Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Ansızın bir çiçek...

Ansızın bir çiçek...

Pazar sözlüğü:

ALAY. Hayır!

Sözlükler yalan söylüyorlar.

Şaka, hiciv, ironi, espri mizah değildir alay. Hele bir sözlük "latife"yle eş anlamlı göstermiş. Ya o sözlüğü hazırlayanlar "latife"yi bilmiyor ya da biz. Alay etmekte "latif" (yumuşak ve hoş) bir yan yoktur; çocuklar bile fark eder. Alay eden takılmaz, çelme takar.

Hani Shakespeare'in Romeo ve Jülyet'teki "yarayla alay eder, hiç yaralanmamış olan" sözü var ya, hakikate temas eder. Alay, yarayı kurcalamaktır; yani düpedüz alçaklıktır.

ALTERNATİF TEDAVİ. Beni benimle bırak!

BAKMAK. Nasıl baktığın, neye baktığından daha önemli bir meseledir. Köpekte köpeği görmekten kolay ne var? Leyla'yı görüyorsan, fark eder! Hikaye şöyle: Mecnun sokakta yere çökmüş köpeği seviyor, eliyle şerbet içiriyormuş. Bunu görenler "ey sersem, bilmez misin ki, köpeklerin ağzı pistir" deyince Mecnun cevaplamış: "O Leyla'nın köyünün bekçisi. Aslanlara değişmem, onun tek bir kılını..."

HAYRANLIK. Aşkın kılavuzu. Nefretin provokatörü.

MERSEDES 302 OTOBÜS. Efsane. Yeni yetmeliğim, gençliğim...
Hayallerim, kaçışlarım, yakalanışlarım... Zamanına göre pek seriydi, güçlüydü ve sevimliydi. O da neymiş, demeyin! Burunsuz ön panjuru ve ızgarası gülümseyen bir ağızı andırırdı.
Uzaktan gülümseyerek yaklaşmasına, bir de yolda giderken kaynayan su gibi sesler çıkarmasına bayılıyordum.

MUTSUZLUKLARIMIZ. Mutluluklarımız zaman geçtikçe bulanıklaşır. O yüzden de ya "mutlu çocukluk hatıralarımız" gibi uydurmaya başlarız ya da abarttıkça abartırız. Mutsuzluklarımız öyle mi ya? Bir Arap atasözü olduğunu söylerler: "İnsanın hafızası mutsuzluklarıyla aynı yaştadır."

UÇMAK. Tut beni düşüyorum, diyor. Oysa "uçuyor" sanmıştım.

VAAT. Gelenek üzerinden elini çektiğinden beri örtülü bir yemin anlamını taşımıyor. Verecek söz kalmadı. Bozuk para gibi harcadık. Vaat etmek, birlikte tatlı ve boş hayallerkurmaya çağrı gibi bir şey artık. Milan Kundera'nın bir öyküsünün kahramanı sevgilisiyle ilişkisini şöyle anlatıyordu: "Klara'ya hediyeler veriyordum. Hediye olmadığında, en azından vaatte bulunuyordum."

YÜZ. Beden yaşar ama "can"lı olan sadece yüzdür.
Ne diyordu şair: "sıcak, otsuz kumlarda ansızın bir çiçek/ yüzün senin..."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Haşmet Babaoğlu Arşivi