23 Mart 2017 Perşembe24 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:29Güneş 06:56Öğle 13:18İkindi 16:42Akşam 19:27Yatsı 20:47
    • 11°C Adana
    • 6°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • -4°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 89.809 -0.88
  • Altın: 145,306 -0.07
  • Dolar: 3,6167 -0.04
  • Euro: 3,9083 -0.13

Yenikapı birlikteliği çabuk dağıldı!..

Abdulkadir Özkan

Darbe girişiminin hemen ardından AK Parti, CHP ve MHP ile Saadet Partisi ortak bir tavır sergilediler. Bu ortak tavır yıllardan beri görülmediği için toplumda memnuniyetle karşılandı. Darbe gecesi ve arkasından ortaya çıkan bu ortak tavır Yenikapı’da düzenlenen milyonların katıldığı darbeyi telin mitinginde de serginlince pek çoklarında bu ortak tavrın uzunca bir süre devam edeceği duygusunu oluşturdu. Bazı kesimlerde ise genellikle Yenikapı ruhu olarak nitelendirilen bu darbeye karşı oluşan ortak hareketin fazla uzun sürmeyeceği ısrarla vurgulandı. Özellikle CHP’nin ilk fırsatta bir gerekçe bularak bu Yenikapı ruhunu terk edeceğini belirtildi. Bu köşenin okuyucuları özellikle yeni bir anayasa yapılması hususunda iktidar kanadının ısrarlı bir şekilde CHP ve MHP ile uzlaşılarak hazırlanması yönündeki çağrılarının gerçekçi olmayacağına dikkat çektim. Bunu söylerken yeni bir anayasanın yapılmasına karşı çıkıyor değildim. Çünkü özellikle CHP’nin geçmişini ve devlet yönetimine dönük sergilediği tavrı dikkate alınca CHP ile sınırlı bir anayasa değişikliği yapmanın mümkün olacağını ama yeni bir anayasa yapmanın mümkün olmayacağını çeşitli kereler dile getirdim. Buna rağmen darbe girişiminin ardından oluşan birlikteliği alkışlayanlardan birisiyim.

Gelinen noktada CHP’nin Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili uygulamaları Anayasa Mahkemesi’ne götürmek üzere hazırlık yaptığı haberleri geliyor. Halbuki daha 10 gün önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, gazetecilerle buluştuğu, bizim de katıldığımız toplantıda Kanun Hükmünde Kararnamelerin uygulamasını Olağanüstü Hal süresince Anaysa Mahkemesi’ne götürmeyeceklerini söylemiş, bunu da Yanikapı’da ortaya çıkan birliktelik ile izah etmişti. Hatta Olağanüstü Hal süresince Anayasa Mahkemesi’ne gitmeyeceklerine dair Başbakana söz verdiklerini de eklemişti. Kılıçdaroğlu’nun bu yaklaşımı birlik ruhunun devam edeceği düşüncemi desteklemiş ve bu düşüncemi köşemde dile getirmiştim. Kılıçdaroğlu’nun aynı toplantıda dikkat çektiği bir başka husus ise Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanılarak gerçekleştirilen uygulamaların olağanüstü halden sonraki dönemleri de düzenleyici nitelikte olmaması gerektiğine dikkat çekmişti. Bir yandan Anayasa Mahkemesi’ne gitmeyeceklerini söylerken aynı toplantıda Kanun Hükmünde Kararnamelerle getirilen düzenlemelerin geleceği de içine almaması yaklaşımı bir çelişkiyi de beraberinde getiriyordu. Söz gelemi Olağanüstü Hal döneminde Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanılarak yapılan düzenlemelerin geleceği kapsamaması fiilen mümkün değildi. Mesela sayıları 10 binlerle ifade edilen devlet memurunun ya işine son verilmiş ya haklarında soruşturma açılmış, bazıları tutuklanmış durumda. Böyle olunca tüm bu uygulamaların Olağanüstü Hal döneminin ardından ortadan bir anda kalkması/kaldırılması mümkün olabilir mi Yine, GATA’nın Sağlık Bakanlığı’na devri ile kayyuma devredilen belediyelerin Olağanüstü Hal’in sona ermesi ile eski durumlarına dönmesini istemek ve beklemek gerçekçi olabilir mi O zaman Kılıçdaroğlu’nun Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili uygulamaları Olağanüstü Hal bitene kadar Anayasa Mahkemesi’ne götürmeyeceğiz yaklaşımının gerçekçi olmadığı, yani iktidara süre verdikleri, bu sürenin ardından da gerekli mücadeleyi sürdüreceklerini anlamak yanlış olmazdı. Meseleye bu açıdan bakıldığında Yenikapı birlikteliğinin geçici bir ateşkesten ibaret olduğunu söylemek mümkün. Halbuki, oluşan birliktelik toplumu rahatlatmış, hatta bazı kesimlerde bu birlikteliğin devamı için iktidar partisinin elinden geleni çabayı göstermesi gerektiği istekleri dile getirilir olmuştu. Kısacası, sadece muhalefet değil iktidar kanadının da birlik ve beraberliğin sürdürülmesi için gayret göstermesi, özellikle darbe girişiminin arkasından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan’ın birleştirici tavrı sürdürmesi gerekiyor. Ben güçlüyüm, istediğimi yaparın yaklaşımı ülkenin geleceği açısından zararlı olacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.