23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 31°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 23°C Afyon
    • 29°C Ağrı
    • 25°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 38°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Hedefte Din Ve Vatan Var

Cemal Nar

Artık anlamak gerekir ki, Batılı güçlerin hedefinde vatanımız var. Önce Türkiye, sonra bütün bir İslam vatanı var.

Dünyanın yeniden dizaynı ile kendilerini görevli gören zalim güçler, karşılarında kendilerini tehlikeye atacak bir güç görmek istemezler, nitekim istemiyorlar.

Üstelik böyle bir gücün varlığına da inanmıyorlar. Olmaması için de her tedbiri alıyorlar.

Bu açıdan baktıklarında İslam coğrafyasında bazı güçler var gibidir ve onlar kendi çıkarları için çok tehlikelidir. Ama korkulmaya değmez. İçten ve dıştan müdahalelerle bertaraf edilebilir, teslim alınabilirler. Mesela Türkiye gibi. Ama nihayet çok da ciddiye alınmazlar.

Bu güçlerin başını çeken Amerika ne yapıyor?

Yeryüzünü ateşe verip yakıyor?

Ne için?

Menfaati için. Sömürü için. Maddi manevi işgaller için.

Dün başarılı olmuşlardır ama artık bugün olamıyorlar. Sadece zarar veriyorlar. Yakıp yıkıyorlar. Ama bu enkaz onlara çok da bir kâr getirmiyor.

Mesela Afganistan, Iarak ve Suriye’de ABD’nin yaptığı utanç verici işlerdir bir millet ve devlet için. Hiçbir başarıları yoktur. Belki kârları da yoktur. Sadece yakıp yıkıyor, acı ve zarar veriyorlar.

Rezil, kepaze, aşağılık bir durumdadırlar ve bütün dünyanın bedduasını alıyorlar. Bir gün göbeğinden çatlayacak ve yaşattıklarını fazlasıyla yaşayacaklardır. İnşallah…

Batı ve başı ABD oyunu tehlikeli oynuyorlar. İslam’a ve Müslümanlara düşmanlık ne demek yahu? Böyle bir dava olabilir mi? Allah Teâlâ’nın yarattığı insanları yok etme diye bir dava olabilir mi? Bu ne canavarlıktır böyle?

Yaptıkları asla yanlarına kâr kalmayacaktır. Türkiye ABD’ye karşı kin ve nefrette birleşmiştir. Bu ise İslam’a, tarihe ve medeniyete yeni bir bakış açısı getirecektir. İslam devlet ve medeniyeti burada düşmüştü, buradan ayağa kaldırmak gerekecektir. Artık insanlar başka çare göremiyorlar. Bu batı bize düşmandır ve bizim için İslam’dan başka seçenek yoktur. Bizi bağrına basacak olan da bu İslam coğrafyasıdır. Oysa şu anda ABD ve AB bizi birbirimize düşürerek kırdırmak istiyor. Allah bilir ya, artık işleri bitmiştir. Sıra bize gelmiştir. Allah Teâlâ dünya şartlarını hazırlayarak nöbeti Müslümanlara teslim edecektir.

O yüzden daha baştan söyleyeyim, dünyayı yöneten karanlık güçleri şimdi onları belli bir seviyede budamak, güçlerini kırmak istiyorlar. Hatta ellerini bile sürmeden, kardeş güçleri birbirine düşürmek, tabiri caizse “it ite” diyerek hepsini de kırdırmaya çalışıyorlar. Bu oyunu artık bu coğrafyanın insanları görmüşlerdir.

Bu yüzden Türkiye Suriye’ye girdiğinde, teröristlerden başka her Müslüman etnik topluluk sevinmiştir. Bu çok önemli bir durumdur. Allah Teâlâ’dan umut kesmeyelim. Müslümanlaran mansur ve muzaffer olmasına dua edelim. Allah Teâlâ’ya yalvaralım, insanımızın  hidayet ve istikametine dua edelim.

Çok şükür İslam dünyası şimdi bilinçlenme dönemindedir. Eğitim ve öğretim yanında, bilgi ve teknik yanında, İslamî diriliş bilinci de gelişiyor içten içe. “Yeniden İslam’a” sloganları bütün İslam Dünyasında heyecan oluşturuyor. Bunun alt yapısını döşeyen velilere, âlimlere, düşünürlere, siyasilere selam olsun, rahmet olsun. Bediüzzaman Said Nursi’ye, M. Es’ad Erbili’ye, Çarşambalı Ali Haydar’a, Ramazanoğlu Mahmud Sami’ye, Mehmet Zahid Kotku’ya, M. Akif Ersoy’a, Necip Fazıl Kısakürek’e, Sezai Karakoç’a, Necmeddin Erbakan’a, Hasan el- Benna’ya, Seyyid ve Muhammed Kutup’lara, Mustafa Sıbaî’ye, Said Havva’ya, Takiyyüddin en-Nebhanî’ye, Mevdudî’ye, Ebu’l Hasan Ali en- Nedvî’ye, Tehanev^lere, M. Hamidullah’a, Tahir b. Âşur’a, Malik b. Nebî’ye ve daha adını sayamadığımız binlerce veliye, mürşide, âlime, müderrise, mücahide, şehide, sıddik ve salihe selam, rahmet ve bereket olsun.

Bunlar “İslam” diye, “ümmet” diye yazarak ve haykırarak bu dünyadan gittiler. Hiç birisinin emeği zayi değildir. Yerinde değerlidir. Evet, taş yerinde ağırdır. Arkasında üç kişi bırakarak da gitseler, hizmet ederek, dua ederek gittiler. Allah Teâlâ onlardan ebediyen razı olsun.

Şimdi onların miras bıraktıkları eserler üzerinde oturanlar, lütfen kendilerinden çok, o üstatlarını düşünsünler. Yarın onlar gibi öleceklerini düşünsünler ve emaneti iyi korumaya çalışsınlar.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.