M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Müslüman’ın Andı

Müslüman’ın Andı


 Ben Rabb olarak, kemal sıfatlarla sıfatlı ve noksan sıfatlardan münezzeh Allah-u Teâlâ’dan razıyım.
* Kitab ve düstur (anayasa) olarak, Allah’ın kadim Kelamı olan Kur’an-ı Kerim’den razıyım. Onu heva ve re’y ile câhilâne tefsir etmem. Onun hükümlerini bütünü ile kabul ederim, bir kısmını kabul edip, bir kısmını red beyinsizliğine düşmem. 
* Din ve nizam olarak, Allah’ın bize göndermiş olduğu İslam dininden razıyım.
* Nebi ve Resulûllah, seyyid ve kaaid, önder olarak Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemden razıyım. Onu en büyük örnek ve model kabul ederim. Sünnetini kurtuluş yolu bilirim. Ona biat ve itaat ederim. 
* Mezheb olarak, Resulûllahın Ashabının Ehl-i Beytinin, sâlih seleflerin Ehl-i Sünnet ve Cemaat fırka-i nâciyesinden razıyım.
* Hukuk sistemi olarak Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeden razıyım.
* Ümmet olarak Ümmet-i merhume-i Muhammediyeden razıyım.
* Ahlak sistemi olarak İslam ahlakından razıyım.
* Salih olsunlar günahkâr olsunlar bütün mü’minleri kardeş bilirim, hiçbir mü’mine kafir ve müşrik demem. Mü’mine kâfir diyenin kendisinin kâfir olacağını bilirim.
* İslam düşmanı kâfirleri ve münafıkları dost ve velî edinmem.
* Allah’ın kesin emri üzerine adaletten yanayım, zulme karşıyım.
* Yalan söylemeyi, emanete hıyanet etmeyi, vaadinden dönmeyi münafıklık bilirim.
* Dünyanın geçici ve aldatıcı olduğuna, ahiret hayatının ebedî olduğuna inanırım.
* Kıyamet’e, Kıyamet’in küçük ve büyük alametlerine, ölüme, kabir ahvaline, Mahkeme-i Kübraya, Allaha hesap verileceğine, Mizan’a, Allah’ın izni ile şefaate, Sırat köprüsüne, Cennete Cehenneme, mü’minlerin ilahî adalet gereği Cehenneme atılsalar bile orada devamlı kalmayacaklarına, şirk ve küfürle ölenlerin ebedî azaba duçar olacaklarına inanırım. 
* Nefs-i emmâremi ve şeytanı iki büyük düşman bilirim ve onların şerlerinden Allah-ü Teâlâya sığınırım, onlara uymam.
* Bütün âlemlerin, bütün kâinatın, bütün yaratıkların, bütün varlıkların; Allah-ü Teâlânın ilmi, iradesi, kaderi ve kudreti ile kuşatılmış olduğunu bilirim. 
* Kadere iman ederim ama kader konusunu tartışmam.
* İslam dininin ve Şeriatının Kıyamet’e kadar bâqi olduğuna inanırım.
* Muhammed Mustafa’nın Hâtemülenbiya olduğuna, ondan sonra peygamber gelmeyeceğine, gönderilmeyeceğine inanırım.
* İslam’a, Kur’an’a, vahy-i gayr-i metluv Sünnete, Şeriata, İslam ahlakına aykırı her şeyin bâtıl ve heder olduğu bilirim.
* Başkalarının annelerine, bacılarına, kızlarına şehvet gözüyle bakmanın günah, göz zinası olduğunu bilirim.
* Zinanın büyük günah ve suç olduğunu bilirim.
* Haram gelir elde etmenin, haram yemenin, haramla zengin olmanın, rüşvet alıp vermenin, Şeriata ve fıkha aykırı haram ve yasak muamelelerin büyük günah olduğunu bilirim.
* Her mü’minin, zamanındaki İmam-ı Kebir’e biat ve itaat etmesi gerektiğini bilirim. Resulullahın, “Zamanındaki İmam’a biat etmeden ölen kimse sanki cahiliyet ölümü ile ölmüş olur” uyarısı ve tehdidi hatırımdan hiç çıkmaz.
* İsrafa, gurur ve kibre yol açan lüksün, şatafatın, aşırı tüketimin, gösterişin günah ve haram olduğunu bilirim ve bunlardan kaçınırım.
* Peygamberlerden (aleyhimüsselam) başkasının ismet sıfatıyla muttasıf mâsum olmadığını bilirim.
* Ruhbanları, âlimleri, salihleri, şeyhleri, mürşidleri erbab haline getirmem, putlaştırmam. 
* Havf ile reca (Ümid ve korku) arasındayım. 
* Beni ancak Allah’ın kurtaracağına inanırım.
* Necatımın ancak O’nun kerem ve fazlı ile olacağına inanırım.
* Yeterli miktarda ilmihal bilgilerini öğrenmeyi farz, bunları öğrenmemeyi büyük gaflet, cahillik, isyan ve eksiklik bilirim. 
* Taqiyye ve kitman yaparak Müslümanları ve insanları aldatmayı kötü bilirim. Resulûllah “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlardır.
* İslam’dan başka hak ve makbul din olmadığını bilirim.
* “Zamanımızda üç hak ibrahimî din vardır, bunların üçünün de bağlıları ehl-i necat ve ehl-i Cennettir” inancının batıl olduğunu bilirim. 
* Fırka-i Nâciye olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat ile yetmiş iki sapık bid’at fırkalarını bir ve eşit tutmam.
* Resulûllahın Ashabını, Muhacirleri, Ensarı, Ehl-i Beytini, Ağaç altında biat edenleri, Bedir mücahidlerini, Cennetle müjdelenen on kişiyi, Hulefa-i Râşidîni, Ezvac-ı tahiratı, Haseneyn efendilerimizi, Hamza efendimizi, diğer bütün büyüklerimizi çok severim.
* Allah katında üstünlüğün taqva ile olduğunu; taqvanın da ilimle, irfanla, hikmetle, salih amellerle, yüksek ahlakla kazanılacağını bilirim.
* Beş vakit namazın dinin direği olduğunu ve her mü’minin namazı dosdoğru kılması gerektiğini; namazı terk eden fertlerin (bireylerin) ve toplumların yıkılacağını ve zelil olacağını iyi bilirim.
* Tevhidin, İslam’ın, Kur’an’ın, Muhammedî hedyin dışında kurtuluş, necat, felah olmadığını bilirim.
* İslam’ı, Kur’an’ı, mukaddesatı kendi şahsî menfaatlerine alet etmenin, din sömürüsü yapmanın çok kötü olduğunu bilirim.
* Sırf Allah razısı için, ücretini Yaratandan bekleyip, yaratıklardan ücret istememek ve almamak şartıyla ihlâsla İslam, İman, Kur’an hizmeti yapmanın büyük bir şeref olduğunu bilirim. 
* En büyük nimetin iman olduğunu bilir ve bu nimeti ihsan ettiği için Cenab-ı Hakka alabildiğine şükr ederim.
02.12.2016
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi