geliyor. Çünkü ne Türkiye ne de ABD’den yapılan açıklamalarda PYD’nin hedef olduğuna dair bir husus yoktu. Yani Türkiye’nin Suriye’ye yönelik operasyonunun tek hedefi vardı o da IŞİD. Zaten bunun dışında Türkiye bir hedef belirlenmiş, yani PYD’yi de hedefleri arasına almış olsaydı herhalde ABD hava desteği vermezdi.

Tüm bunlara bakarak ABD’nin Suriye’nin geleceği ile ilgili olarak belirlediği hedeflerde değişiklik olmadığını söylemek mümkün. Irak’ın işgalinin ardından yaşananların Suriye’de de bir benzerinin yaşandığını, bundan sonrada yaşanmaya devam edileceğini gösteriyor. ABD’den zaman zaman Türkiye’nin hoşuna gidecek açıklamaların yapılmasına aldanmamak gerekiyor. Kesinlikle politikalarımızın belirlenmesine bu tür samimi olmayan açıklamalar belirleyici olmamalıdır. Aksi halde yeni bir hayal kırıklığı söz konusu olabilir. Çünkü ABD’nin söyledikleri ile yaptıkları sürekli farklılık gösteriyor. Onlar için önemli olan çıkarları ve belirledikleri hedeflere ulaşmaktır. Bir takım stratejik müttefiklik gibi söylenen sözler sadece o günü kurtarmaya yöneliktir. Bunun pek çok örneği vardır. Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını söyleye söyleye bu ülkeyi parçaladılar. Şimdi Suriye’de benzer bir taktik uyguluyorlar. Hatta yıllardan beri Gülen’i ülkelerinde koruma altına aldıkları halde, son darbe girişiminin ardından sergiledikleri tavır birbirini takip eden yalanlardan ibaret.

Tüm bu hatırlatmaları Suriye’ye yönelik operasyonun ABD’ye güvenilerek yapılmamış olması düşüncesiyle yapıyorum. Eğer, kendimize değil de ABD’ye güvenerek yola çıkılmış ise ortaya çıkacak ikiyüzlülüklere hazır olmamız gerekiyor. Kaldı ki, Türkiye açısından IŞİD ne kadar bir terör örgütü ise PKK ve PYD’de aynı ölçüde terör örgütüdür ve Türkiye FETÖ de dâhil bu terör örgütlerinin hepsinin hedefi durumundadır ve bunların arkasındaki el ise başta ABD olmak üzere Haçlı ittifakıdır.

Dikkat edilirse, FETÖ’nün darbe girişiminin başarısız olmasının ardından Türkiye’ye yönelik eylemlerde PKK ve IŞİD hemen harekete geçtiler. Yani, dikkati bir başka yöne çekmek için eylemlere başladılar. Kısacası, terör örgütlerinin birini diğerine tercih etmek Türkiye açısından mümkün değildir. ABD ise hepsini de yeri ve zamanı geldiğinde devreye sokuyor. Yani, o anda hangisi işine yarayacaksa onu devreye sokup, diğerlerini yedekte tutmaktadır. Çünkü; hepsinin kuruluşundan bugünlere gelene kadar ipleri ABD’nin ve ortaklarının elindedir. Ve hedefleri Türkiye’dir. Artık bu gerçeği görmemiz gerekiyor. Hedeflerinin Türkiye olmasının sebebi de ABD ve Haçlı ittifakının bölgemizin haritasını yeniden çizmek planı ve bu çizimden pay sahibi olmaktır. Haçlı ittifakının bu hedefi arasında Türkiye’de vardır. Bu bakımdan bize bizden başka kimseden fayda gelmeyeceğini bilerek millet olarak şu günlerde gerekirse yeni bir Milli Mücadele vermeye hazır olmamız gerekiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.