21 Temmuz 2017 Cuma27 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:51Güneş 05:43Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:39Yatsı 22:22
    • 34°C Adana
    • 39°C Adıyaman
    • 29°C Afyon
    • 34°C Ağrı
    • 29°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 34°C Aydın
    • 30°C Balıkesir
  • BIST: 106.764 0.03
  • Altın: 142,206 0.79
  • Dolar: 3,5340 0.37
  • Euro: 4,1188 0.57

Ağaca odaklanıp ormanı göremeyenler

Fatma Tuncer

İnsanlar ikiye ayrılır. Sadece bulundukları alanı görebilenler. Hem bulundukları alanı hem de hedefteki noktayı görebilenler. Birinci kısımda yer alan kişiler kabuğu öz zanneder ve bununla avunurlar. Az ötede koca bir orman vardır fakat onlar önlerindeki ağaca odaklanır ve bu ağacı keşfetmekle sorumluluktan kurtulabileceklerine inanırlar.

Yaprağa düşmüş bir yağmur tanesi ile meşgul olur, okyanusu göremezler

Ayaklarının altındaki çakıl taşlarına odaklanır, uçurumu göremezler.

Karıncaya odaklanır fili göremezler

İncirin çekirdeğine takılır, içindeki özü göremezler.

Cevizin yeşil kabuğundan öteye gidemez, kabuğu asıl zannederler

Ahiret hayatını unutur, geçici olan dünyaya heves ederler

Kendilerine bir bardak su ikram eden kişiye kırk gün hürmet eder fakat sayısız nimetler bahşeden Yüce Yaratıcı’ya karşı nankör davranırlar.

İkinci kısımda yer alan kişiler ise daima ileriye bakar, ağaca değil ormana odaklanırlar. Attıkları her adımda ebediyete biraz daha yaklaştıklarını fark eder ve noktaya değil sonuca odaklanırlar. Asıl hedefin ormana ulaşmak olduğunu bilir, enerjilerini doğru yönde kullanırlar. Olayların sadece görünen yönüne değil görünmeyen tarafına da bakar ve ölçülü hareket ederler. Ağaca takılıp ormanı es geçmezler, noktaya yoğunlaşıp virgülü atlamazlar. Onlara göre hayat çeşitli kollardan akan bir nehir gibidir. Akan nehirler okyanusta birleşerek yola devam eder. Nehre takılıp, okyanusu gözden kaçırmamak gerekir. Nihayetinde hayatın da ölümün de sahibi Allah’tır. Ve hiçbir şey ondan bağımsız değildir. Bizler ise bu dünyanın emanetçileriyiz, hedefimiz bu dünyanın mülküne sahibi olmak değil, ebedi mutluluğa ulaşabilmektir. Bunu unutmayalım.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.