17 Aralık 2017 Pazar26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:43Güneş 08:16Öğle 13:07İkindi 15:24Akşam 17:45Yatsı 19:12
    • 17°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 109.330 -0.31
  • Altın: 155,894 -0.46
  • Dolar: 3,8638 -0.70
  • Euro: 4,5501 -0.72

Türk tankına NATO roketi ve Münbiç’te 3 ABD’li

Abdulkadir Özkan

NATO nasıl Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yeni düşman olarak İslam’ı ve Müslüman ülkeleri belirlemiş ise İslam dünyasının da soğuk savaş yıllarının sona ermesi ile yeni bir oluşum gerçekleştirmesi, eski dostların(!) artık düşman haline geldiğini görmesi gerekiyordu. Ne yazı ki bu gerçek görülmedi/görülemedi. Belki görüldü de hayata geçirilemedi. Uzun yıllar dost bildiğimiz, kendimizi komünizm denen öcüye karşı koruduğunu düşündüğümüz genel olarak Batı diye nitelendirilen kampı yeni bir değerlendirmeye tabi tutamadık. Böyle olunca da cellâdına âşık garibin durumuna düşüldü. Çünkü komünizmin çöküşü ile Sovyetler Birliği Varşova Paktı’nı sürdürmenin anlamı kalmadığını gördü ama ABD ve yandaşları ısrarlı bir şekilde NATO’yu korumaya yöneldiler. Koruyabilmeleri için yeni düşman bulmaları gerekiyordu. Bunu bulmakta da zorlanmadılar. Çünkü uzun yıllar iki kutuplu dünyada NATO ile Varşova Paktı arasında ciddi bir çatışma olmamışken Varşova Paktı’nın dağılması ile NATO ülkelerinin İslam ülkelerine yönelik saldırıları hız kazandı ve işgaller başladı. Bu saldırı ve işgallerde İslam dünyasını düşünmeye ‘Ne oluyor’ demelerini sağlamaya yetmedi. Kısacası sömürgeci Haçlı ittifakı köpeksiz köyde değneksiz gezmeye başladı. Ne hazindir ki, bir İslam ülkesi işgal edilirken bir başka İslam ülkesinden destek almayı da başardılar.

Olayı özelleştirir, meseleye ülkemiz açısından bakacak olursak NATO’nun yeni düşman olarak İslam ve Müslümanları belirlemiş olması aklımızı başımıza getirmeye yetmedi. Oturup, “Ne oluyor arkadaş Biz NATO’ya Sovyet yayılmacılığına girmiştik. Bu İslam düşmanlığı da nereden çıktı” deme noktasına gelemedik. Bugün gelinen noktada Türkiye, Suriye’ye yönelik Fırat Kalkanı Operasyonu başlattı diye dost ve müttefik(!) dediğimiz ABD’nin tepkisine muhatap oluyor, terör örgütleri tanklarımıza karşı NATO füzeleri ile saldırıyor. Diyelim ki, özellikle ABD terör örgütü PYD’ye sözünü geçiremiyor, o zaman Türkiye’nin saldırıya karşılık vermesinden niçin rahatsız oluyor, PYD’ye, ‘Verdiğiniz sözü tutup Fırat’ın batısına çekilmezseniz size desteğimi kesin olarak çekerim’ ikazında bulunmuyor. Bırakın PYD’yi ikaz etmeyi, Türkiye’ye terör örgütüne saldırmaması telkininde bulunuyor.

Terör örgütünü koruyucu ve kollayıcılığı ABD’nin bununla da bitmiyor, Münbiç’te öldürülen 3 teröristin ABD’li olduğu ortaya çıkıyor. Yani, PKK/PYD saflarında Türkiye’ye karşı çatışmaya giren 3 Amerikalı. Sanıyorum bunu yorumlamaya bile gerek yok. Ancak, yorumlamaktan ziyade bu öldürülen 3 Amerikalının ABD ordusunda görevli asker olup olmadıkları sorusu akla geliyor ve cevap bekliyor. Her ne kadar yapılan açıklamalarda PYD saflarına katılmış teröristler oldukları söyleniyorsa da diğer ihtimal, yani ABD’li askerlerin PYD saflarında TSK’ya karşı çatışmaya girdiği ve öldürüldüğü daha makul geliyor. Çünkü ABD, Türkiye söz konusu olduğunda hep ikili oynuyor, söyledikleri ile yaptıkları kesinlikle uyuşmuyor. Böyle olmasaydı, Türkiye, Suriye’ye yönelik harekâtı başlatmadan önce ABD ile sağlanmış mutabakata rağmen PYD’nin Fırat’ın doğusuna çekilmemekte direnmesi mümkün olabilir miydi Terör örgütünün elindeki silahlar ABD ya da NATO silahı olduğu, bunun da ötesinde Türkiye’nin tüm ısrarlarına rağmen PKK’nın Suriye kolu PYD’yi terör örgütü kabul etmediklerini vurgulamalarının izahı mümkün olabilir mi

Bunun ötesinde 15 Temmuz darbesinin ABD desteği ile FETÖ tarafından gerçekleştirilmek istendiği de düşünüldüğünde Türkiye başta olmak üzere tüm İslam ülkelerinin Haçlı ittifakının hedefi olduğunu görmemek için kör ve sağır olmak gerekmez mi

Tüm bunları sadece bazı ülke ve örgütleri suçlamak için ifade ediyor değilim. İslam dünyasının artık bu gerçekleri görerek bir araya gelmeleri zaruretinin farkına varmaları gerektiğine vurgu yapıyorum. Düşmana kızmak onu etkisiz hale getirmeye yetmez/yetmiyor. Müslümanlar olarak birlik sağlayabildiğimiz an Allah’ın yardımı da bizimle olacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.