Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

CHP istediği anayasa metnini ortaya koymalı

CHP istediği anayasa metnini ortaya koymalı

CHP muhalefetinin AK Parti’nin şansı olduğuna bu köşede çeşitli kereler dikkat çekmeye çalıştım. Ne zaman yeni sivil ve özgürlükçü bir anayasa hazırlanması gündeme gelse, hatta bunun için TBMM’de bir anayasa uzlaşma komisyonu oluşturulsa baştan yeni bir anayasa şansının ortadan kalktığına dikkat çektim. Hatta yeni sivil ve özgürlükçü anayasa hazırlanacaksa CHP ile bu yönde uzlaşmanın mümkün olmayacağına vurgu yaptım. Çünkü CHP yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu dillendirse de sivil ve özgürlükçü gibi kavramlara CHP’nin yüklediği anlamın genellikle farklı olduğunu ifade ederek, bunun mümkün olmayacağına vurgu yaptım. Özellikle TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda tüm partilerce üzerinde anlaşılan 60 maddenin Meclis’ten geçirilmesi gündeme geldiğinde CHP buna da itiraz ettiğinde bu parti ile uzlaşarak anayasa yapılamayacağına olan kanaatim iyice pekişti. Belli ki, yeni bir anayasa söz konusu olduğunda CHP böyle bir anayasanın tamamen kendi istediği çizgide olması gerektiğini, kendisi dışında kalan partilerin özgürlükleri kısıtlamak istedikleri gibi ön kabulden hareket ediyor. Halbuki demokrasi farklılıklara rağmen birlikte yaşayabilme, bunun tabii sonucu ise ulaşabilme rejimidir. Sadece benim dediğim olsun yaklaşımı dayatmadır. Ne var ki, CHP kendi dayatmacı yaklaşımını demokratik ve özgürlükçü görürken, diğer partilerin düşüncelerinde ısrar etmelerini dayatma olarak nitelendiriyor.
 
Hak ve özgürlükler hususunda tüm partilerin uzlaşması ile yeni bir anayasa yapılması işin ideal olanıdır. Ancak bu mümkün olmuyorsa o zaman ya darbecilerin hazırlatıp uygulamaya koydukları anayasa devam edecek ya da Meclis’in ve halkın çoğunluğunun onayladığı yeni anayasa hayata geçecektir. Yeni bir anayasa hazırlanması ve hayata geçirilmesi için bir başka yol yoktur. Bu bakımdan CHP hem uzlaşmaya yaklaşmayarak, daha doğrusu kendi sabit fikirlerini diğer partilerin kabullenmesi noktasından hareket edince toplumu darbe anayasalarına mahkûm etmeye çalıştığı görüntüsü ortaya çıkıyor.
 
Bu noktada sanıyorum mümkün olan bir yol daha var. Bu ise CHP’nin düşündüğü anayasa metni ile diğer partilerin hazırladığı metni birlikte referanduma sunmak, halkın tercihi ne yönde ise onu kabul etmek. Önceki gün Başbakan Yıldırım, bir konuşmasında bu yöndeki teklifi CHP’ye götürdüğünü ancak kabul edilmediğini söyledi. Yani, CHP olarak siz bir anayasa hazırlayın, biz de diğer partilerle uzlaşarak bir metin hazırlayalım, ikisini birden halka sunalım dediklerini kamuoyu ile paylaştı. Bu teklif gerçekten olmuş mudur, olmuş ise CHP gerçekten ret mi etmiştir bilemeyiz ama olay böyle gerçekleşmiş ise CHP’nin elinde hazırladıkları bir anayasa metni bile olmadığını düşünmek yanlış olmaz. Çünkü ister bir yasa ister anayasa metni olsun eleştirmek tüm partilerin hakkıdır. Bunun yanında eleştirdiklerinin yerine nasıl bir metin istediklerini de millete sunmaları görevleridir. Milli Görüş partilerinin 1990’lı yıllardan beri üzerinde çalıştıkları, taslak metin haline getirdikleri yeni sivil ve özgürlükçü anayasa taslakları vardır. Bu metinler her fırsatta da toplum ile paylaşılmıştır. Ancak CHP bir bütün olarak benim istediğim yeni anayasa metni şudur diyerek milletin önüne çıkmıyor, sadece yapılanları eleştiriyorlar. Eleştirilerinde haklı da olabilirler ama net bir şekilde nasıl bir anayasa istiyorlarsa onu koymazlarsa haklı eleştirilerde bir işe yaramıyor. Hatta, CHP muhalefeti iktidarın elini güçlendiriyor, işini kolaylaştırıyor. Bu bakımdan AK Parti iktidarının şansı CHP muhalefeti değerlendirmesi haklılık kazanıyor. Her partinin farklı görüşlere sahip olması gayet doğaldır. Ancak, partilerin farklı görüşlerinin toplumdan destek bulması gerekiyor. Toplumun büyük çoğunluğunu karşıya alarak toplumdan destek bulmakta mümkün değildir. CHP’nin çıkmazı tolumun büyük çoğunluğuna karşı bir duruş sergilemesidir. Bu ise CHP’yi iktidar olmaktan her gün biraz daha uzaklaştırıyor. Böyle olunca da yeni anayasaya toplumun oyu ile iktidar olamayacakları endişesinden hareketle karşı çıkıyor görüntüsü oluşuyor. Öyle ise toplumu kendi çizgilerine çekme inadından vazgeçerek toplumun düşünce ve isteklerini dikkate almak zorundalar. Yoksa, bu toplum bizi iktidar yapmaz öyle ise yönetimde etkinliğimizi zayıflatacak değişiklikler kötüdür yaklaşımı CHP’ye puan kazandırmıyor. Bunun aksini düşünüyor, topluma gerçekten inanıyor ve güveniyorlarsa Başbakan Yıldırım’ın iki metin ile halka gidelim teklifine evet demeleri gerekmez miydi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi