21 Ocak 2017 Cumartesi22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 7°C Adana
    • -2°C Adıyaman
    • -4°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • -4°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 9°C Antalya
    • -2°C Artvin
    • 3°C Aydın
    • 3°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,627 -1.10
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

İKİ YABANCI İNSAN

Fatma Tuncer


Anne babaya bakmanın büyük bir mükâfata tabi olduğunu bilen ve bu niyetle hareket eden büyüklerimiz bu günleri görürmüşçesine “bir anne dokuz çocuğa bakar da dokuz çocuk bir anneye bakamaz demişler. Günümüzde hemen her köşede her evde yalnızlığa terk edilen bir yaşlı ile karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde yine böyle bir olaya şahit oldum.
 
Dokuz çocuğu tarafından terk edilen yaşlı bir kadın bir yardım kuruluşuna gelmiş destek istiyordu. Kapıdaki görevliler içeride psikoloğumuz var, ihtiyaç sahibi bir kişinin halinden o daha iyi anlar dediler ve yaşlı kadını bekleme salonuna aldılar. Az sonra genç bir adam kadının yanına yaklaştı ve aralarında şöyle bir diyalog geçti:
 
Ne oldu teyze derdin ne
 
Çocuklarım bakmıyor, bir aydır kuru ekmek yiyorum birkaç kuruş ta verseniz yeter, dolabım boş, dişlerim yok bir şey yiyemiyorum
Tamam, seni huzur evine gönderelim
 
Kocamdan kalan bir evim var çocuğum, onun hatıralarından kopamam. Çok şey de istemiyorum zaten mutfağıma birkaç yiyecek alırsanız yeter. Başka bir şey istemem.
 
Genç adam öfke ile yerinden fırladı ve şöyle dedi:
 
Ben bu fakirlerin halini hiç anlamıyorum yahu. Kadına seni huzur evine gönderelim diyorum hayır diyor senin böyle bir lüksün yok ki, çaresizsen gideceksin. Yoksa açlığa razı olacaksın.
 
Yaşlı kadın yalvarmaklı bir ifade ile seslendi
 
Oğlum, ben çok şey istemiyorum bir çorba ile de yetinirim, yanlış anlama seni rahatsız ettiysem kusura bakma
 
Adam aynı ses tonuyla karşılık verdi:
 
Tamam teyze vaktim yok benim, çareyi git başka yerde ara güle güle.
 
Psikolog deyince aklımıza empati yapabilen ve mağdurun yeteneklerini harekete geçirerek çözüm bulmaya teşvik eden aktif kişi gelir öyle değil mi Oysa karşılaştığım bu olayda kişi, yaşlı kadını anlamadığı gibi rencide ediyor ve aşağılıyordu. Psikolog deyince aklımıza şefkatli ve anlayışlı fertler canlanırdı. Ama bu bir gerçek miydi Şu bir gerçek; insani ilişkilerin temeline İslam’ın esaslarını koymayan bir kişi hangi kaynaktan beslenirse beslensin karşısındaki insanla hemhal olamayacaktır. Çünkü ne onun ruhunu tanımakta ne de yaptığı işi kalıcı hale getirebilmektir. O yüzden günümüzde onlarca uzman görevini ifa ederken, insanlar ruhsal sorunlarına kalıcı bir çözüm bulamıyorlar.
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.