21 Ocak 2017 Cumartesi23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 11°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • -1°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 4°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Simon Dole

Fatma Tuncer

Simon Dole İngiltere’nin batı bölgesinde kendisine doğal bir yaşam alanı seçip burada yaşamaya karar veren bir kişi. Kendi yöntemleri ile inşa ettiği eve sadece 4700 dolar harcamış. Evin kullanımında, saman ve taş parçaları, yapımında ise testere, kürek, çekiç ve çivi kullanmış. Evin başköşesine küçük bir şömine inşa etmiş, enerji ihtiyacını giderebilmek için ise, solar bir panel, bir atık sistemi kurmuş. Kendisinin mimar ya da marangozluk eğitimi almadığını iddia eden Simon, ekolojik yıkıma karşı çıkıyor ve daha yaşanabilir hayat kurmanın herkes için mümkün olduğunu söylüyor.

Yaşadığımız dünya, doğal örgüsünü kaybediyor, toprak, su ve tabiatın bütün zerreleri insan tarafından yıkıma uğruyor. Tabiatın uğradığı bu yıkım insanın yaşam dengesini alt üst ediyor. Artık fertler küçük fırsatları dahi değerlendirerek doğaya kaçmak, burada toprakla su ile buluşmak istiyorlar.

Eskiden kırsal kesimde yaşayan insanların büyük bir kısmı, şehir hayatının büyülü bir dünya olduğuna inanır ve kendilerini şehre atmanın yollarını ararlardı. Köyde doğup büyüyen genç kızlar şehirde yaşayan biriyle evlenip şehre gelmeyi ve şehirli olmayı hayal ederlerdi. Bugün şehirler, terör, kirli hava, trafik ve ağır hayat şartları ile yaşanılmaz hale gelmiştir. Yaşamlarını şehirlerde sürdüren insanlar, şehrin dışına kaçıyor ve burada tabiatın bir parçası olan yeşille kucaklaşmaya çalışıyorlar. Şehrin bunaltıcı havasından sıkılan insanlar parklara dinlenme tesislerine piknik alanlarına koşuyorlar.

Büyükannem aslen Yörük’tü ve dağlarda geçen ömrünü özetlerken temiz hava ve temiz suya hep vurgu yapardı. Evladım o zamanlar yoksulluk vardı ama her şeye özel bir kıymet biçilirdi diye başlardı söze. Bugün yaşasaydı tahrip olan doğaya, suni gıdalara, suni insan ilişkilerine kirli havaya ve hayatı yaşanılmaz kılan manevi kirlere ne kadar katlanabilirdi bilmiyorum.

Bugünün çocukları hiçbir şeyin özü ile tanışma imkânı bulamadılar. Meyve ve sebzeler özünü kaybetti, temiz hava, su ve toprak zehirli atıklarla kirlendi. İnsan ilişkileri çıkarlar doğrultusunda şekillendi, doğanın ve insanın dengesi bozuldu. Çocuklarımız daha iyisini görmediklerinden bu hayata razı oldular.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.