28 Temmuz 2017 Cuma5 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:01Güneş 05:49Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:33Yatsı 22:12
    • 33°C Adana
    • 34°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 34°C Amasya
    • 26°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 39°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 107.693 -0.64
  • Altın: 143,178 0.01
  • Dolar: 3,5353 0.07
  • Euro: 4,1382 0.38

Ona iyi bakın… Yoksa şeytana kaptırırsınız!

Feyzullah Birışık

Et ve kemikten yaratılıp ince bir deriyle kaplanan bir bedene girmişiz ve ölünceye kadar bu bedenin içinde kalacağız… Herkese özel bir beden emanet edilmiş ve bu emanetin de kullanma kılavuzu Kur’an ve hadislerle verilmiştir… İnsan aldığı ürünün kullanma kılavuzunu dikkatli okursa ürünü daha uzun ömürlü ve daha verim alarak kullanmış olur… Dikkatinden kaçan bir uyarı hem ürünün bozulmasına sebep olurken hem de maddi zarara yol açar… Bu hepimiz tarafından bilinen bir gerçektir…

Verdiğim örnek misali Allah’u Teâlâ bize emanet ettiği bedenin özelliklerini bizlere gayet açık bir şekilde öğretmiştir;

-Mesela göz vermiş ve bu gözü hangi alanlara çevirmememizi/bakmamamızı söylemiştir…

-Kulak vermiştir, gıybet, dedikodu, iftira, dinin alaya alınması gibi sözlerin işitilmesini yasaklamıştır…

-Mide vermiştir, oruç günlerinde iki ezan arası midenin boş kalmasını emretmiştir…

-O mideye domuz, leş[1], alkol, faiz ve haram kazancın girmesini yasaklamıştır…

-Cinsel organ vermiştir, haram yoldan kullanılmasını yasaklamıştır…

-Dil vermiştir, küfür sözler, gıybet gibi konuşulması istenmeyen sözlerin o dilden çıkmasını yasaklamıştır…

Bedendeki bütün organları harekete geçirtecek, ayağa kaldırtacak, koşturtacak, gezdirtecek, bazen dövüştürtecek, bazen kaçırtacak, bazen sessizce bekletecek, bazen avazı çıktığı kadar bağırttıracak, bazen susturacak, bazen Allah’ın razı olduğu yerlere sürükleyecek, bazen Allah’ın razı olmadığı mekânlara götürtecek bir yönetim bürosuna ihtiyaç vardı ve Allah’u Teâlâ insan bedenini sıraladığım gibi kullanacak, yön verdirecek bu mekanizmayı insan bedenine yerleştirmiştir… Adına kalp dediğimiz et parçası, beynimizin ortak hareketleriyle insan bedeni ayağa kalkmış olacaktı…

İnsan bedeni program yüklenmemiş bir bilgisayara benzer… Program yüklenmemiş bir bilgisayar da hiçbir işe yaramaz… Ortada bir cihaz vardır ama işe yaramayan bir cihazdır o… İnsan bedeni de aynı böyledir… Karar mekanizmasına bazı programlar yüklenir ve yönetime teslim edilir… Yönetim de bir şeye karar verdiği zaman arşive gider ve dilediği melekeyi alır ve o melekeyle bedeni harekete geçirir…

Evet…

İnsan bedenini harekete geçirten şey kalp-beyin ortaklığı, bedeni hayır ya da şerre sürükleyen meleke ise “sevgi” melekesidir… Sevgi melekesini Allah ve resulüne teslim eden bir insan, bedenini Allah’ın razı olduğu mekânlara sürüklerken, sevgi melekesini şeytana ve dostlarına veren bir insan da o temiz bedeni şerli yerlere sürükler…

İnsan bedeninde insanların hayatına yön verdiren mekanizma için bakın Allah’ın resulü aleyhisselam ne diyor;

“Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır. Eğer o et parçası sağlam olursa, bütün vücut sağlam olur. Eğer o et parçası bozuk olursa, bütün vücut bozuk olur. Dikkat edin o et parçası, kalptir." [2]

 


[1] Ve eti yenilmesi haram olan diğer hayvanlar: yılan gibi, kartal gibi…

[2] Buhârî ve Müslim

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.