26 Eylül 2017 Salı6 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:23Güneş 06:48Öğle 13:03İkindi 16:22Akşam 19:04Yatsı 20:23
    • 24°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 103.929 1.62
  • Altın: 147,666 -1.27
  • Dolar: 3,5490 0.01
  • Euro: 4,1819 -0.51

“Birinci dalga”yı çözelim!

Haşmet Babaoğlu

Öyle bir rüzgâr esiyor ki...
İnsan ister istemez bu rüzgârın kaynağının tabii olamayacağını düşünüyor.
Sanki birtakım vantilatörler çalıştırılıyor.
İkinci dalga çok yakındaymış...
İç savaş olmazsa, işgalmiş...
İncirlik olmazsa, Yunan adalarıymış...
Fetö olmamış, bu sefer Nato olacakmış...
On bin asker olmazsa, yüz bin askerle gelebilirlermiş...
Kürtler üzerinden bir provokasyon ve işgal girişimi gerçekleştirilemezse, Aleviler kullanılacakmış...
Ama hepsinden önce ekonomimiz yerle bir edilecekmiş...
Listeyi uzatmaya doyamıyorlar.

***
Yanlış mı bütün bunlar?
Saçmalıkları, abartıları, dünyanın şu anda bir taraftan da kendi derdine düştüğü gerçeğini bir yana bırakırsak...
Hayır, yanlış değil.
Tehlike yok mu?
Var. Hem de nasıl var!
Fakat neden potansiyel tehlikeleri sükûnetle değil de, panik içinde tartışmaya itiliyoruz?
Neden kamuoyu bir kısım medya üzerinden "ikinci dalga tehlikesi" üzerine odaklanmaya itiliyor?
Sakın bütün bunlar henüz tam olarak açıklığa kavuşturamadığımız "birinci dalga"yı unutmamız için olmasın!
Asıl kritik mesele budur.
***
Yalan yok!
Şüpheleniyorum...
Fetö'nün dehşet verici özellikleri yerine Fetöcülük şüphesiyle mağdur olanları konuşmamızı isteyen birtakım muhafazakâr medyacı ile...
Sürekli "İkinci dalga"dan bahsederek 15 Temmuz'un hem sosyolojik özelliklerini hem de arka planını örtmeye çalışan sekülerler (ulusalcılar, liberaller, "beyaz" kesimler, vd) arasında karanlık bir ittifakın varlığından şüpheleniyorum.
Şimdilik bu kadarını söyleyeyim, devamını sonra konuşur, tartışırız.

HERKESLE KUCAKLAŞILIR MI?
"Yenikapı Ruhu" güzeldi.
Hâlâ da güzel.
Ama nerede güzel?
Halkın içinde.
Yani çarşıda, pazarda, mahallede, işyerinde...
Zaten bir ruh varsa, halkın içinde var, tepesinde değil.
Siyaseten de "Yenikapı ruhu"nu öyle anlamalıyız.
Türkiye'nin geleceğini çarşıda, pazarda, mahallede, şehirde, köyde inşa edecek milli beraberlik duygusu ve dayanışması olarak...
Fakat daha ötesi derin hayal kırıklıklarına yol açabilecek türde bir yanlıştır.
Hele bütün kariyeri "dışarı"ya bağımlı siyasiler, yabancılar tarafından fonlanan kuruluşlar ve kendi ülkesine yabancı kesimlerle bir ortak ruh geliştirmek mümkün değildir.
İktidar partisinin bir bölümünde gözlemlediğim "herkesle kucaklaşalım" tavrı da bu bakımdan problemlidir.
Danışman, müşavir, sofra ve sohbet arkadaşı seçimlerinde bu noktaya da dikkat edilmelidir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.