22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 32°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 29°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 35°C Aydın
    • 30°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Hikikomori

Fatma Tuncer

Hikikomori kişinin kendini sosyal çevreye kapatıp, sanal âlemde yaşamasıdır. Özellikle gençler arasında yaygın olan hikikomori çağımızın hastalığı olarak görülüyor. Kişi sanal bir dünyada yaşıyor ve kendini bu sanal dünyanın bir parçası olarak görüyor, sosyal alandan uzaklaştığı için hayatını zorlaştıracak sorunlarla karşı karşıya geliyor. Yaşamla ilgili bağlarını koparıyor sorumluluk almaktan kaçınıyor, yakınlarından duygusal anlamda kopuyor, ördüğü sanal dünyada ancak nesnelerle iletişim kurabiliyor. Kişi hayatın gerçeklerinden kaçıyor, izole edilmiş hayatında adeta robotlaşıyor. Gerçek yaşamdan uzaklaşmanın kendisine mutluluk getireceğini düşünüyor oysa bu durum zamanla mutsuzluğa karamsarlığa ve fobik sorunlara neden oluyor.

Sanal dünyada yaşayan kişi dışarı çıktığında hayatın gerçekleriyle yüz yüze geliyor. Zira insan öteki olmadan yaşayamaz. İnsanın kendi türüyle olan bağları onun kendilik algısına katkı sağlar. Kişi bu vesile ile kendini başkalarının gözü ile görebilir ve elde ettiği duygusal destekle hayata tutunur.

Teknolojinin esiri haline gelen insanlar ne yazık ki kendi türleriyle hatta kendileriyle bağlarını koparıyor ve yalnızlaşıyorlar. Gençlerde daha sık görülen hikikomori anne babaları yeni arayışlara sürüklüyor. Zira genç zamanla dış dünyadan kopuyor, okula gitmek istemiyor, akranlarından uzaklaşıyor ve bütün yaşamını internet başında geçiriyor. Sosyal çevreden kopan genç insani ilişkileri asgari düzeyde dahi sürdüremiyor, bu ihtiyacı karşılamak için sosyal medyayı kullanıyor. Sanal dünyada olumsuz özelliklerini kamufle ediyor ve kendilerini daha değerli hissediyor.

Yalnızlık ve yalıtılmışlık insanın doğasıyla uyumlu bir durum değil. Nitekim insanoğlu dünyaya geldiğinde kendinden önce anneyi fark eder anne ile iletişim kurar. Tıpkı yemek içmek gibi bir ihtiyaçtır bu. Bebek annenin desteği doğrultusunda kendi varlığından haberdar olur. Annenin yüzü güldüğünde bundan hoşnut olur onun tutum ve davranışları üzerinden kendini tanımaya başlar. Anne ile başlayan iletişim daha geniş yelpazelere yayılır ve kişi kendine sosyal bir ağ oluşturur. Sağlıklı bir kişilik geliştiremeyen fertler ise yaralanan benliklerinin daha fazla hırpalanacağını düşünüp kendilerini sosyal yaşamdan çeker ve sanal aleme açılırlar. Fakat burası beklenenin aksine kişiyi kendinden ve çevresinden kopararak yalnızlaştırır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.