24 Temmuz 2017 Pazartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:56Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:37Yatsı 22:18
    • 27°C Adana
    • 28°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,669 -0.01
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Ben değil, Roosevelt söylemiş...

Yiğit Bulut

Çin dönüşü hep “Pasifik Modeli” başlığı altında bazı düşüncelerimi paylaşmak istiyordum, gündem imkan vermedi... 

Sevgili dostlar, bugünleri, “yeni oluşan denklemi” görmeden yıllar önce Roosevelt aynen şöyle diyor; “...Atlantik çağ şimdi gelişimin doruklarında ama çok yakında sahip olduğu bütün kaynakları tüketecek... En görkemli olması beklenen Pasifik çağ ise yeni uyanıyor...”

Bu cümlenin bugün eldeki bilgiler ve gelişmeler ışığında tercümesi; Batı’nın Doğu’ya üstünlüğü bitiyor... Doğu’nun Batı’ya üstün olacağı günler gelecek”... Veya daha sade; “Pasifik çağ’a DOĞU önderlik edecek...

Sevgili dostlar, çok uzun zamandır hemen hemen her yazımda Batı’nın Doğu’ya hakimiyetinin bitişinden bahsediyor ve YENİ DÜZEN ve DENKLEM tanımını yapmaya çalışıyorum. Aslında bu detayı sorgulayan dünya genelinde birçok yazı kaleme alınıyor. Yeni denklemi ve hakim güçleri kendi bakış açılarından tarif eden birçok yazar var. Bütün bu yazıların ortak bir karesi var; bölgemizde tanımlanan yeni büyük güç denklemi içinde Türkiye mutlaka var. Kimi Rus-Türk-Asya, kimi Türk-Rus-Amerika, kimi Avro-Türk, kimi Türk-İslam coğrafyası dinamiği olarak tarif ediyor ve kombinasyonlar uzayıp gidiyor... Burada tercih ve oluşum büyük ölçüde elimizde olmakla birlikte Türkiye’nin artık birçok seçeneği olduğu açık...

ÇIKARIM 1: Enerji Bakanı Albayrak Çin dönüşünde “nükleer enerji” ile alakalı şöyle bir açıklama yaptı; herkes kullanıyor ve Türkiye’ye gelince “dur bakalım” deniyorsa bu işte bir iş var! Çok önemli bir tespit. İşte tam bu noktada Türkiye’nin attığı enerji adımları yani Nükleer enerji, Hazar entegrasyonu ve Kuzey Irak işbirliği çok önemli. Bu adımları engellemek isteyenlerin de sayısı az değil. Özellikle Almanya’dan gelen “biz nükleerden vazgeçtik 2022’ye kadar kapatıyoruz, siz de yapmayın” açıklamaları ve içerideki uzantıların eylemleri dikkat çekici...

Bu noktada soralım; TÜRKİYE’NİN ÖNÜ NEDEN HER ALANDA KESİLMEK İSTENİYOR?

BÜYÜME İÇİN ENERJİ GEREKLİ!

AÇALIM; son 10 yıldır sürekli büyüyen-genleşen, Avrupa küçülürken % 4’lük oranları yakalayabilen Türkiye, önümüzdeki 10 yılda yani 2023’e giderken, dünya genelinde oluşabilecek “genel büyüme trendini” kat be kat üstünde bir ivme yakalayacak ve bu ivme için gerekli enerjiyi “nükleer katkı” olmadan sağlamamız da mümkün değil! Kuzey Irak ve Hazar yukarıda belirttiğim gibi diğer önemli 2 bileşen... Çok açık yazayım; “enerji dinamiklerimiz” hakkında Türkiye’de korkunç bir lobi var! Amaçları tek ve net; Türkiye’yi daha 1970’lerde “geçebileceği”-GEÇEMEDİĞİ, nükleer enerjiden uzak tutmak, enerji faturası üzerinden borçlandırmak ve “ölçek büyütmesine” engel olmak! BüyüyenTürkiye’nin önünü kesmek ve Türkiye’yi çıktığı kabuğa geri doldurmak...

Sevgili dostlar, YENİ DÜNYA DÜZENİ içinde “çok net bir büyüme” trendine giren Türkiye için “enerji” en hayati başlık! Ve en önemlisi Türkiye yeni enerji açılımını “Afrika’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Irak’tan Rusya’dan hatta Japonya’ya uzanan yeni bir hat üstünde” yapacak!

Peki yeni model nasıl detaylandırılabilir?

Türkiye ve “periferisinde” yeni bir “emperyal” güç doğuyor. Emperyal fakat emperyalist değil! Bu fark ÇOK ÖNEMLİ... Bu yapı Rusya, Çin, İran, Hindistan, Orta Doğu ve Orta Asya’da birçok “yeni beraberlikleri de” içine alıyor ve birçok yeni tezi de kapsıyor. Bir örnek vereyim; bu yapı temelde “Türk-İslam” coğrafyasını temel-çekirdek olarak alsa bile aslında “Türk-İslam-Ortodoks” işbirliğini de, Türk-Çin sentezini de, Türk-Balkan entegrasyonunu da, Türkiye-Orta Asya-Orta Doğu-Afrika açılımını da ve daha yeni birçok “açılımı da” içeriyor... Konjonktürel ve bilinçli adımlarla ortaya çıkan yapı “çok büyük ve çok kapsamlı”! Büyük Türkiye’nin enerji ihtiyacı da karşılayabileceği projeleri de BÜYÜK! Bu noktada şunu da belirteyim; Avro-Türk yeni bir güç oluşacak ise buna da karşı değiliz fakat Avrupa’nın samimiyetsizliği ve adım atmadaki isteksizliği bize çok vakit kaybettiriyor. BU ARADA AB’DEN ÇIKAN İNGİLTERE, AB’NİN YENİ DENKLEMDE “GÜÇ” OLMA ŞANSINI ELİNDEN ALDI!

Sonuç: YENİ BİR DÜNYA DENKLEMİ YAZILIYOR... TÜRKİYE HAKETTİĞİ YERE DOĞRU HIZLA İLERLİYOR... BU YOLDA EMEĞİ OLAN HERKESE, BAŞTA BU YOLU 2003 SONRASI AÇAN-BİZE GÖSTEREN, BAĞIMSIZ VE BÜYÜK DÜŞÜNMEYİ ÖĞRETEN SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ OLMAK ÜZERE, SONSUZ TEŞEKKÜRLER...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.